genellikle torbacı veya benzer atraksionların adamlarıdır...ancak belli anahtar kelimelerle anlaşmak mümkün olur bu adamcağızlarla..
(bkz: zenci saat satıcısı diyalogları)
zenci olmaları nedense insanlara saat hakkında güven verir. oysa sattıkları saatler türkiyedeki toptancılardan alınmış çin malı, dandik saatlerdir. bazen üzerinlerinde rolex, vacheron constantin, philippe patek gibi büyük markaları bile görebilirsiniz ama bunlar başarılı birer imitasyondan ibarettir ve kullanmaya başladıktan bir iki ay sonra bozulacak ve tamir edilemeyecektir. zenci saat satıcılarının sattığı adi saatlerden almaktansa herhangi bir işyerine girip düzgün saatler almakta yarar vardır, zira bu insanlar sanılanın aksine, normalden daha yüksek fiyatlardan satış yapmaktadır.
kimi doğuştan şanslı olanlarının sürümden kazanabilecekleri aşikar olan saat satıcılarıdır. ne kadar çok taşyıp sergiliyebiliyorsan o kadar kazanırsın.
laleli'de iü edebiyat fakültesi önünde bolca bulunan insan guruhudur.zencilerden nefret etme sebebidirler.
ergenlik çağında zenci rapçiler tarafımdan çok sevilirdi.malum ergen tripleri asi olunacak ya illa.ama bu saat satıcıları gözümde zencilerin değerini düşürdü allahıma.bi ırk bu kadar mı tipsiz olur yahu.kendimi kandırılımış hissediyorum valla nerde 50 cent nerde bunlar be.
not: bu giri aşırı dozda ırkçılık içerebilir.humanistler tarafından eksi yiyileceğini bile bile yazılmıştır.
taşşak sahibi adamlar afedersin. ulan ben daha kıbrısa giderken on kere düşünüyorum sen kalk allahın kenyasından istanbula gel saat sat.
kendimi düşünüyorum kenya zabıtasından kaçarken olacak iş değil adamların hakkını teslim etmek lazım
aksaray'a gelmeden haseki durağı ve civarında bol miktarda görülen işportacı insanlar.cüsselerine göre sesleri çok tiz olan insanlardır ayrıca.sopa yemekten korktuklarından da fazla çıkarmıyor olabilirler.***
müze sayesinde varlığından haberdar olduğum, yaratıcılıkta sınır tanımayan eski yazar. boşa geçmiş yıllarla kurduğu sapkın ilişkiler özellikle dikkat çekici.