zaman makinesi  

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. süpermenler filminde bilim adamı vak vok von (bkz: ali şen) tarafından icat edilen alet.
    (organometallic complex, 11.07.2005 18:02)
  2. (bkz: geçmişe yolculuk)
    (mazzo, 11.07.2005 18:03)
  3. (bkz: back to the future)
    (rafael, 11.07.2005 18:50)
  4. (bkz: de lorean)
    (neverwinter nights, 05.01.2006 19:49 ~ 19:49)
  5. gelecekte de olamayacak makine. hani nerde torunlarımızın torunları? niye yazmıyorlar sözlükte bu başlığın altına üç/beş şey. olsaydı binlerce giri olurdu bu başlığın altında. örneğin demezler miydi girilerinde 'lan oğlum 2050 senesinde sözlük çökecek boşuna yırtınmayın. biz zaman makinesiyle geldik. hadi geri gidiyoruz.'?
    (compasino, 05.01.2006 19:51)
  6. (bkz: saat)
    (atavratsilah, 13.01.2006 10:48)
  7. j. richard gott un einstein evreninde zaman yolculuğu adlı kitabında yapılabilirliğini anlattığı makine.
    (zaknafein, 13.01.2006 11:03 ~ 11:03)
  8. zaman kavramını hiçe sayıp zamansızlığı vurgulayan.
    (gülümsün, 13.01.2006 11:03 ~ 13:31)
  9. zamanda ileri gitmeği sağlayabilecek makine. şöyle ki, siz diyelim 200 bin km/saat hızında bir araca bindiniz, hızınız yakın ışık hızına. sizin için geçen 8 saniye normal hayatta 10 saniye gibim birşey. herkes kendi yaşadığı zamanda yaşlandığı için bu farkı hissediyorsunuz. ama bu hızdan sonraki hızlarda bu hız katlanıyor. mesela 280 bin km/saat gibi bir hızda bir saniyede bir saat kazanmak mümkün. peki tam 300 bin km/saate ulaşırsak nolur, bilemem.

    ama zamanda geriye gitmek için böyle bir şans da yok. (bkz: biz ileri gideriz her zaman)
    (gelirsemkal, 03.04.2006 09:54)
  10. yıllar sonra bitirme ödevini ödevsitesinde bulunca anlaşılır değeri..
    (bkz: ibne dinamikçi)
    (bkz: insan kaybedince anlıyor)
    (bkz: zaman)
    (smuredfath, 12.07.2006 23:10)
  11. mümkün olmadığı paradoksla ispatlanabilen olgu.

    eğer bir bilim adamı zaman makinesini icada kalksa ve gelecekte bunda başarılı olursa gelecekteki kendisi günümüze gelerek zaman makinesinin icadı için kendine yardım eder. dolayısıyla bir bilim adamının zaman makinesini yapmaya niyetlenmesi onu yapması için yeterli olması gerekir. şuan bunun icadı için yüzlerce bilim adamı çalıştığına göre hepsi başarısız olacaktır.
    (hansvoralberg, 08.12.2006 01:48)
  12. (bkz: @957345)
    (misuf, 08.12.2006 13:00)
  13. icat edildikten sonra yapılacak tek şey;

    (bkz: sakın o elmayı yeme)
    (genius kusagami, 21.04.2007 13:26)
  14. (bkz: zamanda yolculuk)
    (nothing, 21.04.2007 14:03)
  15. (bkz: hiro nakamura)
    (chicaloca, 21.04.2007 14:05)
  16. (bkz: saman makinesi)
    (boyaci, 27.04.2007 22:07)
  17. (bkz: kadınlar matinesi)
    (thedewil, 27.04.2007 22:24)
  18. (bkz: kahve falı)
    (maddenin katı hali, 27.06.2007 22:12)
  19. en büyük özelliği sürekli sizin yerinize birilerinin istediğiniz yeri kapmasıdır.
    (buz gibi soguk su, 27.06.2007 22:16)
  20. hiçbir zaman icat edilemeyecek olan makina. keza olsaydı haberimiz olurdu dimi? yani biz icat ettiysek gelecektede olması gereken bir makinadır ki o zamanda geri gelir bi şekilde karşılaşmış olurduk. (yıldırım abime teşekkürler)
    (burcumsu, 21.07.2007 22:11)
  21. yapılmasını umduğum makinedir. yapılır mı bilmem ama yapıldığında cep telefonu gibi herkeste olacağını da sanmıyorum. sonra al başına belayı. isteyen gitsin geçmişte birini vursun, sonra tarih değişsin. oh ne ala memleket.

    ayrıca ne o öyle belediye otobüsü gibi canın ne zaman isterse bin, istediğin zamanda in.

    kaptan ile muhabbetler de cabası.
    - kaptan, 1453'ten geçer mi?
    - yok beyamca bu 3004'e gidiyor karşıdan bineceksin ona?
    - sağol evladım...
    (yeşil başlı gövel ördek, 14.04.2008 21:18)
  22. back to the future'da dr. emmett brown'ın bir de lorean'dan yarattığı muhteşem alet. keşke varolsaydı da 1923'e dönüp o muhteşem insanla tanışsam diye geçirirdim içimden. ayrıca marie antoinette'i de görmek isterdim, günahını aldılar yazık ettiler o kadına hocam ya.
    (lamentable belaborment, 15.04.2008 22:50)
  23. bu akşam farkettim ki bu makine yeri geldiğinde araba, kamyon, bisiklet, uçak olabilir. einstein'nın dediği gibi ne sonsuz kütleye gerek vardır ne de ışık hızına. belki yürüme hızı bile yetebilir.

    dağ köylerinden birinde asker düğünü vardı, az önce eve geldim. dağ tepe aşıp gittik. köylü samimiyetiyle hoş geldiniz dediler yer gösterdiler oturduk yemek yedik. insanları, çevreyi şöyle bi inceledim ki kendimi 80-90 larda hissettim. etrafta bir sürü toros araba ve bu arabaların başında umut sarıkaya karikatüründen fırlamış yatık saçlı, kumaş pantolonlu gençler. silah atarak köyün kızlarına caka satmalar, söz konusu kızların düğün kamerası görünce utanması ve tebessüm etmesi. 80'lik ninelerin sigara tellendirmesi. pistin* kenarında dövme dondurma satan adam, sarı 50 watt'lık ampulle aydınlatılmış tezgahında çekirdek, fıstık, şeker vb. satan amcan...

    o ve diğer benzeri köyler hep geçmişten geliyor. bizse sadece bi kaçına yada yazık ki hiç birine tanık olamıyoruz. oysa zaman makinası elimizin altında kullanmasını bilmiyoruz, farkında değiliz.

    *: çok amaçlı köy meydanı. bayram yeri, düğün pisti, pazar yeri vb.
    (uçan tavuklar kümesi, 07.08.2008 00:34 ~ 00:36)
  24. gelecegim görülmesi sacmalıktır fakat gecmişi görmek pekala mantıklı. olan biteni tekrar görmemizi saglaması veya olmak isteyipte olamadıgımız bi yerde yasananları aynen aktarması muhtemel makine
    var mıdır
    bence vardır
    (srcan, 07.08.2008 00:45 ~ 00:46)
  25. 23 yaşındayım. dışardan bakınca normal gibi hayatım. tıpkı çoğu insanın hayatı gibi.

    bu 23 sene boyunca çok defa yanlış yollara saptım, önümü görmez oldum, tökezledim, düştüm. bugüne gelene kadar burnum kanadı, ellerim kanadı, başım ağrıdı, kalbim acıdı. nefessiz kaldım, ağladım. kavga ettim. öfkelendim. 23 yıl lan. her yıl 365 gün. her gün 24 saat... teknik üniversite insanısın sen yap teferruatlı hesabı.

    back to the future'u ilk izlediğim zamanlarda ya da biraz evvel takılmaya başladı kafama şu zaman makinesi olayı. yani ben düşünmüştüm önceden ama filmde de görünce yakında çıkar dedim. küçük aklımı buna inandırdım. sadece saklambaç oynayıp tasolarımı arttırmaya yönelik yaşadığım hayat işte o zaman sekteye uğramaya başladı.

    önce imkansızlıklar geldi, sonra sorumluluklar, sonra beklentiler... neyse lan küçük emrah entrysi gibi olucak. hemen sapıyorum bu paragraftan.

    işte artık nasıl bir mantıkla nasıl olsa zaman makinesine biner geriye dönüp ortalığın amına koyarım, bu hayatta fazla kasmaya gerek yok dedim, iplemedim bu hayatı fazla.

    insanlarla iyi geçinmedim. parayı fazla önemsemedim. dost edinmedim. kimseye sevdirmedim kendimi. online oyun oynadım, düzenli 31 çektim, arada spor yaptım. kitap falan okudum ama etütlerde yapacak başka bir şey olmadığından. siklemedim fazla hayatı. fırsatları ittim elimle. kucak açan insanları siktirettim.

    bir avare sikim ne tarafı gösterirse o tarafa doğru ilerledim. zorla polemiğe girmedim. bir kıçı kırık aşk adına mecnun gibi erittim dağları, meymetsiz suratıma bakıp da içi ısınan kızı görmezden geldim. ne istediğime dikkat etmeden diledim hayattan nimetlerini. zorla, fütursuzca aldım. bazen yalvararak, bazen zorla. zorla ne lan. sanki mafyayım. ama karizmatik duruyor cümle içinde. siksen silmem.

    neyse işte. hep bu zaman makinesine güvendim. ne zaman tam yarrağı yedin apop durumuna gelsem o vakit sihirli hakkımı kullanıp kurtaracaktım kendimi. 2008deyiz ya şimdi. biniceksin zaman makinesine ver elini 2004. üniversiteye yeni geliyorum. geçmişteki kendimi öldürürüm mesela. onun yerine yerleşirim. zaman paradoksu falan sikimde olmaz, ben türküm. yaparım. yani beni bu halimle geçmişe koyacaklar.... offf ulan offf.

    işte şimdi 2lik bi öğrenciyim, mezun oluyorum ya. o zaman birinci sınıf derslerinin amına koyar, karizma yapardım mesela. pratikte dört yaş büyük olacağımdan iki üst sınıftan hatun yapar, kral sandığım asistanlarla taşak geçerdim. düzgün bir işe girerdim falan. sonradan akıllı uslu olduğunu öğreneceğim adamlarla dost, yoldaş olurdum. sarhoş geçirdiğim gece oynadığım altta kalanın canı çıksını oynamazdım. belim hala yamuk amına koyyim. sonra sonra helal süt emmiş bi kız bulup evlenirdim. evlenmek misal, abarttım yine.

    vakit gece ya durmadan karı etrafında dönüp dolaşıyor entry. halbuki çılgın planlarım karılardan ibaret değil. beş senedir günde on saat bilgisayar başında ot gibi oturuyorum. bu amına koduğumunun bilgisayarını daha baştan hiç almazdım mesela. sinema kulübü olsun, dağcılık kulübü olsun üye olur. grup insanı olurdum. gidip mal gibi en arka sıraya oturmazdım. ortalara kurulur. tey tey silgin var mı muhabbeti yapardım. sabah olan derslere de kalkardım. düzenli beslenirdim. valideyi daha hoş tutardım. her gün iki kere dişlerimi fırçalardım.

    hala planlarım var görüyorsunuz. ama umudum gün ve gün azalıyor. ne orospu çocuğu arkeologlar ne götoğlanı isviçreli bilimadamları, ne topoş norveçli balıkçılar ne de tipini siktiğim somalili korsanlardan hala zaman makinesine dair bir ses, seda yok.

    her gece dua ediyorum. bilim insanı falan olmayı bile düşündüm sırf bu olay için. bulacaksanız bulun lan artık zaman makinesini. lcd ekrandır, telefondur, bluetoothdur amınıza koyyim. bana bunlarla gelmeyin. artık şakası yok olayın. bildiğin yaşlanıyoruz zaman makinesi olmadan. bulun şunu bi sevindirin.

    bahtsızlığın bu kadarı amına koyyim. hayır kesin ben ölürüm kırkım çıkmadan mısır piramidi'nin altından çıkar, cern'dekiler icat falan eder. çok asabileştim.
    (apoptosis, 19.12.2008 04:00)
 sayfa  / 2