itü sözlük mobil
bugün | dün | giriş

ad

dean winchester
1.jensen ackles adlı kardeşimizin canlandırdığı mükemmel supernatural karakteri. winchester kardeşlerden büyük olanı. ayrıca kendime idol belledim bu elemanı.
(albiceleste, 23.07.2008 01:26)
2.insanda ruhsal sıkıntılara yol açabilecek kadar bombastik bi karakter. mesela benim başıma geldiydi vaktinde; dean'inki gibi bi deri mont edindim ilk evvela. böyle her durumda ortamlara bi neşe saçıyorum, havamdan geçilmiyor, en çirkin hatunu bile uzun uzun kesiyor, az daha güzel olanını görünce pandikliyorum falan.. derken bi gün oturduğumuz kafenin yanındaki evden tıkırtılar duymaya başladım, "mua goduumun yellow eyed deamon'ı" diye de bi sövdüm. cebimden maymuncuğu çıkarttığım gibi uzandım daireye..

10 dakika, 20 dakika.. mamafih. kapı açılmadı, şöyle bi baktım maymuncuğa; çok acıkmıştım, yedim.. şimdi deri montum falan yok, izliyorum sadece.. siz de öyle yapın, ayıptır.
(horny meydan, 27.07.2008 02:52)
3.ilk başta asker babanın asker oğlu gibi görünen; fakat dizi ilerledikçe şüphelerini, hayal kırıklıklarını ve korkularını saklamayı seçtiğini anladığımız karakter. yaşadığı hayatı, yaptığı işi sorgulasa da, o işi bitirebilmek adına düşüncelerini kendine saklar. aslında kendine saygısı yoktur, bu yüzden her defasında başkaları, özellikle kardeşi sam winchester için kendini ateşe atar.
(karlfazer, 06.01.2009 22:58)
4.supernatural dizisinin en fırlama, en komik, en olmadık anların en olmadık esprilerinin sahibi, en karı kız düşkünü, en üçkağıtçı, en obur ve en pokerci elemanı. ve ne ironiktir ki dizi ilerledikçe aslında ne kadar koruyucu, kardeşi için gözünü kırpmadan her tehlikeye dalacak kadar cesur bir ağabey olduğunu gösteren, kendini ve hayatı sorgulamalarını hep kendi içinde yapan, kendini hırpalayan, kendi olamayan, babası gibi olmaya çalışırken de aslında ondan ne kadar farklı olabildiğini gören, kendine saygı duymayan, değer vermeyen, sürekli babası ve kardeşi arasında kalan, önce annesini sonra hayatı boyunca olmaya çalıştığı "kahramanı" babasını kaybeden, üstelik babası onun hayatta kalması için kendi hayatını gözden çıkardığı için bunun suçluluğu altında ezilen, kardeşiyle ilgili korkuları ve endişeleri hiç dinmeyen, ta çocukluğundan beri korumaya çalıştığı kardeşi de ne yazık ki kollarının arasında ölen, onu hayata geri getirmek için bir şeytanla anlaşma yapıp sonra da kardeşinin herşeyi öğrendiğinde onu bu anlaşmadan kurtarmak için yaptığı nafile çabaları seyreden, arasıra bencillikle suçlanan, süresi dolduğunda cehenneme giden, cehennemde çeşitli işkencelere maruz kalan, otuz yıl boyunca gördüğü işkencelere artık dayanamayıp insanlara işkence etmesi karşılığında bu yaşadıklarının sona ereceğini söyleyen alastair adındaki iblisin önerisini kabul edip cehenneme gelen ruhlara işkence etmeye başlayan, utanarak bundan hoşlandığını itiraf eden, castiel adında bir melek tarafından kurtarılıp dünyaya döndüğünde sürekli her gözlerini kapattığında cehennemde yaşadıklarını hatırlayan, artık ne kardeşinin ne kendisinin ne de tüm dünyanın eskisi gibi olmadığını gören, kardeşinin psişik güçlerini kullandığını ve iyice güçlendiğini ve işin gittikçe tehlikeli bir hal almaya başladığını gören ancak elinden hiçbir şey gelmeyen, sonra da kıyametin gelmesi için kırılması gereken mühürlerden ilkinin kendisi tarafından bilmeden de olsa kırıldığını öğrenen(ilk mühür cehennemde bir adamın başka insanların kanını dökmesi ile kırılmıştır-yani dean'in işkenceye başlamasıyla), yaşadığı tüm travmaların ardından bir de bu suçluluk duygusu omuzlarına yük olan, hayatta sahip olduğu tek kişi, kardeşinin artık eskisi gibi olamayacağını da öyle yada böyle kabul eden ve herşeye rağmen kıyameti durdurması beklenen kişidir.
tüm yaşadıkları alt alta toplandığında esasında bugüne kadar kurtardığı hayatların bedelini en ağır şekilde ödeyen winchester karakteridir. ne babası ne de kardeşi onun kadar ağır bedeller ödememişlerdir. buna karşılık her zaman olduğu gibi yine en büyük sorumluluk dean winchester'in omuzlarındadır. şimdi de melekler kendisinden kıyameti durdurmasını beklemektedir.
(atalantavanessa, 25.04.2009 16:08)
5.perili evden kurtardığı hatun "oh, thanks god" diyince "you can call me "dean" " diye karşılık vermişti. o gün bugün kendisine hayranız.
(sikko, 29.04.2009 14:09)
6.kardeşi sam wİnchester için her şeyi yapabilen supernatural karakter
(manco, 06.06.2009 20:41)
7.dizi tarihinin en baba karakterleri(kramer,joey tribbiani,homer simpson....gibi) arasında çoktan yerını almıs yenılıp yutulası cıns...
(jung, 08.06.2009 22:56)
8.kısaca "ağabey" dir. evin büyük çocuğudur. diğer evlerin büyük çocukları gibi kardeşine sahip çıkma durumu vardır. kardeşine nasıl sahip çıktığını ise "insan evladına bu kadar işkence edilmez ki" diyerek ve içimiz cızzz ederek ailecek izlemekteyiz, güzel günlerini beklemekteyiz...

mary winchester; tapılacak kadın (bkz: anne)
john winchester; ütopya (bkz: allah sahibine bağışlasın)
sam winchester; dünyevi olmayan saflık!
dean winchester; herşeyiyle bizden biri fakat neslimizin en güzel örneği (bkz: benzemez kimse sana)

(görsel: dean winchester/88376)
(fulya oktem, 25.06.2009 04:00)
9.ekranda her göründüğünde hatun kısmına aşağıdakileri hissettiren er kişidir;

"you're the nile,
you're the tower of pisa,
you're the smile on the mona lisa
i'm a worthless check, a total wreck, a flop,
but if, baby, i'm the bottom you're the top!"

aynı zamanda "sin city" adlı 3. sezon 4. bölümdeki mekanlardan biri olan "trotter'ın barı"ndaki bir kadının dediklerini hatun kişilere aynen tekrar ettirecek er kişidir:

trotter’s bar...
“i gotta tell ya,” a woman is telling dean, “every woman in this place? they wanna eat you up.”

trotter'ın barı...
"söylemeden geçemeyeceğim" der bir kadın dean'e, "buradaki tüm kadınlar seni götürmek istiyor".

you are the top, fever

(görsel: dean winchester/88377)
(fulya oktem, 03.07.2009 03:54)
10."the kids are alright" adlı 3. sezon 2. bölümde dean sam'e evde elektrikli testerenin üzerine düşüp ölen adam olayını araştırmak için cicero, indiana'ya gitmelerini önerir. aslında mevzu dean'in yaklaşık dokuz yıl önce, sam ile john winchester hayalet avındayken, tatlı zamanlar geçirdiği yoga öğretmeni lisa'yı görmek istemesidir... dean zamanının çoğunu kızın çatı katında geçirdiğini söyler.

diyalog 1:
sam: so let me get this straight. you want to drive all the way to cicero just to hook up with a random chick?
dean: she was a yoga teacher. ıt was the bendiest weekend of my life. c'mon have a heart! huh? it's my dying wish.
sam: yeah, well how many dying wishes are you gonna get?
dean: as many as i can squeeze out.
dean: c'mon, smile sam...
dean: god knows i'm going to be smiling after 24 hours with gumby girl. haha....gumby girl....

diyalog 1:
sam: şunu anlamama izin ver; cicero'ya kadar o kadar yolu sıradan bir kızla takılmak için mi gitmek istiyorsun?
dean: kız yoga öğretmeniydi. hayatımdaki en esnek haftasonuydu. hadi sam kalpsiz olma! bu benim son isteğim.
sam: peki... kaç tane daha son isteğin olacak?
dean: zorlayabildiğim kadar.
dean: hadi ama, gülümse biraz sam...
dean: o esnek kızla 24 saat geçirdikten sonra ben nasıl gülerim tanrı bilir. esnek kız, haha...

cicero, indiana'ya vardıklarında dean rastladıkları ilk motelin önünde sam'i neredeyse arabadan fırlatarak atar ve beni bekleme diyerek lisa'ya gider... kapıdaki hoş sohbetten sonra ( -dean mimikleriyle öyle şeyler anlatmaktadır ki -artık o haftasonu her ne yaşadılarsa- seyirci lisa'nın dean'in üzerine atlamasını bekler durur o sohbet sırasında) dean içeri girer. o gün lisa'nın 8 yaşına basan ve şaşırtıcı derecede dean winchester'e benzeyen oğlu ben'in doğumgünü partisi vardır. iki kadın (lisa'nın bir arkadaşı ve emlakçı hanım) dean'e gözlerini dikerek, aslında baştan aşağı süzerek, aslında gözleriyle soyarak hakkında konuşmaya başlarlar.

diyalog 2:
woman1:did you hear lisa call him dean?
woman2: yeah, why?
woman1: you don't know about dean? the dean. best night of my life dean.
woman2: no..tell me!
woman1: oh my god. so they had this crazy, semi-illegal... *they stop talking because suddenly dean turns and both meet eyes with him*
dean: hi
woman1: *sexy voice* hi
woman2: *sexy voice* hello
dean akwardly walks away

diyalog 2:
kadın1:lisa'nın ona dean diye seslendiğini duydun mu?
kadın2: evet, neden?
kadın1: (dean ismini üstüne basa basa tekrar ederek) dean'i bilmiyor musun? "o" dean. hayatımın en mükemmel gecesi dean.
kadın2: hayır..demek öyle, anlatsana!
kadın1: aman tanrım. onlar biraz aykırı ve çılgınca şeyler yapmış... *dean birden bire arkasını dönüp kadınlarla gözgöze gelir ve konuşma kesilir*
dean: selam
kadın1: *şuh bir sesle* selam
kadın 2: *şuh bir sesle* merhaba
dean sağa sola bakınıp bir an önce oradan kaçacak yer arar ve ardından ortamdan uzaklaşır. kadınlar iç çeker...
(fulya oktem, 04.07.2009 02:16)
devamı
son