|
|
- eski çizgi filmlerle aralarında çok büyük farklar olan çizgi filmlerdir. bu farklardan en büyüğü de takım çalışması sorunudur.
ilk olarak eski çizgi filmleri hatırlamak gerekirse,takım ruhunun hat safhada olduğu anımsanabilir.misal bir zamanın efsanesi olan voltran. voltranda 5 aslan tek başlarına bir halt yiyemez,ancak birleşince düşmanı yenerlerdi. üstelik bir liderlik kavgası veya güç eşitsizliği yoktu.tüm aslan sürücüleri kendi görevlerini yapar,mutlu mesut takım çalışmasının önemini anlatırlardı. he-man keza öyleydi.her ne kadar güçlü olsa da arkadaşlarının yardımına ihtiyacı olur,yeri gelince o pek sallanmayan ortam şebeği orko bile bir işe yarardı.bir de her bölümün sonunda "demek ki öyle yapmayacakmışız,böyle yapacakmışız" diye dersler verilirdi. şirinlerde zaten tam bir yardımlaşma ve dayanışma söz konusuydu. tüm işler imece usulü yapılır,kimse şirin babanın tahtına göz dikmezdi.
bir de günümüz çizgi filmlerine bakalım. örümcek adamı ele alırsak her ne kadar sevdiğimiz bir karakter olsa da havadan gelen yetenekler dahilinde çalışan,yalnız takılan ve zaman zaman fevri hareketler yapabilen bir arkadaşımızdır kendileri. felsefesi taş üstüne taş koymamak olan bu aymaz sağa sola bıraktığı örümcek ağlarını bile temizlememekte,şehri sayesinde bok götürmektedir. "peki ya fantastik dörtlüye ne diyeceksin" diye bağıran çatlak sesleri duyar gibi oluyorum. fantastik dörtlü de zaten isimleri yüzünden kaybetmektedir ilk başta. ayrıca bu arkadaşlar da doğuştan gelen yeteneklerini kullanmakta,taş üzerine taş koymamakta,tamamen tüketici bir toplumun örnek bireyleri olarak gösterilmektedir. x-men zaten tam bir veba,tam bir baş ağrısıdır. yine doğuştan gelme yetenekleriyle ortamlarda takılan,takım çalışması denilen şeyden haberi olmayan,bir de üzerine çocuklara ayrımcılığı ve faşizanlığı alttan alta aşılayan bir çizgi filmdir. çocuklara izlettirilmemesi gereken bir yapıttır ve pokemondan önce bin kere yasaklanması gerekir.
şimdi yine sesleri duyar gibi oluyorum. "bu mudur tek sorunumuz","bunu yapınca istihdam mı artacak" diye içlerinden geçirenleri duyuyorum. fakat sağlıklı yarınlar ancak sağlıklı çocuklarla mümkündür. o yüzden clementine'ler geri gelsin,he-man'e lojman verilsin,şirinler her gün 3 saat yayınlansın. bunlar yapılsın ki çocuklarımız sağlıklı büyüsün,tıpkı bizler gibi arı maya silgilerinden anılar çıkartsın,teneke içinde satılan bakkal bisküvilerini görünce gözleri dolsun.
- zamane çizgi filmleri bireyin öne çıkarmanın yanında başarılı olmak için emek harcamak yerine doğuştan gelen yeteneklerin yettiğini söylerler. voltran'da savaşan üstün kahramanlar değil robottur. birilerinin emek harcayarak tasarladığı ve ürettiği belli olan bir robot. içindekiler de onu kullanmanın eğitimini almış teknisyenlerden başka birşey değildir. yüceltildilerse tamamen bizim görgüsüzlüğümüzdür. oysa günümüzün örümcek adamı radyasyonlu örümcek tarafından ısırılıp bala göte ölmeyip üstüne bir de süper kahraman olmuştur. bu ne kadar gerçekcidir? çocuklarımızı kolay yola sevkedip fellik fellik radyasyonlu örümcek aramaya itmez mi? oysa dönemin kahramanı batman öyle midir. zenginliğiyle öne çıkan bir idol olabilir. ama sonuçda normal bir insandır. satın aldığı teçhizat ve eğitimle mücadele verir. hatta yanına robin diye bi çömez alarak onu da küçükten yetiştirmeye başlamış diğer nesillere karşı vicdani sorumluluk hissettiğini kanıtlamıştır. başka bir örnek transformers gene insan yapımı teknoloji harikasıdır. x-mendeki gibi genlerinizin değişeceğini bekliyeceğinize oturup çalışıp bilim üretin it sıpaları mesajı vermektedir. bir yandan şirinler birliklerinden doğan güçleriyle fiziksel yeteneksizliklerini kapatmış (küçük ve mavi olmaları) hain gargamele her seferinde haddini bildirmişlerdir. demem o ki amerika mevzuya erken uyanıp çizgi filmlerin bile içini boşaltmış durumda. dünya çocuklarına her işin kolay yolu olduğunu oturup beklerlerse birgün şansın onlara da güleceğini ve en büyük olabileceklerini aşılamakta bir yandan da kendileri teknolojilerini geliştirerek uzaya füze sistemi kurmakla meşgullerdir.
- zamane çizgi filmleri artık izleyip de gaza geldiğiniz,üstüne hayaller kurduğunuz o eski çizgifilmlerin ruhunu da içermeyen alınır satılır pazar mallarıdır. transformers'ı izleyip bi yeni model de ben kondursam şu gruba şurdan şurdan evirsem bi kamyonu da adam yapsam diyebileceğiniz ayarda bi örneği de yoktur. artık çizgi filmleri çocuk zekanızı hayal gibi boş işlerle meşgul etmeyip çizgi film karakterlerinin oyuncaklarını, kartlarını, envai çeşit ürünlerini de satın almanız için size gaz vermek amacıyla yayınlanmaktadır. netekim bir pokemons örneğinde görüldüğü gibi, zavallı çocuk bu pokemons ziklerinin ismini, tipini, gücünü, çeşit binbir çeşit akrabalarını takip etmekten yine çizgi filmde kafasına kazılan kurallara göre mahalledeki diğer elemanlarla yarış yapmaktan, bi 5 dakka bulamaz ki oturup da ne mesajlar çıkıyo bundan diye düşünsün. diğer herşey gibi çizgi filmlerin yeni nesilleri de fikirsiz, mesajsız, duygusuz alışveriş aracıdır. çocuklara tek verebildikleri en güçlüye tapmak, harcamak, ve olabildiği ölçüde güçlenip zayıfları ezmek fikridir. aptal bi topluluk olun ki sizi rahat rahat sağalım, yönetelim. aman sakın uyanmayın.amaaan...
(fizalya, 15.04.2005 00:57 ~ 00:59)
|