
| 1. | saplantılar(obsesyon) ve bunları giderme davranışları(kompulsiyon) olarak görülen psikiatrik hastalık, hastanın kafası bir şeye saplandı mı illa onu yapmaya zorlanmıştır (greeen, 04.05.2004 23:32) |
| 2. | hafif herkeste görülebilecek bir rahatsızlıktır. çok sık el yıkamak, girdiği odadaki karoları saymak, yol üstünde belli bir çizgide yürümek bu rahatsızlığa örnektir. (nienna, 02.09.2004 17:56) |
| 3. | kompulsif (sürekli tekrarlanan ve durdurulamayan) bozuklukların içindeki en tehlikeli olanlarından...
(bkz: fetişist bıldırcın) (tutkuyakar, 30.01.2005 23:11) |
| 4. | takıntılar ciddi bir şekilde kişinin hayatını engelliyorsa hastalık olarak görülen ve uzun ve zorlu bir tedavi süreci geçirten problemdir. kişi bu takıntıları yüzünden artık normal yaşamına devam edemez, yemek yiyemez, tuvalete giremez, okula gidemez, insanlarla iletişimi kopar, en sonunda fiziksel hastalıklar dahi başlar. bu tip durumlarda çevredeki insanlara ve özellikle de aileye önemli bir görev düşer. kişi kademeli bir şekilde takıntılarından kurtulmalıdır, yoksa takıntılar ilerledikçe içinden çıkamayacağı bir karmaşaya sürüklenir. (marla singer, 11.09.2005 16:34) |
| 5. | obsesif kompulsif bozukluk, çoğu kişi tarafından sıklıkla el yıkamak ve çizgilere basmamak olarak anlaşıldığı için zararsız ve dışarıdan bir panda gibi sevimli gözüken bir hastalıktır. bir de çekene sormak lazımdır. ben siz sormadan yanıtlayayım.
- bir odadan çıkarken ışığı en az on kez kapayıp açmak; - sınav bitiminde sınav kağıdına yazılan şeyleri, özellikle ismi, on kere kontrol etmek; onun kesmemesi ve üstüne hocadan kağıdı rica edip tekrar bir on kez daha kontrol etmek; - yarı yoldan dönüp kapıyı kontrol etmek, - gece tüm apartmandaki dairelerin kapılarının önündeki terlikleri, ayakkabıları düzeltmek; (kendi eviniz yetmez çünkü) - bir cd-tray'i on kere açıp kapamak; - durmadan muslukları kontrol etmek; - telefon numarası çevirirken yarıda kesip tekrardan çevirmek (en az beş kere); bu böyle gider... fakat en kötüsü nedir bilir misiniz? ben söyleyeyim... hafiften susamışsınızdır. sadece bir bardak su içmek istersiniz... bir bardak su içersiniz... sonra bi bardak daha... bir bardak daha... bir bardak daha... bir bardak... bir bardak... artık mideniz suyu almaz olur, yine de içersiniz... elinizde değildir... bu hastalık öyle çizgiyle, eğriyle bitse güzel. hayat zindan olur zindan... taşak geçen en adidir... (bu giriyi on kez okursunuz bi de) (hepten aykırı, 04.10.2005 23:16) |
| 6. | (obsesif kompulsif bozukluk=obsessive compulsive disorder).takıntı(obsesyon) edilmişlerin sürekli tekrar edilen zorlantılara(kompulsiyon) dönüşmesi.genel olarak takıntı-zorlantı eşleşimi şöyledir;
mikroplardan,pis olmaktan korkmak - yıkamak kendine ya da başkalarına zararlı olduğunu sanmak - tekrarlamak kontrolü kaybettiğini sanmak, agresif dürtüler - yapılanları kontrol etmek izin verilmeyen cinsel düşüncelere sahip olmak - dokunmak uygun olduğu düşünülmeyen düşüncelere sahip olmak - sıralamak/düzenlemek aşırı dinsel veya ahlaksal şüphe - saymak şefkat,anlayış ihtiyacı - gizlice saklamak/biriktirmek anlatma,sorma,itiraf etme ihtiyacı - dua etmek amaaan zaten belli bunların eşleştirilebileceği, deyip geçmemek lazım.çünkü genelde bu hareketlerde herkes sonuç olarak yaptığı eylemden bahseder.altta yatan sebep barizse de,kimse onu bulmaya çalışmaz.bunlardan çıkarılabilecek bir sonuç;hepimizde okb olduğunun yanı sıra okb'nin herkesde olduğudur.bu yüzden okb'mizden kaçmayalım,onu sevelim,ona değer verelim,farkında olalım. (arkeopteriks, 11.12.2005 02:39) |
| 7. | konusu açıldı mı herkesin "aa bende de vardı ondan, küçükken bööle çizgilere basmadan falan yürürdüm" şeklinde kendi anılarını anlattığı kişilik bozulukluğudur. böyle durumlarda gerçekten rahatsız bir insanın içinden heralde her konuşana önce sağdan sola sonra soldan sağa beşer kez geçirmek gelir.
(bkz: herkes mi obsesif-kompulsif olur anasını satayım) (radula, 07.01.2006 19:19) |
| 8. | günlük hayatımızda bizlere çok yakın duran masum takıntılarmış gibi görünen rahatsızlıklardır.örneğin her gece yatmadan önce kitap okumak güzel bi alışkanlık gibi gelebilir ama kitap okumadığınız gecelerde uykunuz bölünüyorsa o artık bir obsesyon haline gelmiştir...
kaynak:bilim ve teknik (cellmania, 29.06.2006 16:21) |
| 9. | genellikle tedavi edilmeyen uzun süreli ve şiddetli depresyonun beraberinde getirdiği, özetle takıntı hastalığıdır. kişiden kişiye çok fazla fark gösterebilir. eğer rahatsızlık sebebi günlük yaşamı etkiliyorsa ve kişi bu takıntılar sebebiyle kafayı yeme noktasına geliyorsa obsesif bozukluk, günlük hayatını etkilemiyor, "yok ben ben sadece düşünürüm ama fazla takmam" deniyorsa obsesif kişilikten bahsedilebilir. obsesif bozukluklar içinde en pis olanı temizlik titizlik ve hastalık kapma konularında olanıdır. kişi kimseye dokunamaz, bir yere oturamaz, kapı kollarını tutamaz, otobüse metroya binemez, bunlardan birini yapsa kafayı yer,sürekli mikrop kapmayı hasta olmayı düşünür felaket seneryoları üretir. biri yakınında konuşsa ulan bu adamın ağzından çıkan miktoplar ağzıma şurama burama girdi der, şunun dökülen derilerini soludum , bu bardağın içine havadan şu kondu vs vs gibi normalde aklımıza gelmeyecek şeyleri takıntı yapar. elleri yüzü sürekli kolonya veya başka temizliyicilerle silmekten dakikalarca yıkamaktan paramparça olmuştur çatlamıştır. evinin duvarına bir pislik gelse orayı balyozla parçalayıp oyacak kadar çıldırabilirler. biri yanlışlıkla dokunduğunda bu cinayet sebebidir. sinir krizi geçirebilir, kavgaya tutuşabilirler. en son nokta evden dış dünyaya çıkamamaya başlarlar. tedavisinde bir takıp antidepresanlar kullanılır. gelişme çok güçtür ve çok fazla çaba gerektirir. antidepresanlar kişinin uyumasına ve rahatlamasına yardımcı olur ama genel olarak takıntılar aynen bir süre devam eder, düzenli tedavi ile normal yaşama devam etmeye yetecek kadar azaltılabilir. genel olarak bir çok kişide obsesif kişilik vardır ve bu belli dönemlerde artabilir belli dönemlerde yok olabilir. düşünülürse "kapıyı kilitledim mi? ocağı söndürdüm mü ? şunun içindeki neydi? gibi genel şeylerden belli sayılarla yapılan işlerin , para saymanın ,ölçmenin defalarca tekrar etmesine kadar günlük yaşamla ilgili herşeyi takıntı haline getirmek mümkündür. obsesif kişiliğe sahip kişilerin bunun bozukluğa dönüşmemesi için dikkatli olması, kendilerini fazla dinlememesi ve depresyona girdiklerinde, bunalım yaşadıklarında bi deli doktoruna görünmeleri ilerki yaşamlarının zehir olmaması için menfaatlerine olacaktır. unutulmamalıdır. "takıntı" içerde pusuya yatmış beklemektedir. (sade, 07.09.2006 23:25) |
| 10. | "as good as it gets" filminde jack nicholson'ın gayet başarılı canlandırdığı psikiyatrik rahatsızlık... (van den budenmayer, 07.09.2006 23:39) |