|
|
- nedenini niyesini sorgulamadığım, hiç bitmesin istediğim bir klasik.
not: başlık üstüme kalmış. olsun.
- özellikle her yaz gelen akrabaların getirmesiyle işin bokunun çıkması olayıdır.türkiyeden dönerken götürdükleri türk kahvesi,çekirdek ve bu gibi şeylerden pek bir farkınında olmadığı hali açık ortadadır.
bide sırf bu çikolatalar yüzünden komşu çocuklarının evin kapısını bolca aşındırması olayı da vardır ki oldukça sinir bozucu bir hadisedir.onlar çikolatalarıyla geldiği sürece kapınız hep daha fazla çalacaktır.
- en sevdigimdir.özellikle kalın çikolatasının içinde badem,fındık ve üzüm bulunandan getirirlerse..
bu çikolataların tümü genellikle free shoptan alınır.adam manyak mı mesele taa alamanyadan çikolata taşısın.
- yurtdışından gelenin baileys getirmesinden daha az makbuldür.
- bunun bir de japonlar tarafından getirilenleri var ki sadece çikolata ile sınırlı olmayan, gofretimsi pastamsı böyle balık, çoluk çocuk şeklinde şeylerdir. oldukça değişik tadları vardır. şahsen afiyetle yiyorum diğer taraftan da üstünde yazılanların(japonca) hiç birini anlamadığım için "acaba ne var ki içinde bunun?" diye düşünmeden geçemiyorum. sadece çikolata ile sınırlı kalmadıkları sürece çok iyi oluyor şahsen ben yunanistandan getirilen kestane şekerine bayılmıştım.(olsa da yesek)
(bkz: yabancılarla çalışmanın faydaları)
- bu durumun aslı yurtdışından gelenden çikolata istenmesidir.
- her sene getirdiği tavşan şeklinde kocaman çikolata ise 20 yaşındaki bir bünyeyi dahi çocukça zıplatabilecek bir olaydır. adamı çocukluğuna döndürür.
- gelen almanya'dan geliyorsa, bolluğu ve ucuzluğu nedeniyle çikolatayı tercih ediyordur getirmek için.
- çikolatayı getirerek çok büyük sevap işliyordur. ama kıytırık bir çikolata getirirse herkesi şimdi buna mu layık gördün bizi triplerine sokar o ayrı.
- (bkz: eskiden milka mı vardı)
(bkz: milka haribo gurbetçi hediyesidir)
|