eskiden beridir silmeye çalıştığımız tam da yavaş yavaş silmek üzere olduğumuz, insanımız hakkındaki yanılgıydı.. geçtiğimiz 4.5 yılda gelinen durum en başa dönülmesi durumudur.. emeklerimiz yalan olmuştur..
(bkz: şahtık şahbaz olduk)
(bkz: ben dün bunu gördüm)
tam bir haftadır italya'da tüm görenlerin arapça konuşmaya çalışması sonucu ingilizce karşılık vermemle türk olduğumu anlatmaya çabalamam sonucunda yaşamış olduğum yanılsamadır. peşinize takılıyorlar aman dikkat.
avrupalı; kültürlü, bilgili, aydın, okuyan, yazan adamlar he mi?
zamanında karılarını bekaret kemerleriyle koruyan, sadakati, iffeti bilmeyen..haçlı savaşlarında türk eti yiyerek beslenmenin uygun olup olmayacağını tartışan bu zavallılar evet şimdi bizim milletimizi arap zannediyorlar..başlarımızda fesle, ellerimizde tesbihle dolaşıyoruz zannediyorlar..
ve biz..
biz de onları medeni, temiz, bakımlı, kültürlü insanlar zannediyoruz..
ibret!
bunlar atatürk'ü gay, fatihi hıristiyan yaparlar bir de kapılarında yalvarmamızı isterler..bakmak ve görmek ve ibret almak lazımdır..zira onlara nasıl yanlış gösteriliyorsak biz, onlar da bize yanlış gösterilmektedir..
şahsım adına çok rahatsız edici olmayan, böyle sananlar adına gerçekten vahim olan durumdur. iran'da arap devleti sanılır, her çekik gözlü japon veya çinli sanılır böyle uzayıp gider.
5-6 yaşlarındayken dünyayı iki parçadan ibaret sanırdım. biri bizim taraftı, bizim ülkemizdi, diğer parça ötekilerindi. dünyada bir biz türkler bir de ötekiler vardı. ama ben 5-6 yaşlarındaydım. yani mazeretim var. başlıkta geçen söz konusu yanılgının sahipleri benim 5-6 yaşlarındayken yürüttüğüm mantığın bir değişik modelini yürütürken tek mazeretleri 'bilmem uydururum' ya da 'her duyduğum masala inanırım' olsa gerek.
ülkeye her gelen yabancının karşısına türk kültürü adı altında dansöz çıkarılmaya devam edildikçe asla değişmeyecek olan sanı
zira dansöz arap kültüründendir
avrupalının sanıldığı gibi bilgili, kültürlü değil sike sürülecek aklı olmadığını gösteren durumdur. tatile gitmeyi iyi biliyorlar ama türkiye'ye. abd ise bahsetmeye bile değmez.
başıma gelmiştir oyundan tanıştığım bir ispanyol bana nereli olduğumu sordu bende türk olduğumu söyledim bunun üstüne " demek arapsın " dedi biraz köpürdüm sert birşekilde arap olmadığımı belirttim. türk olduğumu söyledikten sonra bana demek arapsın demesi ap ayrı birşey...
biz kendimizi arap sandığımızı düşünürsek, onların geleneklerini, dillerini, yaşam tarızı "din" adı altında yediğimizi düşünürsek, bizi dışardan gören gözlerin yapması çok muhtemel ve kusurlu bulamayacağımız davranışlarıdan biridir...
bahsi geçen "yurtdışı" ülkesindeki insanların bilgisizliğinden kaynaklanır. nasıl bizim ülkemizdeki bazı insanlar tüm abd vatandaşlarını plazalarda yaşayan, jakuzilerinde viskisini yudumlayan kişiler olarak biliyorsa; gördüğü senegalli, tunuslu, amerikalı, avrupalı zencilerin hepsine "arap" deyip geçiyorsa diğer ülkelerde de türklerin deveyle gezen insanlar olduğu yanılgısı vardır. oysa ki web tarayıcısına www.google.com yazıp images'ı işaretledikten sonra turkey yazmak buradaki halkın yaşam fotoğrafı hakkında bilgi almak için fazlasıyla yeterlidir. ben şahsen merak ettiğim ya da hakkında emin olmadığım bir ülke için böyle yapıyorum. hatta bazen wikipedia'dan okuyorum neymiş ne değilmiş diye. açıkçası birçok ülkede türklerin karaçarşaflı develi sarıklı tipler olduğunu sanan insanlara karşılaştım. hararetle ülke tanıtımı yapmak gibi bir zorunluluk da hissetmedim. genellikle kendileriyle bu teknoloji çağında 3 adım ötesindeki ülkenin neye benzediğini bilmemeleri hususunda dalga geçtim, yerin dibine girdiler. sinir bozmaya değmez.
her tursiti potansiyel orospu gören kişilerce şikayet edilmemesi gereken durumdur. bizimki nasıl onu anlama ihtiyacı hissetmiyorsa o da bizimkini takmıyordur.
kızdığımız köpürdüğümüz bir durumdur.ama çoğumuz da suriyedeki insanların çarşaflarla dolaştığını sanır.ancak gidilip görüldüğünde ağzımız açık bakarız."biz sizi böyle sanıyorduk,siz böyleymişsiniz"derken aslında iltifat etmektir amacımız.ama söylediğimiz şeyin "yahu biz sizi şu kadar yobaz sanıyorduk,neyse beklediğimizden daha iyiymişsiniz gene yaa" demekten ve gizli bir aşağılama tınısı taşımaktan farkı yoktur.avrupalılar da türklere aynı muameleyi yapıyor.sonuç:herkes kendini diğerinden üstün görmeye meyilli ve karşı taraf hakkında bilmeden araştırmadan kulaktan duyma önyargılar ediniyor.tabi basın yayın da bu durumu körüklüyor.filmlerde türkler kara çarşaflı gösteriliyor,mimari olarak yalnızca camilere vurgu yapılıyor.bizaat new york times'da boğaz köprüsü diye ifşa edilmiş bir haliç köprüsü resmi gördüm.işte iki kıtayı birbirine bağlayan köprü adı altında haliç köprüsünün kötü bir açıdan çekilmiş kalitesiz bir fotoğrafı vardı.
herhangi bir türk filminde de ben takım elbiseli,sakalsız bir arap görmedim.eğer arap karakterler varsa şalvarlı,çember sakallı olurlar,eşleri de(1den fazladır) kara çarşaflı.yani bize yapıldığından yakındığımız her türlü haksızlığı biz de yapıyor,aynı önyargıları başkaları için taşıyoruz.
'yurt dışındaki insanların türkleri arap sanması' cümlesini biraz inceleyelim. burada sıkıntı duyulan konu, yurtdışında yaşayan bu kimliğin belirsiz insanların bizi kendilerinden aşağı görmeye çalışma eğiliminin ifade edilmesi. arap sanılmak, onlardan aşağı bir yerlerde olmak anlamında algılanıyor olmalı ki, bu duruma gösterilen tepki açıklanabilsin.
şimdi cümleye devam edelim.arap sanılmaya, araba benzetilmeye olan hoşgörüsüzlüğümüz zihnimizdeki şu düşünceyi açığa çıkarıyor ki, biz araplardan üstünüz,veya öyle olduğumuzu bilmek istiyoruz. yani bu tepkiyi gösterenlerin kafasında şöyle bir hiyerarşi var : ' yurt dışındaki insanlar - biz - araplar ' kafamızda kurduğumuz bu hiyerarşide bizden üstteki yurtdışılılar bize nasıl davranıyorsa, biz de benzemek istemediğimiz araplara aynını yapıyoruz tepkiyi bu şekilde ifade ederek, bunu görmek çok mu zor ?