sesine yazık eden muhteşem ses...keşke hep jazz sölese, hiç gülmese, yarışma programlarında jüri olmasa, bayan yürek olmasaydıda bizim yüreklerimizdeki tahtında otursaydı dediğim kikirik * haaa hala dinlermiyim evet dinlerim onun gibi kaç ses varki türkiye'de.
en sevdiğim şarkılarından biri ben seni sevmeyi sevdim olmuştur:
dar zamanımda geldin hep bana
nefesimi tıkayıp durdun
dar zamanımda koştun hep bana
allak bullak edip durdun
dar zamanımda yoktun ki yanımda
çok yalnızdım dar zamanımda
ben seni değil seni sevmeyi
ben seni değil seni özlemeyi sevdim
ben seni değil seni sevmeyi
ben seni değil seni beklemeyi sevdim
gündüz bekledim gece bekledim
derdime hiç dert eklemedim
uyandım bekledim yumdum bekledim
gelmeni değil sevdamı bekledim
gündüz bekledim gece bekledim
derdime hiç dert eklemedim
uyandım bekledim yumdum bekledim
gelmeni değil sevdamı bekledim.......
beni hor görme kardeşimi mükemmel yorumlamış değerli insan. şarkıyı daha bi duygu pınarı yapmış... aşık veysel'in kemiklerini sızlatmamış, kaş yapayım derken göz çıkarmamış bazı türkü yorumcuları gibi.*
zerrin özer mesleğine olan saygısı ile her zaman anacağımız bir sanatcımız. kendisi gerçek bir yorumcu. şarkıları yaşayarak yorumluyor. sözleri ruhunda hissediyor. onun sesinde ne dinlersek dinleyelim, harika yorumluyor. mesela, mina'nin italyanca olarak söylediği "encora" isimli şarkı ya da haris alexiou'dan dinlediğimiz "eleni", onun sesinde bir başka güzel. bu şarkıları dinlemek için rumeli hisarı konserini kaçırmayın derim. 2005 yazında istanbul'da levent gösteri merkezinde verdiği konserde muhteşemdi. (bkz: levent gösteri merkezi) orada tanıştım. insanlığına hayranım. bu kadar can, bu kadar içten bir insan.
paşa gönlüm isimli şarkısının klibinde zülfikar takmıştı. o zamanlar daha zayıftı.
yine aynı klipte kerim tekin vardı, erhan güleryüz vardı. gitar çalardı.
türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi seslerinden birine sahip insan. yayınladığı albümlerde genelde iyi bir satış grafiği yakalamasına rağmen benim favorim olan albümü, rahmetli onno tunç'la beraber hazırladıkları olay olay, beklenen etkiyi yaratmamıştır. özellikle olay olay, yeni aşk, hep bana şarkıları dinlenmeye değerdir.
"zerrin özer şöyle yaptı"
"zerrin özer böyle yaptı"
"zerrin özer'in kocaman yüreği şefkat dolu kalbi var"
"bir zerrin özer kolay yetişmiyyy" havalarında dolaşarak, "en çok alkışı ben aldım ama engellediler" gibi komplolar hayal ederek, "beni çekemiyorlar" diye etrafta gezerek, "ben dört yapraklı yoncadayım, nükhet de kimmiş, hıh" gibi sözler söyleyerek bir yere varamayacak, antipatik olmaya devam edecektir.
zira gözümde kendisi antipatiktir.
kaç kişi kaldıki zamanın çicek çocuklarından dedirten bir zamanların hippisi olduğu için uzun zaman yanlış anlaşılmış, alışılamamış çok güçlü bir sese sahip kadın şarkıcıdır. ama güçlü olan sadece sesi değildir gülüşüde bu güçten etkilenir ve güldüğü anda 100m2 lik bir alandan rahatlıkla hissedilebilir. evde küçümencik garip köpekler besler ve uzun yıllar sonra aradığı mutluluğun kendinden yaşça küçük bir adamla yakalaması günlerce magazin konusu olmuştur. ama bundan daha vahimi gittikçe popüler kültürün etkisinde kalmaya mahkum, hızlı tüketimlik fast food albümler yapmaya başlamasıdır. hadi kızım zerrin sen özgünsün, özüne dönde adam gibi bişiler söle, herkese kendini beğendirmek zorunda değilsin denmesi gerekendir.
bu akşam trt'de gördüm kendisini, türkü yarışmasında jürilik yapıyordu. söylenen türkülere eşlik ediyordu. hareketli türkülerde oynayıp, duygulu ve ağır türkülerde ise böyle kafasını aşağıya eğip sağ kolunu havada sallıyordu ibrahim tatlıses gibi. bu samimiyetsizliğini görünce sinirden yerimden zıpladım.
bu kadın değil miydi john lennon gözlükleri takan, çiçek çocuk takılıp dünya sorunlarına tepki gösteren?
ben zerrin özer'den devlet kanalına çıkıp israil'e tepki göstermesini beklerim, gazze'de ölen çocuklar için en azından birkaç kelime etmesini isterim, göbek atmasını değil.
kendisinin aklına gelmiyor ama ben onun yerine buraya yazayım;
imagine there's no heaven,
it's easy if you try,
no hell, below us,
above us only sky,
imagine all the people
living for today...
imagine there's no countries,
it isn't hard to do,
nothing to kill or die for,
no religion too,
imagine all the people
living life in peace...
you may say i'm a dreamer,
but im not the only one,
i hope some day you'll join us,
and the world will live as one.
imagine no possessions,
i wonder if you can,
no need for greed or hunger,
a brotherhood of man,
imagine all the people
sharing all the world...
you may say i'm a dreamer,
but im not the only one,
i hope some day you'll join us,
and the world will live as one.
not: programın sadece 10 dakikasını izledim bu yorumları yapıyorum ancak program süresince aklına gelip gazze'de yaşananlar hakkında bir kelime laf ettiyse özür dilerim kendisinden.
tüm üstün müzikal becerisi bir yana, hakkında aklıma kazınmış olan en birinci şey, zamanın birinde bir tv haber bülteninde başından geçmiş bir taciz olayını "ühühühü cimciklemelerle olmuş bir şeydi.. şimdi hakkımda ne derlerse desinler.." şeklindeki sözleriyle iğrenç bir ağlak ifadeyle anlattığı andır. neden böyle bir şeyi böyle bir şekilde anlatma gereği duymuştur bilemiyorum, amma hiç güzel değil idi.