23 yaşındayım. dışardan bakınca normal gibi hayatım. tıpkı çoğu insanın hayatı gibi.
bu 23 sene boyunca çok defa yanlış yollara saptım, önümü görmez oldum, tökezledim, düştüm. bugüne gelene kadar burnum kanadı, ellerim kanadı, başım ağrıdı, kalbim acıdı. nefessiz kaldım, ağladım. kavga ettim. öfkelendim. 23 yıl lan. her yıl 365 gün. her gün 24 saat... teknik üniversite insanısın sen yap teferruatlı hesabı.
back to the future'u ilk izlediğim zamanlarda ya da biraz evvel takılmaya başladı kafama şu zaman makinesi olayı. yani ben düşünmüştüm önceden ama filmde de görünce yakında çıkar dedim. küçük aklımı buna inandırdım. sadece saklambaç oynayıp tasolarımı arttırmaya yönelik yaşadığım hayat işte o zaman sekteye uğramaya başladı.
önce imkansızlıklar geldi, sonra sorumluluklar, sonra beklentiler... neyse lan küçük emrah entrysi gibi olucak. hemen sapıyorum bu paragraftan.
işte artık nasıl bir mantıkla nasıl olsa zaman makinesine biner geriye dönüp ortalığın amına koyarım, bu hayatta fazla kasmaya gerek yok dedim, iplemedim bu hayatı fazla.
insanlarla iyi geçinmedim. parayı fazla önemsemedim. dost edinmedim. kimseye sevdirmedim kendimi. online oyun oynadım, düzenli 31 çektim, arada spor yaptım. kitap falan okudum ama etütlerde yapacak başka bir şey olmadığından. siklemedim fazla hayatı. fırsatları ittim elimle. kucak açan insanları siktirettim.
bir avare sikim ne tarafı gösterirse o tarafa doğru ilerledim. zorla polemiğe girmedim. bir kıçı kırık aşk adına mecnun gibi erittim dağları, meymetsiz suratıma bakıp da içi ısınan kızı görmezden geldim. ne istediğime dikkat etmeden diledim hayattan nimetlerini. zorla, fütursuzca aldım. bazen yalvararak, bazen zorla. zorla ne lan. sanki mafyayım. ama karizmatik duruyor cümle içinde. siksen silmem.
neyse işte. hep bu zaman makinesine güvendim. ne zaman tam yarrağı yedin apop durumuna gelsem o vakit sihirli hakkımı kullanıp kurtaracaktım kendimi. 2008deyiz ya şimdi. biniceksin zaman makinesine ver elini 2004. üniversiteye yeni geliyorum. geçmişteki kendimi öldürürüm mesela. onun yerine yerleşirim. zaman paradoksu falan sikimde olmaz, ben türküm. yaparım. yani beni bu halimle geçmişe koyacaklar.... offf ulan offf.
işte şimdi 2lik bi öğrenciyim, mezun oluyorum ya. o zaman birinci sınıf derslerinin amına koyar, karizma yapardım mesela. pratikte dört yaş büyük olacağımdan iki üst sınıftan hatun yapar, kral sandığım asistanlarla taşak geçerdim. düzgün bir işe girerdim falan. sonradan akıllı uslu olduğunu öğreneceğim adamlarla dost, yoldaş olurdum. sarhoş geçirdiğim gece oynadığım altta kalanın canı çıksını oynamazdım. belim hala yamuk amına koyyim. sonra sonra helal süt emmiş bi kız bulup evlenirdim. evlenmek misal, abarttım yine.
vakit gece ya durmadan karı etrafında dönüp dolaşıyor entry. halbuki çılgın planlarım karılardan ibaret değil. beş senedir günde on saat bilgisayar başında ot gibi oturuyorum. bu amına koduğumunun bilgisayarını daha baştan hiç almazdım mesela. sinema kulübü olsun, dağcılık kulübü olsun üye olur. grup insanı olurdum. gidip mal gibi en arka sıraya oturmazdım. ortalara kurulur. tey tey silgin var mı muhabbeti yapardım. sabah olan derslere de kalkardım. düzenli beslenirdim. valideyi daha hoş tutardım. her gün iki kere dişlerimi fırçalardım.
hala planlarım var görüyorsunuz. ama umudum gün ve gün azalıyor. ne orospu çocuğu arkeologlar ne götoğlanı isviçreli bilimadamları, ne topoş norveçli balıkçılar ne de tipini siktiğim somalili korsanlardan hala zaman makinesine dair bir ses, seda yok.
her gece dua ediyorum. bilim insanı falan olmayı bile düşündüm sırf bu olay için. bulacaksanız bulun lan artık zaman makinesini. lcd ekrandır, telefondur, bluetoothdur amınıza koyyim. bana bunlarla gelmeyin. artık şakası yok olayın. bildiğin yaşlanıyoruz zaman makinesi olmadan. bulun şunu bi sevindirin.
bahtsızlığın bu kadarı amına koyyim. hayır kesin ben ölürüm kırkım çıkmadan mısır piramidi'nin altından çıkar, cern'dekiler icat falan eder. çok asabileştim.