
| 1. | güzide ülkemizde yatak odalarının da içinde olduğu alan (requemm, 05.09.2004 23:49) |
| 2. | bazen ülke vatandaşlarının, kılık kıyafet gerekçe gösterilerek sokulmadığı, kamuya ait mekan. kamusal alanda kıyafet zorunluluğu, anayasada belirtilen özgürlükleri ezip geçmek pahasına da olsa uygulanır.
(bkz: kamusal yalan) (bkz: kamusal talan) (ekapus, 22.10.2005 15:41) |
| 3. | (bkz: ikna odaları)
(bkz: türbana ölüm) (bkz: türbanlı uzaylılar) (bkz: buraya işeyen eşşek) (organometallic complex, 24.10.2005 23:13) |
| 4. | geçmişte abd de zencilerde giremezdi o alana. (speedlight34, 25.10.2005 18:16) |
| 5. | türban tartışmalarında gündeme giren sözcük. son olarak sokak kamusal alan mıdır sorusuyla gündemimizdedir. (compasino, 12.02.2006 16:39) |
| 6. | türkçe açısından hatalı bir kullanım. türkçe'mizde -sel, -sal eki yoktur. misal, vatan toprağı yerine vatansal toprak denmez. sayın cumhurbaşkanı keşke biraz daha dikkatli olsaydı... (makaveli, 12.02.2006 16:46) |
| 7. | ülkenin sırtındaki kamusal palanın müsebbiblerinin milletin kafasını karıştırmak için uydurdukları yalan.. (karahisari, 12.02.2006 17:03) |
| 8. | dini simge olması gerekçesiyle türbanlı insanlarımızın giremeyip, baştan aşağı herşeyiyle dini simge olan papanın davet üzerine girebildiği, garip bir alan.. (denker, 01.01.2007 18:15) |
| 9. | kitle iletişim kuramları yaklaşımları içerisinde yer alan eleştirel yaklaşımların büyük kısmını oluşturan frankfurt okulu'nun son dönem temsilcisi olan jürgen habermas'ın ileri sürdüğü kuramdır. kamusal alan fikir alışverişinin yapıldığı, siyasi gelişmelerin eleştirel olarak ele alındığı ortamlardır.habermas'a göre kamusal alan londra, paris ve bir kaç avrupa şehrinde ortaya çıkmıştır. bu kamusal alanlar küçük kahvehaneler ve kafelerden oluşmaktaydı. tartışmak ve fikir alışverişi için bir araya gelen topluluk, gazetelerde yer alan haberleri tartışır, çözümlemeye çalışırdı. habermas'a göre kapitalist toplum yapısının güçlenmesiyle birlikte kültür endüstrisi büyük hızla yayılmıştır. zaten frankfurt okulu'nun kurulma sebebi kültür endüstrisini incelemek ve marksist ideolojiyle eleştiriye maruz bırakmaktır.
kültür endüstrisinin ortaya çıkışı, ticari çıkarları da beraberinde getirmiştir. bu sebeple kamusal alan bir danışıklı dövüş alanına dönüşmüştür. ticari çıkarlar kamunun çıkarının önüne geçmiştir. siyaset ise, meclisler ve medya ile yönetilen bir tiyatro oyunu olmuştur. eleştirel gözüken yaklaşım ve yorumlar egemen sınıflara hizmet etmekten öte gidemez hale gelmiştir. günümüz modern toplumlarında olduğu gibi!!! toparlamak gerekirse habermas'a göre gelişen kapitalist toplumlarda kamusal alan'dan söz etmek mümkün değildir. ancak frankfurt üyeleri kamusal alanı yaratmak için araştırmalarda bulunmuştur ve bunu temel amaç olarak görmüştür. kültürel ve toplumsal yozlaşmanın önüne geçmek için eleştirel yaklaşımların geliştirilmesi ve düzgün işleyen kamusal alanların oluşturulması gereklidir. not: daha önce, farklı bir sözlükte, farklı bir nickle yazdığım tanımın kopyasıdır. (tavandaki kukla, 01.02.2007 04:46) |
| 10. | bir meral özbek kitabı. mutlaka okunasıdır ve fakat görür görmez tuğla ebatında oluşundan tırsmayınız zira kitap akıcı bir dille işlenmiş. (itirazım var sayın yönetici, 07.02.2008 13:08) |