baki gibi bir yeteneği edebiyat dünyasına kazandıran adam.
balıkesir'de doğmuştur.
ıı.bayezid döneminde istanbul'a gelmiş. biri nevruzda ikisini de bayramlarda olmak üzere padişah'a yılda üç kaside vererek geçimini sağlamış. bayezid, bu kasideleri çok beğenerek vezirlerine
zati'ye bir memuriyet vermelerini emretmiş. fakat şairimizin sağır olması sebebiyle memuriyet yerine bursa'da yirmi otuz akçelik bir tevliyet önermişler. hem arkadaşlarından hem de edebiyat dünyasından kopmamak için hem de bir sene içerisinde gerek padişahtan gerek diğer devlet adamlarından daha çok para alabilirim düşüncesiyle zati bunu kabul etmemiş.
şair yaşamak için şiirden başka bir şeylerle de hayatını kazanmaya mecburdu. müneccimzade'den fal öğrenip bayezid camii'nin avlusundaki dükkanlardan birinde remil (kum falı) bakmaya başladı. bu dükkan yıllar geçtikçe genç, hevesli edebiyatçıların buluşma noktası olacak, bu genç edebiyatçılar birer birer şöhret olurken, ki bunlardan en popüleri
baki'dir, zati yine geçim sıkıntılarıyla boğuşacaktır.
sultan bayezid'ın son zamanlarında çıkan karışıklık yüzünden zati'yi koruyan ali paşa öldürülmüş, müeyyedzade ve taci çelebi'de azledilmişler. zati, bu dönemlerde kurtuluşu yine remilde aramış.
yavuz sultan selim padişah olduğunda ona kasideler sunarak biraz para görmüş şairimiz.
kanuni sultan süleyman zamanında ise ibrahim paşa'nın, sonradan
maktul ibrahim paşa, yetiştirmesi
hayali bey, zati'nin ayağını kaydırır ve onu sarayın gözünden düşürür. bundan sonra zati için çok daha zor günler kapıdadır.
1546 senesinde zati, yaşlılık sesbiyle ölür. bir hastalığı yoktur ama yaşlılık, parasızlık gibi sebepler onu ölüme uğurlamıştır. cenazesi başta
aşık çelebi olmak üzere diğer şair dostlarının eşliğinde edirnekapı mezarlığı'na defnedilmiştir.
eserleri:
divanında 3000 gazeli, 500 kasidesi, 1000 rübai ve kıtası, şehrengiz ve lugazları vardır.
şem ü pervâne
hikâyât-ı ahmed ü mahmud
ferhadnâme isimli mesnevileri
sîyer-i nebî
mevlid isimli mensur eserleri
mecmu'at-ül-letâifadlı eserinde ise letâiflerini toplamıştır.