
| 1. | stendhal, kırmızı ve siyah adlı kitabının önsözünde bu akımı iyi tanımlar, "roman, bir yol boyunca gezdirilen bir ayna gibidir. çamurları ve yeşillikleri olduğu gibi göstermelidir." (guenever, 28.03.2005 13:27) |
| 2. | realism kelimesinin türkçesi "z" harfini "s" yaparak elde edilmez.
anlamı "gerçekçilik"tir. inanmıyorsanız bakın (bkz: gerçekçilik) (mavio, 21.07.2005 16:00) |
| 3. | romantizme ve klasizme bir tepki olarak doğar.mérimée,balzac,henri monnier ile ve özellikle balzac ile yaratılan bu akım 1850lerde hız kazandı.amaç olduğu gibi yansıtmaktı.ne romantikliğin abartısı,ne klasizmin oranları bir sanat değildi onlara göre.onlar sanatta zor olanın gerçeği yansıtmak olduğunu söylerler ve böyle de olması gerektiğini savunurlar.yani görülene kendi duygularını ve ifadelerini katmadan yaklşırlar.orantılı olanı seçer oran yaratmazlar.aşkı seçer birşeylerin içinde aşk doğurmazlar.renkli olanı seçer renklendirmezler kısacası varolanı hiçbir sapmaya uğramadan yansıtmaya özen gösterirler. (jineps, 20.09.2005 16:55) |
| 4. | bu batı edebiyatı akımın oluşumunda marxs,engels gibi düşünürlerin fikirleri,ihtilaller ve sanayi devrimleri rol oynamıştır..
yazarın gözlemleri en önemli malzeme kaynağıdır..bu akımda sanat ahlaki,dini bir amaca hizmet etmez..bir fiizikçinin tabiat olaylarını izlediği gibi romancı da insanları izler ve hayatlarından kesitleri konu eder..hayatı olduğu gibi alır ve alelade insanı bu realitenin içinde objektif bir biçimde sergiler..19. y.y da romantizme tepki olarak doğmuştur.. temsilcileri; tolstoy flaubert goncourt kardeşler charles dickens dostoyevski maupassant (baldaki tuz, 03.01.2007 03:30) |
| 5. | gerçekçilik, gerçeğe ve var olana ilgi. bu felsefe yalnızca var olan - kişiye bağımlı olmayan, objektif - şeylerle ilgilenir. bu akımın savunucularına göre bir şey var ise o bizim algımıza bağlı değildir, biz algılamasak da var olacaktır. sanata; bir şeyi insan algılarına/düşüncelerine bağlı değil de, olduğu gibi yansıtma olarak yansıtılmıştır. bir yaşam felsefesi olarak da görülebilir. hayatın yalnızca var olan ve pratik yönleriyle ilgilenmek, sübjektif ve yoruma bağlı konulara uzak olmaktır. çoğu zaman romantizm karşıtı olarak düşünülebilir. (asosyal demokrat, 22.05.2007 23:11) |
| 6. | maksim gorki'nin en büyük üstadlarından olduğu edebi akım.
(bkz: ekmeğimi kazanırken) (bo, 10.08.2007 11:28) |
| 7. | bilimin, nesnel gözlemin getirildiği akımdır. özellikle roman ve hikaye türlerinde gelişmiştir. doğal çevre ve varolan çevre olduğu gibi tasvir edilir. varlıkların insan üzerinde bırakacağı duygular, izlenimler önemsenmez. sanatçı tarafsız bir gözlemci edasıyla olanın fotoğrafını çeker. sade bir dil kullanılır. toplumu eğitme kaygısı yoktur. sanat sanat içindir anlayışı benimsenir. temsilcileri balzac, flaubert, stendhal, dostoyevski, tolstoy, çehov. türk edebiyatında temsilcileri ise samipaşazade sezai, recaizade mahmut ekrem, halit ziya uşaklıgil, ömer seyfettin, yakup kadri karaosmanoğlu, memduh şevket esendal, refik halit karay. (dedim ve noktayı koydum, 14.09.2008 20:35) |
| 8. | aynı zamanda bir uluslararası ilişkiler teorisi olarak da varolan bir akımdır. bu teoride idealler ve etik değerler bir kenara bırakılarak tamamen askeri güç ve ekonomik ilişkiler kullanılarak sadece ve sadece ülke çıkarını maksimumlaştırmaktır amaç. teoriye göre devletler işbirliği içerisine girmez, çıkarlarını kollarlar. girseler dahi kısa süreli ve çıkar ilişkilerine dayalı bir ilişkiyi benimseyeceklerdir. (asayisberkendal, 26.01.2009 23:43) |
| 9. | realizm, romantizm akımına tepki olarak doğmuş bir edebi akımdır. fransız edebiyatının ünlü roman yazarlarından gustavo flaubertin madame bovary adlı romanı, bir çok bakımdan romantizm akımının özelliklerinden farklı vasıflar taşıdığı için realizm diye adlandırılan bu yeni akımın ilk eseri olarak kabul edilmiştir. lugat manası gerçekçilik olan bu akımın bazı özellikleri şöyle sıralanabilir;
-bu tür eserlerde üslup çok önemlidir. yazarub anlatmak istediği durumu yerinde cümlelerle, etkili bir anlatımla, abartıya kaçmadan anlatması önemsenir. -bu akıma göre insan ile ilgili, her şey güncel veya tarihi konular, sosyal meseleler eserin konusu olabilir. -bu akımda gözlem tekniği çok öenmli bir yere sahiptir. -betimlemeler çokça kullanılır. fiziksel ve ruhsal betimlemeler yapılabilir. bunun yanında kişiler, olay, mekan veya zamanla ilgili okuyucunun zihninde canlandıracağı betimlemelere yer verilir. örneğin, dostoyevski'nin suç ve ceza adlı eserinde ruhsal betimlemesi, tolstoy'un savaş ve barış romanında fiziksel betimlemeleri bu duruma örnek olabilir. -romantizm deki gibi duygulanmalar ve hayaller yerine hayatın gerçkeleri verilmeye çalışılır. -romantizmdeki gibi yazarın taraf tutması veya okuyucuyu eğitmeye yönelik bir durum yoktur. bilakis yazar kişiliğini gizler ve eserinde vermek istediği mesajı okuyucunun bulup çıkarmasını ister. -bu akımın önemli temsilcileri: balzac, flaubert, stenhal, dostoyevski, tolstoy, gorki, charles dickens, hemingway, gogol, john steicbenk, recaizade mahmut ekrem, nabizade nazım, samipaşazade sezai, halit ziya uşaklıgil... (pirsultanabidal, 17.02.2009 21:06) |
| 10. | türk edebiyatı'na realizmi kazandıran ilk roman recaizade mahmut ekrem'in araba sevdası isimli eseridir. ayrıca gerçekçi olmak cesaret isteyen ve hayat felsefesi olarak benimsenmesi gereken bir şeydir. ne demiş ernesto guevara de la serna:
(bkz: be realist demand impossible) (be realist demand impossible, 08.11.2009 17:09) |