|
|
- aruz veznini tutturabilmek amacıyla normalde uzun olan bir hecenin kısa olarak okunmasıdır. aruz vezninin kullanıldığı şiirlerde uygulanması imale gibi hoş karşılanmaz, hata olarak değerlendirilir.
- aruz vezninde, tıpkı imale gibi, maalesef yanlış bilinen bir ses manevrası. klasik edebiyatımızda zihaf üç şekilde ortaya çıkar:
1. kısa olan heceyi -uzatmanın caiz olduğu bir durum olmakla birlikte- uzatmamayı (imale yapmamayı) tercih etmek.
"hâsılım yok ser-i kûyunda belâdan gayrı
garazım yok reh-i aşkında fenâdan gayrı" (fuzuli)
beytindeki gibi. burada, her iki mısrada da şair imaleyi değil zihafı tercih ederek, "i" seslerini kısa okumuştur. halbuki, bu sesleri isteseydi uzun da okuyabilirdi. bu, tamamen şaire ait bir tasarruf olup, kusurla uzaktan yakından alakası yoktur.
2. şiirimizda, arap veya fars kökenli olup 1,5 hece değerindeki bir heceden sonra ulama durumu sözkonusu olduğunda bunu yapmamak. kusur olmamakla birlikte, hiç de hoş karşılanmaz. mesela, "zevk için" derken, zevk 1,5 hece değerindedir. eğer ulama yapılırsa, vezin "fâilün" olur; yok eğer yapılmazsa "müfteilün" olur. yapılması tercih edilmelidir.
3. normalde kısa olmayan, kısaltılması da caiz olmayan bir heceyi kısa okumak. bu, düpedüz yanlıştır. klasik edebiyatımızda, büyük şairlerden hiçbirisi, kolay kolay bu hatayı yapmaz.
yalnız, bazı istisnai durumlar her zaman vardır. mesela "âh" ile biten kimi sözcüklerin 1,5 olan bu son hece değerleri, "eh" diye bitirilerek 1'e düşürülür. kâh yerine geh, siyâh yerine siyeh, nigâh yerine nigeh gibi. bu, sık rastlanan bir durum değildir.
daha geniş bilgi için;
(bkz: aruz vezni)
(bkz: imale)
(bkz: ulama)(marius, 09.10.2007 14:31 ~ 14:31)
- zihaf, bir kısaltma tercihi olup, bu tercih kullanılmadığında ortaya çıkan duruma imale dendiğinden;
(bkz: imale yapılabilecek yerler)
dolayısıyla, zihaf yapılabilecek yerlerdir bu yerler.
|