sucuklu yumurtalı pazar kahvaltıları, "daaze simiiit" diye bağrınan simitçiler, tavşan kanı çay, ekmek arası köfte, sucuk, döner, dürüm ve sokaktan gelen korna sesleri...
şu an almanya'da sucuklu yumurta yiyerek sabah kahvaltımı yaparken düşündüm de, herşey bulunuyor ama şöyle en yakın arkadaşlarınla vur patlasın çal oynasın bir fasıl yapmak pek imkanlı olamayacak sanırım.. devası için.. (bkz: ucuz havayolu şirketleri)
ezan sesinin de arasında gelegeldiği liste. monitör karşısında geçen gecelerin ardından bir nevi yat borusu anlamında kulağınızı tırmalayan saba makamındaki efsunlu besteyi güneş doğmasına rağmen duymayınca, uyuduğunuz uyku da tuzsuz yemek gibi olur.
tek başına kalanlar için sevgi dolu ve derinden sarılmak.sarılacağınız bu kişi anne olabilir,kardeş olabilir,sevdicek olabilir,arkadaşın olabilir ama sonuç olarak birisine sarılmak o an sevildiğin hissini alabilmek.yurt dışında kalan birkaç arkadaşım da aynı şeyi söylemişti tabi gitmedik bilmiyoruz,olmayadabilir.
kokoreç
kızılkayalar hamburgeri
hayri usta dürümleri
midye dolma
kadıköy vapuru
fayton
emirgan sahilindeki çay bahçesi
kilosu 1 ytlye kadar düşebilen hamsi
kanun sesi
fasıl
nevizade
işkembe
kelle
paça
beyazıt sahaflar
moda sahilinde içki şişesinin dibini görmek
efes pilsen
yeni rakı
haydari
pastırma
edirne tava ciğer
çiğbörek
çiğ köfte
samsun 216
nargile
türk kahvesi
kaymaklı ekmek kadayıfı
lokum
memleketteyken değerini bilemeyip sıradanlığından dem vurduğumuz şeylerin, yurt dışında düşünülmesiyle dahi gözümüzden yaşlar getirterek hayıflanmamıza neden olan, ah lan şimdi olaydı dememizi sağlayan duygular, metalar, kişiler bütünüdür efendim. acı koyar insana. ama memlekete döndüğünüzde gavur memleketinde uğruna gözyaşı döktüğünüz o şeyler yine kaldığı yerden sıradanlığına devam eder ki, işte o bizim serseriliğimizden başka birşey değildir.
dolmuşta, orada, burada alakasız insanlarla yapılan sohbetler. hiç tanımadığınız insanlarla olan dertleşmeler. bir de ne olursa olsun "benim çöplüğüm" diyebilme.