2006 da vizyona girecek david fincher filmi.filmin konusu 1966-1978 yılları arasında 37 cinayet işleyip suçları ispat edilememiş bir katil üzerinedir.söz konusu katilimiz zamanında bir gazeteciyle irtibata geçmiş ama gazeteci kimseyi inandıramamıştır.tam da fincher'ın dişine göre olan bu film se7en tecrübesi yaşamış bizleri fazlasıyla heyecanlandırıyor.üstelik gary oldman'ın da katılımı kesinleşirse yeni bir kevin spacey vakasına şahit olabiliriz belki.
dünyanın en ünlü rib (rigid inflatable boat) üreticisi firma olmasına rağmen markanın ürün ismi olarak bilinmesi fenomenine dahil olup tüm şişme botlara verilen bir isimdir.
fiyatları 1000 € ile 50000 € arasında değişebilen şişme botlar, paraşütler, şişme cankurtaran botları üreticisi fransız firmadır.
ürettiği şişme botlar, portatif katlanabilir botlar ve fiber tabanlı botlar olarak ayrılabilir. fiber tabanlı botlar denizciliği iyi botlardır ama katlanabilir olanlar portatif olmalarına rağmen şişme alt tabanları nedeniyle yeterli denizcilik özelliklerini sağlayamayacak deadrise açılarına sahiptirler yani tabanları düz olduğu için rota tutması oldukça zor olur.
david fincher in yakın zamanda gösterime girmesi beklenen yeni filmi. kadrosunda jake gyllenhaal, mark ruffalo ve brian cox gibi isimleri barındıran film 1968 ve 1970 yılları arasında 37 kişiyi öldüren asla kimliği belirlenemeyen ve zodiac killer olarak bilinen seri katilin kimliğini belirlemeye çalışanların hikayesini anlatıyormuş. se7en ve fight club gibi muhteşem filmlerin yönetmeninden merakla bekliyoruz.
birbirinin içine girmiş iki adet kuyruklu top(?)un simgelediği , çin yöresinin eski zamanlardan kalma bir inancı. ayrıca her yıla bir hayvan ismi takmak da bu inanca dayanmaktadır.
abd de reklamı ev yapımı gibi görünen afişlerle elektrik direklerinde yapılan film. çok güzel afişler olmuş. ilk gördüğümde amanın dedim mahallemize seri katil dadanmış.
gösterime girmesi merakla beklenen(en azından ben bekliyorum) david fincher filmi.1966-1974 yılları arasında ortaya çıkmış ve yakalanamamış katilin hikayesi anlatılmaktadır.hakkında bir çok bilgiye ulaşılabilecek bir site de hazırlamışlar.
(bkz: www.zodiackiller.com)katilin yazdığı mektuplar,kullandığı işaretler hepsi bu sitede verilmiş.film yakında türkiye de gösterime girecekmiş.
fragmanını da (bkz: www.youtube.com/watch?v=xjtc8imqbgw) adresinden görmek mümkün.se7en,fight club,the game, panic room gibi filmlerin de yönetmeni olan david fincher filmi olması zaten izlemeye değer olduğunu göstermektedir.
hazırlık sınıfından orta 1'e geçtiğim yaz, bir zodiac kazasında arkadaşımı kaybettiğim için bir türlü sevemediğim, deniz araçları. denyoluğun sınırı olmayan ülkemizde, şişme bota 5 beygirlik motor yerine 35 beygirlik motor takınca, kıyıda kontrolünü kaybedip arkadaşımın üstünden geçip ölümüne sebep olmuştur bu alet. adalet yerini bulmuştur ancak nefretim ganidir.
en kuvvetli şüpheli olan leigh'in nasıl olurda hapse giriş çıkış tarihleriyle mektup yazma tarihleri arasında bağlantı kurmanın filmin son sahnelerine kadar kimsenin aklına gelmediğine ve sonra bunun sonunda müthiş dedektif (bkz: marc ruffalo) tarafından değilde bir karikatürist tarafından kaşfedilmesine şaşırdığım film.
filmde çok ayrıntı var ve kesinlikle hepsini takip etmek çok zor ve bence gereksiz, film hiç bitmeyecekmiş gibi geliyor. ama sonuçta filmden çıkınca fincher abimizin filmi olmasından mıdır nedir yine de çok pişmanlık hissetmiyorsunuz. oyuncular iyi oynamış, yoksa film çok sıkıcı olabilirdi.
bir de nasl oluyorda oyuncuların 69 yılındaki şaç kıyafet tarzlarıyla 91'deki hiç değişiklik göstrmiyor, ciddi bir hata bence.
deli gibi sıkıcı olan film.158 dk sürüyor.artık bulsunlar şu katilin kim olduğunu da eve gidip uyusak dedirtmiştir salondakilere.hele de ikinci yarıyı hiç izlemeyip de sadece filmin sonundaki yazıları okusan da birşey kaybetmiş olmuyorsun.
acayip sıkıcı bir film. gidecek olanları burdan uyarırım boş boş dolaşmalardan ve boş fikir cimlastiklerinden başka birşey yok. uyumamak için zor tutuyor insan kendini ve daha ilk anlardan itibaren verdiğiniz paraya yanmaya başlıyorsunuz.
çok fazla eksi puana sahip filmdir. aşırı uzunluğu izleyiciyi baymış adeta hadi bitse de gitsek artık etkisi yaratmıştır.filmin işleyişindeki yavaşlık, beklenilen sürprizlere ve daha fazla atraksiyonla dolu sahnelere pek rastlanılamadığı gibi filmi herhangi bir seri katil filminden ayıran pek bir ince ayrıntıya ulaşamamışımdır.
anladığım kadarıyla david fincher kendisinin de bayağı bir etkilendiği zodiac hakkında hiç bir ayrıntıyı kaçırmadan her şeyiyle izleyiciye aktarmaya çalışmış ki bunu yaparken de senaryoyu gerçek bir hikayeden almasının sorumluluğunu üzerinde taşımıştır. bu nedenledir ki izleyicilerin sıkılması kaçınılmaz olmuştur. gerçek bir hikaye yerine daha yaratıcı öğelerle bezenmiş bir senaryo eminim daha etkileyici olurdu.
yönetmenin diğer filmlerinle karşılaştırınca alt sıralarda yer alıyor benim için.
yönetmeninin david fincher değil, eminönü'nde satılan kore yapımı çakması deivid finger olduğundan şüpheliyorum..
şöyleki: david fincher'dır, jake gyllenhaal'dır, fight club tecrübesidir, katildir, seridir diye diye ağızdan sular akarak girilen, amma ve lakin "nereloloyor"lar eşliğinde filmin ortasında çıkma isteği uyandırandır.. ilk yarısı yine ağızda hoş tatlar bırakmasına karşın film arasından sonra herşey çok değişmiştir.. makiniste "azcıh ileri alabilir miyiz?" diye sorabilirdim.. sormadım.. alkollü olsam sorardım.. güzel olurdu.. bu ne lan?
fincher bence bayağı iyi iş çıkarmış. fight club might club evet çok güzeldi işte zodiac da!!... böyle sonsuz bir hikayeyi bu kadar zevkli izlettirmenin başka bir yolu şekli var mıdır acaba??
hayatınızda izleyebileceğiniz en boktan filmlerden biridir. o kadar yani. ortada size sunulan hiçbir bilgi yoktur, cinayetler arasında bağlantı, ip ucu, cinayeti kimin işlediği, işleme mantığı nasıl veya neye inancından yaptığı, seçtiği yöntemin sebepleri... hiçbir şey yoktur. aptal bir tüfekli adamın iki kişiye ateş etmesi dışında elinizde zodiac killer adında bir adamın harbi cinayet işlediği dışında tek bir bilgi elde edemeden izlersiniz ve film biter.... hepsi bu kadardır. ortada ne beklediğiniz vahşet sahneleri, adamın teşhisi, sebepler, psikolojik analizler hiçbir şey yoktur. öyle de zaman israfıdır.
son derece sıkıcı olmasına, olayların yavaş ilerlemesine rağmen robert downey jr ve mark ruffalo nun süper oyunculukları için izlenebilecek bir fincher filmi..
filmin çok uzun olması biraz sıkmış ama izlenmeye değer bir film . yalnız şöyle bi şey vardı. katil bir erkeği öldüremiyor. bu kişiye 40 yıl sonra resimleri gösterip zodiacın kim olduğunu seçtiriyolar. neden bu işlem katilin aktif olduğu zamanda yapılmamıştır garip.
zodiac olgusunun derinliği açısından aslında kısa ve basit bi' film kendisi. david abi en kısa pasla golü atmaya çalışmış, bende işe yaradı; elalemi bilemem tabii ki.
mark ruffalo'nun döktürdüğü, david fincher abimizin kendine has tarzını farklı bir şekilde konuşturduğu güzel film. uzunluğu ve bazı gereksiz ayrıntıları en büyük dezavantajı. fakat yaptığı diğer filmlere bakıldığında böylesine zor bir konunun hakkını vermiştir fincher. şöyle ki: filmde gerilim unsurları bir sahne dışında neredeyse hiç yok, müzikler sade, gerilim unsuru ihtiva etmiyor.. böyle olunca fincher izleyicisini zor bir sınav bekliyor.
bu filmle david fincher'i bir kez daha ne kadar sevdiğimi anladım. halbuki film fincher taraftarlarınca beğenilmemişti. sırf muhalif kişiliğimden ve yukarıda anlatılan sebeplerden dolayı filmi sevdim. sade, bağırmayan bir filmdi.
ilk cd'den sonra izleyemediğim filmdir. genelde çok az filmi yarıda bırakırım ama bu film sıkıntıdan gebertti. fincher eski zamanlarını mumla aratıyor.