|
|
- kanımca günlük dilin en güzel sözcüklerinden biridir.
her yere gelir, her ortamın adamıdır.
- doğrusu, doğrusunu isterseniz, esasen gibi anlamların yanı sıra,
halihazırda varlığı aleni olan bir durum/olay için de kullanılır.
- kesmeşeker'in kum albümünde yer alan olağanüstü parçalardan birisi...
yaşamdan bahsettin
bölük pörçük anılardan
ucuz şarap içtiğimiz o güvenli kıyılardan
âşık olmak istiyordun yeni baştan
hava soğuk eller cepte
çok değil, üç beş sene evvel
anlamıştık bir kere
biz muhtacız ateşlere
zaten bunca yalan, bunca yaşam,bunca ölüm
arasında yabancı gibi aradım seni aramızda
ne kaderden vazgeçtim
ne de yaşamdan
kırık dökük sevişilen arzu dolu zamanlardan
erken kalkmak zorunda olduğumuz lodoslu sabahlardan
yalnızlığının evinde, ya da malum şehirde
kaç kadeh içmişiz kaybeden partisinde
günlerden hangisiydi
dostum bana geldi
zaten bunca yalan, bunca yaşam, bunca ölüm arasında
yabancı gibi aradım seni aramızda(siyah, 13.06.2007 02:42)
- insanın kendisine yalan söylemek için kullandığı, esas gerekçeleri gizleyen başarılı bir kılıf. bu kelimeden nefret ederim, kişinin kendisine dürüst olmasını engelliyor, kaçamak davranmayı sağlıyor. zaten hava yağmurlu, moralim bozuk, açmayalım böyle konular.
- kabullenilmiş ayrılıklardan sonra en çok kullanılan sözcük.
zaten şu huyu vardı, zaten böyleydi, abi zaten omazdı ki, zaten bi keresinde sunu sunu demişti, zaten zaten zaten..
- çok hüzün veren bir zarf.zarf atıyorsun.yani bu zamana kadar zarf atmışsın.yani ortada birşey yokmuş,bu hayatta yaşamamışsın yaşadığını zannettiğin şeyleri.bu, gelip ,bütün hakikati açıklıyor.diyelim kartondan ev yaptın.yaptığını zannettin.yapardık biz de küçükken.yapamazdım ben de.neyse,not almaya tek tek çıkarırdık,ben çokoprens kutusunu delmişim iki yerden,al sana ev demişim..ev öyle olur zannetmişim.öğretmen şöyle bir bakıp eve,sınıf soğuk mu oldu çocuklar,demiş.sobaya gitti karton ev.öğretmen,zaten yakıcaktık bunları,demişş.
zaten fazla söze gerek yok.hayatın dönüp dolaşıp ucuna dolandığı bu emsalsiz kelime karşısında boynum kıldan ince.hiç sevmiyorum bunu.ağzını burnunu kırasım var.felaket tellalı!kıyamet tellakı!adeta bir tellak gibi,o aslında hiç görünmeyen tabakaları şöyle bir cilalatıyor,parlatıyor,keseliyor,hırpalıyor.gözenekler açılıyor mu,sanmıyorum.
|