beleş oldugu için çoluk çocugu kapıp gelen komşu teyzelere ve yörede ilk olmasına ragmen basarılı bir organizasyondu.çadırı olmayanlar havluyu plaja serip uyudu.grup performansları da gayet iyiydi.devamı olsun dedirten festival.
hayko cepkin , mogollar , replikas anima gibi müzisyen kişilikleri agırlayacak olan bu festival balıkesire baglı edremit ilçesinde yapılmaktadır ayıptır söylemesi yürüyerek 20 dakikada ulaşabiliceğim bir festival alanıdır (tatil yapabilirken) üstünüzdeki çakmakları kesinlikle festival alanına sokmazlar annelerimizi ( kendi annemden biliyorum ) bir hasırın üstünde zardan adam dinlerken ve eglenirken görebilirsiniz ve şoka girebilir festivali unutup çevreyi izleyebilirsiniz dikkat edilmesi gereken bir festivaldir...
yalnız başıma gittiğim için 1. günü epey sıkıldığım etkinlik. diğer 2 güne arkadaş bulmalıyım, çünkü gerçekten organizasyon başarılı. 1.gün ogün sanlısoy'un performansı çok iyiydi, bakalım bugün mavi sakal da aynı şeyi yapabilecekmi. sabah 4'te bitmesine rağmen konserin, sabah kalktığımda 4 saatlik uykuyla, yorgunluk olmaması da garipti...
akşam eve dönmek zorunluluğundan dolayı son konserleri asla sonuna kadar izleyemediğim, sözlüğün aktif olmayan yazarlarından alçaköfte ile şımardığımız, adam gibi bir playlist hazırlamaya üşenildiği için anca mojo'nun dandirik reklam müziğini dinlediğimiz etrafta çöp kutusu kıtlığı bulunan vasat organizasyon. sözlüğün eski yazarlarından sezensevdası ile orada karşılaşmam da ayrıca bir enteresan olaydı. bugün jumanjiyi bekliyorum. du bakalım.
ikinci gün mavisakal'ın performansı ile ortalığı zıplattığı festivaldir.
babalar 27 yıllık grup ile 27 konser vermiş grubun farkını çok güzel gösterdiler. konser sonrasında sabaha kadar plajda seyirciyle sohbet ettiler, gönüllerde taht kurarak zeytinli'den ayrıldılar.
oluşan bir anlaşmazlık sonucu mavisakal'ın sahne almayacağını açıklaması üzerine ayaklanan gönüllüler işi bıracaklarını söyleyerek organizatörlere korkulu anlar yaşatmıştır. olayın duyulması ile sayıları 300'ü aşan bir ekip önce sahne önünde organizasyonu protesto etmiş, sonra bu sahneyi yakarız diye bağırmaya başlamıştır. türkiye'nin dörtbir yanından mavisakal için festivale katılanların sayısının dudakları uçuklatması herkesin konuştuğu konuydu. kalabalık daha sonra grubun oteline giderek sevgi gösterilerinde bulundu ve mavisakal elemanları ile biraraya geldi. bu sevgi seli karşisında organizatörle geri adım attı ve grup kararını değiştirerek akşam gerçek bir müzik şöleni sundu. gecenin en enteresan görüntüsü yüksek sadakat sahnedeyken her şarkı sonrasında "yuuuuh" ve "ma-vi-sa-kal" tezahüratları yapan binlerce seyirciydi. aynı seyirci yüksek sadakat'e şarkılarındada "orta parmakla eşlik etmeyi" ihmal etmedi!. zeytinli rock festivali bir efsanenin gücünü, mavisakal'ın arkasındaki ordu'nun onları ne kadar özlediğini dosta düşmana göstermiş oldu.
2006 yılındaki güzel sayılabilecek festival.
organizasyonun başarısız olduğu, yiyeceklerin pahalı olduğu, tuvaletlerin pis olduğu, denizin buz gibi olduğu bir festival bunların dışında çok büyük problem yoktu.
çevredeki marketler rockfeste özel indirimler yapmışlardı.
mesela horoz karası adlı köpek öldüren şarap istanbulda 3 ila 5 ytl arası satılırken orda 2,75 ytl idi.
gidişte herşeyin çok güzel olduğu, dönerken 5 yıl yaşlanmış olarak dönülen rock festivalidir.bi kaç saatlik şekerleme dışında hiç uyunmaz(uyunamaz) çünkü güneş sabah 6 dan akşam 8 e kadar tepenizdedir ve her türlü sünekte cabasıdır.tualet ise ayrı bir sorundur başkalarının sıçtığı yere basıp anca tualetinizi yapabilirsiniz. ama bunlara rağmen eğlenebilmek sizin elinizdedir.
edit:3.sünün ağustos ayında yapılması planlanıyormuş.seçim nanesinden olsa gerek.
2007 ağustosunun 2-3-4-5 inde toplamda 4 gün olacak festivalmiş. programını hala açıklamayarak benim gibi tatil programını oraya kaydırmayı planlayanları uyuz etmektedir.
4 güne çıktığına göre sağlam gruplar geliyor diye umutlanmak istiyroum
sevilesi, tapılası, iple çekilesi festival. bir kere ekonomiktir. dahası etrafınızda "ya yıkılıooo ortam manyaks" diyen kızlar filan yoktur, herkes aşagı yukarı sizin gibidir. denizi, eglencesi konserin yanında cabasıdır. bir de iki senedir gelen siyah mini etekli avril e benzeyen bir hatun vardır, du bakalımdır..
not: şaka bu şaka, yok öyle bi kız..
(bkz: hayatım açıklayabilirim)
heryıl edremit sahilinde gün boyu müzik dinleyerek denize girme keyfi yaşatan, türlü aktivitelerle zaten sıcak ortamı başarılı organizasyonla iyice ısınan, bu yıl sanatçı listesi geçen yıllara oranla daha çeşitli ve kaliteli kaçırılmaması gereken festival.
her sene daha da güzel olan amatör ve profesyonel hemen hemen bütün rock müzisyenleri ve gruplarını bir arada bulabildiğiniz bir 3ü bir arada nescafe,bir beşi bir yerde gibi 20 müzisyen bir yerde rock festiwali.
her yaz bir uğradığım, rock n coke gibi ortalığı velveleye vermeden, bağıra çağıra reklam yapmadan da güzel festivaller yapılabileceğini kanıtlayan belediye destekli festival.
kaliteli gruplar çıkar, kaliteli müzik yapılır; ama sessiz sedasız yapılır ve biter.
""deniz kum güneş eğlence kızlar" yaşadık olum" derler genelde.
denizi berbattır girilmez, pislik götürür.
son gittiğimde kumlar üstünde şırınga doluydu pek bişey göremedim.
güneşi insanda terler boşalmasına neden olur.
eğlencesi iyidir bak, bu güzel işte.
kızlar genelde yanlarında erkek olur ya da grupca gezerler.her ihtimale karşı yanınıza festival süresince size yetecek kadar en az 1 tane alınmalıdır.
ayrıca şişe tuborgu 1.250 ytl ye düşürttüren festival.açıkcası sırf bunun için gitmiştik festival falan hikayeydi, gitmişken görelim dedik sadece.
buz gibi denizi,gece titreten soğuğu,mahalle kabadayısı modunda güvenlik elemanları,kumun içinde ayağa batılan dikenlere rağmen yine de gidilmesi gereken festival..bu sene yabancı grupların geleceği aldığım tüyolar arasında..kalabalık gidilmesi tavsiye edilir,biz geçen sene 2 kişilik çadırda 6 kişi kalmıştık..hatırladıkça tebessüm ettiren fest
çoğu insan barışarock'la kıyaslıyor.mesela barışarock ta çok pisleniyorsun ama burada deniz var gir,arın gel dimi.neyse 14-15-16-17 ağustos da dalyan sahili,zeytinli'de yapılacaktır.
üç senedir barışarock'ta ihtisas yapmanın verdiği özgüvenle "canım zeytinli'de kötü ne olabilir ki, mehmet akif ersoy kamp alanından alnımızın akıyla çıktık biz evelallah" diyordum ki.
"güneşin alnında sıcaktan uyunmuyor", "kanalizasyon denize akıyor", "tuvalette boka basmayın aman dikkat" uyarılarının akabinde tam bir korku ütopyasına üstelik gönüllü dahil olacakmışım hissi yaşamaya başladım. gözüm korktu lakin pentagram ve kurban için bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete. bu distopyada boka basıp buharlaşmazsam eğer, gelir anlatırım elbet.