her yerde kullanabileceğiniz bir deyim...
zıkkımın köküne inmek için de adam olmak gerek...insan olmak gerek
zıkkım izin verir mi ki sandınız kendisine ulaşmayı ...kolay mı ulaşmak
zıkkım bu
nesiler boyu acı çektirir bi kerem ve kökünü yiyen bir daha iflah olmazmış derler eskiler...
zıkkımın kökü!!!
zıkkımın kökü!!
zehirli zakkum bitkisinin, daha da zehirli olan kökünden bahsedilmektedir. ayrıca bu bitki zehirli olmasına rağmen bazı kanser hastalıklarına da şifadır.
muzaffer izgünün yaşam öyküsünü anlattığı kitabı. aynı zaman da memduh ün yönetmenliğinde menderes samancılar'ın oynadığı nefis bir film. izlenmeli. izlerken gözleriniz dolabiliyorsa komünist olma eğilimleri taşıyorsunuzdur. 'bu ne lan, bu nasıl film?' diyorsanız amerikan filmlerine devam.
nedense kadınlar daha yumuşak yürekli oluyorlar. bir kadın sesi konuyu hallederdi.
- n’apsın çocuk ekmek parası kazanacak, zıkkımın kökünü yiyecek değil ya!..
muzaffer izgünün hayatını anlatığı romandan uyarlanan en çok ödül almış olan memduh ün filmi.emre akyıldız (muzo) ve menderes samancılar'ın başrollerini paylaştığı filmin müziklerini cahit berkay yapmıştır.
türk sinemasının yüz akı, izlenesi bir filmdir.
bunu izleyenler karpuz kapuğundan gemiler yapmak'ı da izlesindir.
zakkum'un kökünden gelen laf. oldukça acı olan zakkum'un yaprağını keçi bile yemezken, kökünü yemenin insana nasıl bir yüz ifadesi kazandırdığını düşünmek bile korkutucu.
dershanedeki fizik öğretmenimiz devamlı enteresan(yalan valla) espriler yapar..son yaptığı espriye dayanamayan arkadaşımızla hocamız arasında şöyle bi diyolog geçer..
h:hoca ö:öğrenci
ö-hocam zıkkımın kökü nedir..?
h-......?
ö- ık kök içinde zm..
h-eheh bak bu da yetişiyo arkamdan..
muzaffer izgü'nün kendi hayatını anlattığı romanıdır. bu eser, macit koper tarafından senaryolaştırılmış ve memduh ün tarafından 1993 yılında sinemaya aktarılmıştır. 1949'dan bir sahne ile başlar film ve geriye doğru ilerler. menderes samancılar (muzo'nun babası) ve emre akyıldız (muzo) oynar esas kişileri. müzikler de cahit berkay'a ait.
film hakkında, çeşitli tanıtım ortamlarında:
"türk sineması'nın son dönem yüz akı filmlerinden biri. muzo, trahomlu ağabeyi sefa, sık sık işsiz kalan babası ve aileyi idare eden annesiyle, adana'da bir gecekonduda yaşamaktadır. duygulu ve balonlara hayran bir çocuk olan muzo, karşı eve taşınan çiftle samimi olur."
veya
"muzo, adana’nın bir gecekondu mahallesinde ailesi ile birlikte yaşayan küçük bir çocuktur. babası, çeşitli işlere girip çalışan yumuşak başlı bir adamdır. annesi cefakar bir anadolu kadını, abisi ise onunla aynı okula giden haşarı bir çocuk. babası, muzo’yu abisinden daha fazla sevmektedir. çünkü muzo, derslerine ve kitaplarına daha düşkündür. abisi de onun tam tersine tembel ve haylazdır. çok duygulu bir çocuk olan muzo, ailesinin geçim sıkıntısı yüzünden, tatil zamanlarında çeşitli işlere girip çalışarak onlara destek olmaya çalışır. bu islerden en sevdigi ve zevk aldığı ise, sinemada gazoz satmaktır. sinemanın makine dairesindeki film parçalarini ekleyen muzo, çok geçmeden sinemanın büyüsüne kapılır..."
denmektedir. ama sakın ola bunlara bakıp izleme/izlememe kararı vermeyin.
bambaşka bir anlatım. çok güzel, ağırbaşlı. gerçekten son dönem yüz aklarından biri, şurda arada kaybolan güzelim başlıklar gibi. aldığı ödüller:
1993 adana altın koza en iyi film ödülü
1993 asturias en iyi yönetmen ödülü
1993 udaipur en iyi film ödülü
1993 sur en iyi film ödülü
1993 paris en iyi film ve çocuk sineması ödülleri
1993 mannheim en iyi film ödülü
1994 tokyo en iyi film
muhakkak izlemeli ve çocukluğa şöyle bir yollanmalı.
17 ekim 2007 turkiye yunanistan maci'nın devre arasında trt2'de dikkatimi çekmiş ve maçın ikinci yarısını izlemememi sağlamış çok güzel film. nitekim maçı izlememekle çok şey kaçırmamışım.
msn'de sınıftan bir arkadaşımla konuşurken kavga sebebi olan söz.
konuşma böyle idi.
ucgen: mrb napıyosun
özge: napayım yaa ole takılıyom. birazdan yemek yiyecem.
ucgen: hmm. ok .afiyet olsun. sonra grşz
özge: ok. grşzz.
arada bir saat gecer.
ucgen: naptın yedin mi ?
özge: neyi
ucgen: zikimin koku.(tamamen alıkşkanlıktan , o zamanlar türkçe karakter kullanmıyordum.
sözlüge üye olana kadar.)
özge: ucgen düzgün konuş. hatta biz senınle hiç konuşmayalım.
ucgen: niye bee kız ben ne yaptım şimdii( o sırda gozler yukarda yazılanlara takılır. haaa str
nettim ben.)
ucgen: ya özge ben onu demek istemedim. wallahi yaa. aaa nereye gitti bu kızz.
inanmiyorum. silmiş beni.
muzaffer izgü'nün, kendi hayatını anlattığı, filmi de çekilmiş romanı..otobiyografi denemez çünkü gençlik döneminde-tam yaşını hatırlamıyorum zira kitabı okuduğum yaşı bile hatırlamıyorum, o derece küçüktüm- bir trene binip şehirden ayrılmasıyla sona erer..
mutlaka okunması, okutulması gereken kitaplardan diye düşünürüm...