öncelikle bir hatayı düzeltelim, bu ürünün adı "zafer gazoz" değil,
zafer gazozu'dur.
eskiden, çok eskiden denizli'de hemen her sokakta leziz, içmeye doyamayacağınız içme suları durmaksızın akan artezyen çeşmeleri bulunurdu. bu yüzden bu kentte yaşayanlara, "bir zaman gelecek suya para vereceksiniz." deseniz size bir taraflarıyla gülerlerdi. öyle ki adında deniz olmasına rağmen kendisinde deniz olmayan bu kentin altı görünmez bir tatlı su deniziydi ve belki de adı bu özelliğinden geliyordu. bu artezyen çeşmelerinin eskisi denli olmasa da hâlâ gürül gürül akanları mevcuttur; çatalçeşme, günbattı, pelitlibağ çeşmeleri hâlâ gelip geçenlerin susuzluğunu gidermektedir sanırım.
üstelik bu çeşmelerin her birinden ayrı lezzette su akardı. örneğin salt suyundan içmek için cankurtaran'a dek yol gidip vali çeşmesine uğrayanlar vardır (sanırım hâlâ vardır). işte delikliçınar meydanı'ndan istiklal'e doğru giderken sol tarafınızda kalan eski bir binanın bahçesinden çıkan artezyen suyunu gazoz yapmak için kullandı kendine meslek arayan biri, zafer gazozu da (daha doğrusu eski zafer gazozu) böyle doğdu.
aslında gazoz yapmak için başka kentlerdeki yatırımcılardan farklı bir şey yapmıyordu. içine diğerleriyle aynı katkı maddelerini koymuş olsa da nedense ürettiği gazoz başka bir tatta oluyordu. bunun nedeniyse bahçesinden çıkan suyun tadındaki farklılıktı. böylece zafer gazozu'nun ünü yayıldıkça yayıldı, hatta istanbullu, izmirli, ankaralı ve bursalı zengin kimselerin özel arabalarını göndererek kasa kasa bu gazozdan aldıklarına dair efsaneler yayıldıkça yayıldı.
öyle ki bu şehirde zafer gazozu'nun tadına alışarak büyümüş aklı evvel veletler, aileleriyle başka şehirlere gittiklerinde bir mekâna oturup da gazoz istediklerinde, garsonun getirdiği uludağ yahut sair marka gazozdan bir yudum alınca "bu ne lan, böyle gazoz mu olur? bozuk bu!" deyip şişeyi yere çaldıkları da rivayet edilir.
neyse efendim, gel zaman git zaman zafer gazozu'nun sahibi vefat etti, fekat iki oğul birbirleriyle anlaşamadılar. sonunda sermayeyi ikiye bölüp ayrılmaya karar verdiler. biri eski yerinde kaldı, diğeri şehir dışına bir yere gidip "yeni zafer gazozu" adıyla farklı şişeyle yeni bir gazoz üretmeye başladı. ancak işin sırrı eski fabrikanın bahçesinden çıkan suda olduğundan tahmin edeceğiniz gibi osuruk gazozlardan hiç farkı yoktu, ama eskisi efsanesini sürdürmeye devam etti.
bir başka "efsane ürünler" programında görüşmek üzere saygılarımı sunar, mutlu günler dilerim.