yunus emre 

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. yunus emre andolu topraklarında yetişmiş tüm zamanların en önemli humanistlerindendir.yaşama olan bakışı ve felsefesi ile tüm anadolu insanlarının kişiliğini temellendirmiş, yıllardır soluğunu koruyan eserleriyle ölümsüzler arasında yerini almıştır.mezarlıklarda rastlanabilecek şu etkileyici dizelerine rastlamak mümkündür:
    mal sahibi, mülk sahibi
    hani bunun ik sahibi
    mal da yalan, mülk de yalan
    var biraz da sen oyalan.
    (nonscholasedvitadiscimus, 03.05.2004 20:03)


  2. ilim ilim bilmektir
    ilim kendin bilmektir
    sen kendin bilmezsen
    ya nice okumaktır dizelerinin sahibi büyük türk tasavvuf şairi
    (agust bocuu muittin, 06.05.2004 17:38)
  3. anadolu üniversitesi'nin baba kampüsünün adı.
    (excalibur, 10.09.2004 10:03)
  4. anadolu'da tasavvuf geleneğinin önde gelen isimlerinden biridir. bektaşi tarikatindendir. hocası tapduk emre'ye senelerce hizmet etmiş ve bu hizmeti dillere destan olmuştur. senelerce susan bir insan konuşmaya başlarsa böyle başlar dedirten sadelik ve güzellikte ari bir türkçe ile şiirler söylemiştir. zamanın ilimlerine sahip bilge bir insandır. türkiyenin pek çok yerinde ona ait olduğu iddia edilen kabirler vardır. en meşhurları eskişehir ve karaman'dadır. ben ise şeyhi tapduk emre ve tapduk emre'nin şeyhi barak baba'nın da kabirlerinin bulunduğu afyon'un sandıklı ilçesinde olduğu kanatindeyim. barak baba'nın şeyhi sarı saltuk'da kendi adını taşıyan saltuk ilçesinde sırlanmış bulunduğu için yunus emre'nin kabrinin sandıklı'da olması daha mantıklı görünmekte.
    (anky, 10.09.2004 12:02 ~ 12:03)
  5. ataköy de adını vermiş olduğu birde yunus emre kültür merkezi vardır.
    (benbirküçükcezveyimköşebucakgezmeyim, 24.09.2004 17:33)
  6. ilim ilim bilmekdür
    ilim kendin bilmekdür
    sen kendüni bilmezsin
    yâ nice okumakdur

    okımakdan ma'nâ
    ne kişi hakk'ı bilmekdür
    çün okıdun bilmezsin
    ha bir kurı emekdür

    okıdum bildüm dime
    çok tâat kıldum dime
    eri hak bilmez isen
    abes yire yilmekdür

    dört kitabun ma'nası
    bellüdür bir elifde
    sen elifi bilmezsin
    bu nice okımakdur

    yigirmi dokuz hece
    okısan ucdan uca
    sen elif dirsin hoca
    ma'nası ne dimekdür

    yûnus emre dir hoca
    gerekse var bin hacca
    hepisinden eyüce
    bir gönüle girmekdür
    (selam kelamı, 06.04.2005 02:17)
  7. kendini tanımanın ne kadar önemli olduğunu, büyük bir gerekesinim olduğunu bu kadar fazla vurgulayan başka bir insan yoktur sanırım.
    (hell guardian, 12.09.2005 12:35)
  8. aslında zamanında kimseyle konuşmayan ve sadece kendisiyle ilgilenen ve insanlara karşı çok kötümser davranan biri olduğu iddaa edilen oysaki bize bunların tam tersi anlatılan insan ...
    (aziz, 04.10.2005 03:08)
  9. (bkz: @587919)
    (gelecegim, 02.12.2005 23:56)
  10. iki eseri vardır:
    risayet-ün nushiye(öğütler kitapçığı)aruz ölçüsüyle yazılmış 573 beyitlik nir mesnevidir.ruh,kanaat,gazap,sabır,haset,cimrilik,akıl gibi konularda öğretici öğüt verici görüşler içerir.
    (leo, 01.01.2006 21:35)
  11. (bkz: la ilahe illallah)
    (palantir, 21.03.2006 21:54)
  12. yunus emre, anadolu'da tasavvuf akımının ve türkçe şiirin öncülerindendir. insan sevgisine dayanan bir görüşü geliştirmiştir.

    yaşamı konusunda yeterli bilgi olmadığı gibi çeşitli kaynaklarda anlatılanlar da birbiriyle tutarlı değildir. yunus emre'nin nerede, hangi yılda doğduğu kesin olarak bilinmiyor. kimi kaynaklarda, anadolu'ya doğu'dan gelen türk oymaklarından birine bağlı olduğu, 1238 dolaylarında doğduğu ve 1320'de eskişehir'de öldüğü belirtilir.

    yunus emre şiirlerinde insan, tanrı, birlik, sevgi, yaşama sevinci, barış, evren, doğum, ölüm, erdemlilik gibi temaları büyük bir ustalıkla işlemiştir. yunus'a göre insanla tanrı arasında özdeşlik vardır ve tanrı'ya ulaşmanın tek yolu sevgidir. yunus emre, sevgiyi tanrı ve onun yarattığı tüm varlıklara karşı duyulan bir yakınlık olarak anlar. sevginin ereği tanrı'ya, ölümsüz olana kavuşmak, onun varlığında bütünlüğe ulaşmaktır.

    yunus emre'nin dilinde bilge kişinin adı "eren"dir. eren barış içinde yaşamayı, bütün insanları kardeş görmeyi, kendini sevmeyeni bile sevmeyi bilen kişidir. onun gönlü yalnız sevgiyle, dostluk duygularıyla doludur. erenin gözünde insan bir küçük evrendir, büyük evren ise tanrısal tözün kuşattığı sonsuz varlık alanıdır.

    araştırmalara göre şiirlerinin toplandığı "divan" ölümünden yetmiş yıl sonra düzenlenmiştir. anadolu'da "yunus emre" adını taşıyan, ondan çok sonraları yasamış başka şairlerin yapıtlarıyla karışan şiirlerinin bir bölümü dil incelemeleri sonunda ayıklanmış, böylece 357 şiirin onun olduğu konusunda görüş birliğine varılmıştır. yunus emre'nin dil, siir ve düşünce bakımından özgünlüğü ve etkisi, ilk düzenlenen divan'daki siirlerinde çok net görülür.

    not:alıntıdır.
    (great dilemma, 24.03.2006 13:59)
  13. türk edebiyatının en büyük şairlerinden biri.hayatına dair çok fazla şey bilinmemektedir.
    yaşadığı inanç sistemi; tasavvuf ve vahdet-i vücud.bu inanaç sisteminde tek varlık allahtır.eşi benzeri yoktur.
    (sahra, 24.03.2006 15:23)
  14. insan kişiliğini en güzel dizelerle anlatan şairimizdir. bilinen ve dışa yansıyan özelliklerimiz sadece çok küçük bir parçamızdır. yunus emre'nin dediği gibi:

    beni bende demen bende değilim
    bir ben vardır bende benden içeri.
    (sunflower, 10.09.2006 20:11)
  15. moğol baskınına uğramış bir anadolu şehrine, baskının hemen ardından gelen yunus, gördükleri karşısında dehşete düşer ve "gül deren elleri gördüm" şiirini yazar ve kanımca en güzel eseridir.

    teferrüç eyleyi vardım, sabahın sinleri gördüm
    karılmış kara toprağa, ol nazik tenleri gördüm

    kimi gamda kimi şadman, yatarlar sinnide pinhan
    boşanmış damar akmış kan, batmış kefenleri gördüm

    yaylalar yaylamaz olmuş, kışlalar kışlamaz olmuş
    bar tutmuş söylemez olmuş ağızda dilleri gördüm

    kimisi zevk-ü işrette, kimi saz-ü beşarette
    kimi bela vü mihnette, dün olmuş günleri gördüm

    kimi zarı kılıp ağlar, zebaniler canın dağlar
    tutuşmuş sinleri o'da, çıkan tütünleri gördüm

    kimisi boynunu eğmiş, tenini toprağa salmış
    anasına küsüp gitmiş boynun buranları gördüm

    yıkılmış sinleri dolmuş, hep evleri harab olmuş
    kamu endişeden kalmış, ne düşvar halleri gördüm

    soğulmuş kara gözler, belirsiz olmuş ay yüzler
    kara toprağın altında gül deren elleri gördüm

    yunus bunu kanda gördü, gelip size haber verdi
    aklım vardı bilim şaştı, netekim bunları gördüm


    ne zaman ırak veya dünyanın başka bir yerindeki katliamları görsem hep aklıma bu şiir gelir ve ne zaman "birleşmiş milletler" denilen göstermelik kurumdaki kuklaların bu katliamlar karşısında susuşlarını görsem hemen "bar tutmuş söylemez olmuş ağızda dilleri gördüm" dizesi dökülür temiz ağzımdan.
    (kör kuyu , 26.11.2006 21:16)
  16. aşk tasvirinde son noktayı koymuş büyük insan...

    ne varlığa sevinirim
    ne yokluğa yerinirim
    aşkın ile avunurum
    bana seni gerek seni
    (kedikara, 03.01.2007 01:59)
  17. ben ayımı yerde gördüm
    ne ararım gökyüzünde
    benim yüzüm yerde gerek
    bana rahmet yerden yağar

    ne denirki bu sözlerin üstüne..
    (bronx, 08.01.2007 18:13 ~ 21:57)
  18. "ete kemiğe büründüm, yunus diye göründüm" der, düşündürür.dil yalın, mana derindir;
    bir sinek bir kartalı,
    salladı vurdu yere,
    yalan değil gerçektir,
    ben de gördüm tozunu.
    (sühanyesihan, 16.01.2007 22:45 ~ 22:54)
  19. ismi her şehirin ya bir caddesine,ya da bir mahallesine muhakkak verilen büyük şahsiyettir.yunus un anlamı;
    yun: yıkamak
    us: akıl

    yunus: yıkanmış,arındırılmış akıl anlamına gelir ve isimle şahısın birbirini tamamlamasına iyi bir örnektir.
    (peacemaker, 01.02.2007 09:02)
  20. insanları doğru yola çağıran bir derviş, gerçeğin ardı sıra dolaşan bir mistiktir.

    yunus emre'ye göre;tanrı’ya kulluk etmenin asıl amacı, kendini o’na beğendirmek olup, bu da gönülleri kırmamakla, onları onarmakla mümkün olabilir. insana gösterilen saygı ve sevgi, bir bakıma tanrı’ya gösterilmiş demektir.
    üzerinde durduğu başlıca konular; gönül kırmamak, hiçbir canlıyı incitmemek, gönül almak, büyüklük taslamamak, geçimli olmak, bilgili olmak. bunları da şu dörtlüğü ile özetlemiştir;

    “bir kez gönül yıktın ise,
    bu kıldığın namaz değil,
    yetmiş iki millet dahi
    elin yüzün yumaz değil”
    (asasdas, 05.06.2007 03:52)
  21. ey erenler pazarım var / hal ehline hal satarım / terazim tartım yoktur benim / doyumuna bal satarım;
    kalbur üstü söz söylerim / lafımı gül ile peylerim / aslı sitemi neyleyim / ben dikensiz gül satarım.

    [bu esere bizim köyün telefon rehberinde rastladım altında anonim yazıyor idi ve lakin ben bunu söylese söylese,
    bizim yunus - bizim yunus* söylemiştir dedim ve..]
    (bee veil, 29.06.2007 16:58)
  22. okudukça daha da çok sevdiğim yüce insan, şair, düşünür.söylemeden geçemem:


    cennet cennet dedikleri
    birkaç köşkle birkaç huri
    isteyene ver onları
    bana seni gerek seni

    başka söze gerek var mı?
    (odium generis humani, 08.08.2007 01:30 ~ 01:31)
  23. yunus emre'ye selam

    selam olsun, anadolu'nun orta yerinden, türkiye halkının bağrından dünyaya seslenmiş olan yunus emre'ye;
    halkı seven, halkın sevgilisi olmuş yunus emre'ye;
    halkın ağzından konuşmuş ve halkı kendi ağzından konuşturmuş yunus emre'ye;
    türkçe, insanca ve yunus'ça olmanın sırrını, yani gerçek şiirin sırrını bulmuş yunus emre'ye;
    yüreğini, düşüncesini, ezenlere karşı, ezilenlerden yana koymuş yunus emre'ye;
    sevgiyi, insanlığı yücelten, tanrılaştıran, tanrıyı alçak gönüllere, insanlığa, sevgiye indiren yunus emre'ye;
    insanları birliğe, dirliğe, doğruluğa, barışa çağıran, yaşamayı seven, ama ölümden korkmayan yunus emre'ye;
    şairler şairi, insanlar insanı, garipler garibi, dostlar dostu, türkmen kocası yunus emre'ye 1971 yılı türkiye'sinden selam olsun!

    sabahattin eyüboğlu
    (dirk, 22.09.2007 02:17)
  24. eskişehirli seyyah, ozan.
    (tikulti ninurta, 22.09.2007 03:39)
  25. klasik tarzı dışında şiirleri de vardır;

    çıktım erik dalına
    anda yedim üzümü
    bostan ıssı kakıyıp
    der ne yersin kozumu

    uğruluk yaptı bana
    bühtan eyledim ona
    çerçi de geldi aydur
    hani aldın gözünü

    kerpiç koydum kazana
    poyraz ile kaynattım
    nedir diye sorana
    bandım verdim özünü

    iplik verdim cullaha
    sarıp yumak etmemiş
    becid becid ısmarlar
    gelsin alsın bezini

    bir serçenin kanadın
    kırk katıra yüklettim
    çift dahi çekemedi
    şöyle kaldı kazanı

    bir sinek bir kartalı
    salladı vurdu yere
    yalan değildir gerçektir
    ben de gördüm tozunu

    bir küt ile güreştim
    elsiz ayağım aldı
    güreşip başamadım
    gövündürdü özümü

    kafdağından bir taşı
    şöyle attılar bana
    öylelik yola düştü
    bozayazdı yüzümü

    balık kavağa çıkmış
    zift turşusun yemeğe
    leylek koduk doğurmuk
    baka şunun sözünü

    gözsüze fısıldadım
    sağır sözüm işitmiş
    dilsiz çağırıp söyler
    dilimdeki sözümü

    bir öküz boğazladım
    kakladım sere kodum
    öküz ıssı geldi der
    boğazladın kazımı

    bundan da kurtulmadım
    nideyim bilemedim
    bir çerçi de geldi der
    kani oldum gözgümü

    tosbağaya sataştım
    gözsüz sepek yoldaşı
    sordum sefer nereye
    kayseri'ye azami

    yunus bir söz söylemiş
    hiç bir söze benzemez
    münafıklar elinden
    öter mana yüzünü
    (anka, 24.09.2007 10:23 ~ 10:24)
 sayfa  / 2