en sevdiğim yemek.bütün tencereyi kimseye bırakmadan yerim.
sevmeyenin az rastlandığı
*yemek çeşidi.
* *
annemin nasıl yaptığını bilmediğim bir şekilde tüm tecereyi aynı boyutlarda hazırlayabildiği yerken kendimden geçebileceğime inandığım dünyada vazgeçemeyeceğim ender şeylerden bir tanesi
ona dolma diyenlerden nefret ettiğim, kıymalısından hiç hazetmediğim annem yaparken hiç bir zaman başaramıycamı anlayıp denemekten vazgeçtiğm yemekten vazgeçmiycem yemeklerin en güzeli hatta mezelerin de en güzeli
eminönünde makinesi satılan ama hiç doğal bi görüntü sergilemeyen mütiş meze çeşididir.asma yapraandan yapılır ama keşke içine kuşüzümü ve fıstık konmasındır.ama onlar olsa da yenir ki.limonlu böölee mmmh.
adam gibi yapan biri olunca yerken beni orgazm'ın eşiğine getiren yemek
(bkz.
delilah)
(okang, 07.04.2004 00:56)
kıymalısının daha bir lezzetli olduğu öngörülen yiyecek türü.
(nightwish, 07.04.2004 00:58 ~ 10.07.2006 14:43)
yapması saatler yemesi saniyeler süren
olsa da yesek
yapmanın bir zanaat kabul edildiği yemek.
tadına doyum olmayan,yapılışı oldukça zahmetli;yapan kişinin mutfakda altın madalya aldığı,muhteşem yemek.
(hemera, 11.03.2005 01:30 ~ 01:31)
yurda koliyle evden gönderilen yemeklerin başında gelen şahane anne yemeği
hiç bir annenin anaanneden daha iyi yapamadığı yemek.
aşkla sarılan yaprak
aileyle yaşarken kırk yılda bir yediğim halde yurda gelince her gelen koliden bir tepsi çıkması nedeniyle yemeğe doyduğum yiyecek.
(thyme, 19.03.2006 16:57)
bayram hazırlığı vesilesiyle dün gece yarısı annem tarafından rehin alınıp yapımına epey katkıda bulunduğum
türk mutfağının en kral yemeği.
annemin yurda koliyle yollarken saklama kabına sığdırmak uğruna kaba yatay değilde dikey olarak dizdiği şey. gülmekten yiyemedim tabi, asker gibilerdi.
aklıma geldikçe annemi özlerim.karnımın da acıktığını hissederim.
konservesi hiç bir boka benzemeyen yemek.
markete girersin, yorgun bir günün ardından kendine küçük bir ziyafet çekmek için bir şeyler alırsın. sonra gözün konservelere takılır... eh bir tanede bundan alayım dersin. bir kaç şişe bira, hazır köfte ve konserve...
köfteleri hazırlarken bir bira açarsın, bir yandan onları pişiriyor bir yandanda biranı yudumluyorsun. köfteler olur, masayı kurarsın iş konserveye gelir. açması bir derttir, kulpu elinde kalır, açmaya çalışırken masandaki birayı dökersin, üstün mahvolur. uzun mücadelelerden sonra her şey yoluna girmiş konserve kendini sana teslim etmiştir.
bir lokma alırsın, benzin gibi birşey kokar bu zeytinyağlı yaprak sarması taklidi yapan yemekcik. para verdin ya zorlarsın kendini yemek için ama olacak gibi değildir.
bir kadın eli deymedikçe o yemek asla olması gereken tadı vermez. sen de bir hafta boyunca her buzdolabını açtığında sana bakan bir kutu konserve sarma ile baş başa kalırsın.
pek fazla sevmediğim, masada olursa az biraz yediğim, yoksa hayatta aramadığım yemek, meze çeşidi.
ayrıca (bkz:
zeytinyağlı yaprak dolması)
yapmak için sıkılmadan saatlerimi harcayabildiğim, insanlar yerken yüzlerindeki mutlu ifadeyi gördükçe uğraştım ama deydi dediğim, tek kötü yanının her bir yaprağı sararken acaba güzel olacakmı diye düşünüp strese maruz kalmak olduğu yeri geldiğinde yemek yeri geldiğinde meze olabilen güzel icad.
küçüklüğümden beri annemin hayran olduğum yemeklerinden birisi.. böyle küçük küçük sarar asma yapraklarının içine, yapraklar bile bizimdir bahçeden tek tek toplar benim için.. yıllardır sadece benim için yaptı kaç tencere bilmiyorum bile. içini hazırlardı ondan yerdim pişmeden önce.. sonra asmaya sarar pişmemiş sarmalardan çalardım bi ton fırça yerdim pişsin ondan sonra ye diye.
okula başladım beslenme çantama koydu annem koskoca liseli oldum hala arada akşam yemeğinden sonra çantaya biraz koyardı okula götürürdüm sarmaları.
üniversiteye geldim hala kargoyla yollar arada annecim benim. kaç defa bozulmasın diye koca kutuyu bi günde yediğimi biliyorum. bir keresinde kargonun geç gelmesi yüzünden telef olmuştu anacığımın o kadar emeği..
sarma emek demektir sarma anne şefkati demektir benim için.. yarın memleketime gidiyorum aklımda sarmalar ve onu yapan sımsıcak ellerle birlikte..
öğrencilerin belki de en çok özledikleri yemektir. çünkü ev dışında yenilen hiç bir sarmanın tadı evde pişenin yanına bile yaklaşamaz.
(xanax, 02.04.2007 05:01)