zeybek 

adana çık aradan

  1. temelin bu kadar düşünsem ben de iyi oynarım dediği ege bölgesi halk oyunu. ağırdır, aksaktır, karizmadır.
    (hepten aykırı, 12.06.2004 13:55)


  2. özellikle batı anadolu efelerine verilen ad , bu kimselere özgü yerel oyun ve bu oyunun müziği. zeybek oyunlarının en büyük özelliği tek olarak serbest oynanmasıdır. toplu olarak oynanan zeybek oyunlarında oyuncular arasında müzik ve ritim hariç hiçbir bağ bulunmaz. oyunu oynayan kişi hiçbir kurala bağlı kalmadan tamamen içinden geldiği gibi oynar.zeybek oyunları toplu olarak oynandığında, yöresel olarak daire formu kullanılır.
    (dydm, 12.06.2004 13:57)
  3. (bkz. aydın)
    (bkz. efe)
    (bkz. yörük ali efe)
    (skuba, 31.08.2004 00:04)
  4. (bkz. sarı zeybek)
    (nienna, 31.08.2004 12:25)
  5. ege bölgesinde isimleri efe olan ve aslında herbiri çiftçi, esnaf vb işlerle uğraşan göbekli, göbeksiz dünyayı turlamış muhteşem halk oyunları topluluğudur. bilhassa aydın efeleri.
    (drizzt, 08.11.2004 18:17)
  6. (bkz: efelerin efesi)
    (skuba, 08.11.2004 18:19)
  7. savaştan önce eşkiyadırlar, savaştan sonra da eşkiya. yunana karşı savaşırlar ama şehre girip kafa da keserler. haa iyisi vardır tabii aralarında ama kelime özü itibari ile sisteme, artık ağaya ya da kolluk kuvvetlerine, isyan edip dağa çıkan kardeşlerdir.

    not: bazı arkadaşlar yanlış anlayabilirler diye söylüyorum, anlatmak istediğim tüm zeybeklerin iyi olmadığıdır, hoyda bre hoyda bre yok öyle
    (tainakan, 10.01.2005 21:31 ~ 21:39)
  8. (bkz: sarı zeybek şu dağlara yaslanır)
    (selenge, 24.10.2005 00:05)
  9. zeybek kelimesi ve zeybeklik çeşitli kaynaklarda değişik tariflerle tanımlanmıştır. bilindiği üzere anadolu'ya yerleşen ilk türk'lerde asker ve orduya sü denilmektedir. bundan türemiş pek çok kelime arasında subaşı (ordu komutanı) sü-be (ordugah, karargah) ve birde subay anlamına gelmek üzere sü-bek sözcüğü bulunmaktaydı. nitekim günümüzde aynı anlamda su-bay olarak kullanılmaktadır. bu sözcükteki s harfinin diğer birçok eski sözcükte olduğu kabul edilirse sözcüğün zü-bek, zi-bek ve dil akıcılığı dolayısıyla da ziybek, zeybek şekline dönüştüğü ortaya çıkar. diğer taraftan başka bir anlama gelen sü-bek sözcüğü nasıl arapça kökenli seybekten alınmışsa arapçanın o çağlardaki büyük etkisi nedeniyle de sü-bek sözcüğünün zeybek veya seybek haline gelmesi o kadar olağandır. nitekim zeybeklerin tarihteki fonksiyonları üzerinde yapılacak her araştırmada onların askerlikle yakından veya uzaktan kesinlikle bir ilişkisi olduğu görülür.

    zeybeklik türkmenlerin batı anadolu'ya gelmeleri ile ortaya çıkmıştır. bu nedenlede kökleri türkmenlere kadar uzanmaktadır. bu dönemlerde (10-13.y.y) bizans metinlerinde görülen salpace sözcüğü sahilbeği olarak kabul edilmiştir. oysa, bizanslı bir tarihçi bu sözcüğün anlamını kuvvetli insan olarak açıklamaktadır. bu nedenle de salpace sözcüğünün anadolu insanına geçmiş ve zamanla değişerek zeybek sözcüğüne dönmüş olması mümkündür.

    zeybek sözcüğünün kökeni konusundaki diğer bir görüş ise, bu sözcüğün arapça çevik insanlara verilen bir ad olan zibaki'den geldiğidir. ayrıca şemsettin sami "kamus-u türki" adlı eserinde zeybekliği hafif silahlı ve güvenliği sağlamakla görevli eski bir sınıf asker olarak tanımlamaktadır.

    gerçekten de zeybekler anadolu'da esas olarak kolluk görevi görmüşlerdir. bunlar, yolları koruyorlar ve her iki fersah ta bir bulunan kervansaraylarda ve mola verilen yerlerde bekçilik yapıyorlardı. bu hizmetleri karşılığında ise, yollardan geçen yolculardan aldıkları az miktardaki paralarla geçimlerini sağlıyorlar, ancak bu işi yaptıklarından dolayı buralardan zor kullanarak para almıyorlardı.

    zeybekler tutuculuktan uzak kişiler olduklarından bazı zamanlarda adları gavura da çıkmıştı. aynı zamanda derbentlik yaparak ve ayanların maiyetlerinde bulunarak da geçimlerini sağlıyorlardı. zeybekler 19.yüz yıl başlarından sonra bir takım sıkıntılar içine girdiler. bu dönemlerde ayanlığa karşı girişilen hareketler sonucu yeni gelen yöneticiler ile zeybekler arasındaki ilişkiler eskisi gibi süremedi.

    batı anadolu ayanların zeybeklere karşı olan olumlu davranışları, 2.mahmud'un bu yöreye gönderdiği valilerle değişmiş ve sertleşmiştir. bu davranışlarıyla aydın halkının eğilimleri hakkında fazla bilgileri olmadığını gösteren yeni yöneticiler oldukça tehlikeli bir ortamın doğmasına neden olmuşlardır. atçalı kel memet isyanı böyle bir ortamda patlak vermiştir.batı anadolu da aydın'dan çanakkale'ye kadar olan bölgede, dağlarda, ovalarda yaşayan bu türk zümresinin bir diğer özelliği, hatta en bariz özelliği giydikleri orjinal elbiselerdir. bu kıyafet hakkında da çeşitli görüşler mevcuttur. ancak kısa dizlik hariç diğerlerinin asli türk kıyafeti olduğuna şüphe yoktur. türkler kendi geliştirdikleri pantolonu batı anadoluda iklim icabı kısa giymiş olabilirler. bu kısa dizlik yani zeybek donu üzerinde cepken ve başta bir külah vardır. 2.mahmud'un reformları döneminde aydın valisi çengeloğlu tahir paşanın zeybeklerin geleneksel giysilerini değiştirmelerini istemesi sonucu çıkan ayaklanmada zeybekler önemli kayıplara uğramış ve yenilerek yeni giysileri kabullenmek zorunda kalmışlardır.

    zeybekler arasındaki kitlesel bir başkaldırı olayıda 1854'de başlayan sinanoğlu ayaklanmasıdır. aydın kaymakamı kani paşa'nın askerlerini yenerek üç dağa egemen olan babaoğul sinanoğulları daha sonra arnavutluktan getirilen kuvvetlerin yardımıyla hekim ismail paşa tarafından yenilgiye uğratılarak idam edildiler. zeybekler 19.yüzyılın son çeyreğine kadar geleneklerini korumuşlardır. 1862'deki karadağ harekatı ile 1877 osmanlı-rus savaşında önemli görevler üstlenmişlerdir

    ancak osmanlı devletinin son zamanlarında hükümet otoritesinin yok olması, adaletsizlik, osmanlıya güvensizlik, köylülerin hor görülmesi, asayişsizlik, harplerin yarattığı ekonomik kriz, sosyal düzenin bozulması sosyo-kültürel alanda zeybekliğin bir kurum olarak ön plana çıkmasına neden oldu. kültür düzeyi düşük olan köylüler hükümetten öç almak, osmanlı emniyet ve asayiş kuvvetlerini etkisiz hale getirmek ve zayıf düşürmek için tek yolun zeybeklik olduğuna inandıklarından bu konunun mensuplarına yataklık dahi ederlerdi. köylü çocuğu küçük yaşlardan itibaren zeybeklik hikayeleri ile büyür ve bu kişilere büyük bir hayranlık duyarlardı. zeybekler 1.dünya savaşı yenilgisinden sonra eşkiyalığı bırakarak yavaş, yavaş köylerine dönmeye başladılar. hele yunan işgalinden sonra vatanın müdafaasız kaldığını gören bu türk çocukları silahları ve adamlarıyla dağlardan inerek kuva-yı milliye saflarına katıldılar. esasen efe ve zeybeklere karşı büyük hayranlık duyan halk da onları tabii bir lider olarak gördüler ve bir çok vatandaş gönüllü olarak onların saflarına katıldı. bu suretle kuva-yı milliye ege bölgesinde etkili bir şekilde efe ve zeybeklerin etrafında oluştu. yörük ali efe, demirci memet efe, danişmentli ismail efe, köşklü ismail efe, sökeli ali efe, kıllıoğlı hüseyin efe ve uzunlarlı yörük karahasan efe bir çokları vatan savunmasında ve düşman işgalinin kırılmasında etkili oldular. yurdumuzun düşman çizmesi altında kalmasını isyan eden kadın efelerimizi de unutmamak gerek; bu kadın mücahitler, emire ayşe aliye, şerife ali kübara ve ayşe(diğer adı)mehmet çavuş.......daha bir çok isimsiz kahraman...

    kaynak için ve aynı zamanda müzik türüne adını veren çeşitli zeybekleri dinleyip coşmak için;

    (bkz: http://www.efem.net/...)
    (beşincicemre, 04.07.2007 10:31 ~ 12:56)