1. zerafetin, zarifliğin rengi olarak kabul edilir beyaz.** işte bu nedenle beyaz giyermiş eski dönemlerin zarifleri. bunlar arasında zerafet olayını abartıp kış günü bile beyaz giyenlere de kinaye maksatlı söylenmiş bu söz. bazı cahiller zürefa değil zürafa derler ki siz öyle demeyin**
  2. önceden durumu iyi olan kimsenin sonra konumunu kaybettiğinde uygun olmayan, yavşakça davranışlar sergilemesi durumunda söylenen söz
  3. içi kaz tüyüyle kaplı olan montların, paltoların geçerli olduğu günümüzde kışın da pekala giyilebilir bir renktir beyaz aslında. tabii bu söze ilham olan şey kışın keten ceket pantalon giymeye yeltenen bazı akılsız kişiler olabilir.
  4. sanıldığının aksine zerafet ile alakası olmayan, günümüzde fukaranın düşkünü.. , zürafanın düşkünü.. gibi türevleri olan, şu an ilk kullanıldığı zamanlardaki anlamından, çok farklı anlamlarda kullanılan söz öbeği.

    bu cümle aslen osmanlıdaki zürefa yani bizdeki lezbiyen kelimesinden gelmektedir. o dönemlerde partner arayan lezbiyenler beyaz gömlek ve beyaz fular takarak bekar olduklarını belli ederlermiş. zürefanın düşkünü yani lezbiyenin azmışı, kışın karda çamurda bile beyaz giyer diyerek, bir özlü söz söylemekten çok, mevcut bir gerçeği kafiye ile sunarmış, bu cümleyi sarfeden eski insanlar.
  5. osmanlı yılda bir kere fakir, düşkün kimselere beyaz kıyafet verirmiş. bu kimseleri de tiye almak amaçlı zürefa denirmiş söz de burdan kaynaklı zamanla semantik aşınmalara uğrayıp zürafa haline dönüşmüş.

    kaynak: mustafa isen'in sohbetlerinden.
  6. en fazla farklı anlamlara çekilen atasözlerinden biridir.
    beyaz giyer kış günü, alışkanlıklarından vazgeçmez anlamında ama kim, ne zaman sorusu herkesce farklı yorumlanıyor.
    zürefa; kibar, zarif, hatta sosyetik gibi anlamlara gelir.
    düşkün ise bazılarında, meraklısı anlamında kullanılsa da, düşmüş, zor durumda kalmış anlamındadır.
    buradan bağlayın işte benim de kafam döndü ne biçim laf bu.