1.balinalardan, ılık ve sıcak denizlerde sürüler durumunda yaşayan, boyları 3 m ye kadar erişebilen, memeli deniz hayvanı (delphinus).
2.bir erkek ismi
delphinus 'the dolphin' ya da 'yunus', pegasus'un batısında yer alan eski bir
takımyıldızıdır.
bazı kaynaklarda adı 'arion' olarak geçer. eski çağlarda iki tane arion
olduğu rivayet edilmektedir.biri yunan mitolojisine göre m.ö. 8. yüzyılda yaşamış olan müzisyen ve şairdir.masallarda arion'un gelmiş geçmiş en büyük müzisyen olduğu söylenmektedir. şairler
adası lesbos'da ( midilli adası ) yaşayan arion, adadan ayrılıp korinthos'a (eski
yunanistan'da atina'ya 18 km. uzaklıkta bir şehir) gitmiş. korinthos'un yöneticisi
periandros'la dost olmuş ve oranın halkını da sanatıyla etkilemiştir. arion sanatıyla yalnız
ün değil, para da kazanmıştır. bir süre sonra korinthos'tan sicilya'ya (italya) gider.
sicilya'da kaldığı süre içinde servetine servet katmıştır.
yaşı ilerleyince korinthos'a geri dönmek ister. sicilya'da kazandığı servetini
güvenli bir şekilde götürmek gibi büyük bir problemi varmış. bu yüzden güvendiği
korinthoslu bir tayfa ile anlaşır. ama güvendiği tayfalar denize açıldıktan sonra arion'un
altınlarına ve parasına el koymayı planlamışlardır. denize açıldıktan bir süre sonra
tayfaların niyetini anlayan arion, en azından hayatını bağışlamaları için yalvarır. o gece
rüyasında bilgelik ve doğruluk tanrısı apollon'u görür. bunu hayırlı bir şey olarak
yorumlar. tayfalar arion'u denize atmak isterlerken, onlardan son bir defa saz çalmasına
izin vermelerini diler. sazını o kadar güzel ve dokunaklı çalmış ki, apollon'un kutsal
hayvanları olan yunuslar onu dinlemeye gelmişler. arion ezgisini bitirince, kendini denize
atar. dalgalar arasında boğulmak üzere olan arion'u bir yunus balığı sırtına alıp
yunanistan kıyılarına götürür.
tanrı apollon da arion'un sazıyla üzerinde yolculuk ettiği yunus balığını
ödüllendirmek için gökyüzüne yerleştirir.
masallarda adı geçen diğer arion ise denizler tanrısı poseidon ile toprak ve ürün
tanrısı demeter'in (bkz. virgo) oğludur. demeter ve poseidon'un oğlu arion'un, yunus
takımyıldızının mitolojik masalıyla bir ilişkisi yoktur.
bu takımyıldızının ismi daha çok poseidon'la ilişkilidir. deniz tanrısı poseidon'un
sarayında elli tane su perisi vardı. bunların tümünü nereus dünyaya getirmiştir. bu yüzden
bu periler 'nereidler' olarak bilinirlerdi. poseidon onların çoğuna karşı ilgisizmiş. bir eş
bulması gerektiği zaman, aralarından denizde yaşamaya alışkın olanlarından birini eş olarak
seçmeye karar verir. poseidon'un ilk seçimi elli nereid'in ilki olan thetis'tir. poseidon
thetis'in dünyaya bir oğlan çocuğu getiremeyeceğini öğrenir. poseidon'un evlik için
sonraki seçimi thetis'in kız kardeşi olan amphitrite'dir. amphitrite, poseidon'la evlenmek
istemez, atlas dağlarının ardına kaçar. poseidon, amphritite'yi kendisinin su altı krallığına
eşi olarak geri dönmesi için ikna etmek üzere çok sayıda haberci gönderir. bu görevde
başarılı olan delphinus'tur. amphiritite, delphinus'un yalvarmaları sonucunda ikna olup,
poseidon'un sualtı krallığına, kraliçe olarak geri döner. poseidon, delphinus'u
başarısından dolayı ödüllendirerek gökyüzüne takımyıldız olarak alır.
hristiyanlığın ilk yıllarında delphinus, isa'nın çarmıhı olarak da adlandırılır.
denizlerin en çok sevilen hayvanı olan yunus, genellikle balık sanılır. oysa sürekli gülüyormuş gibi duran bu canlı, insanla beraber memeli hayvan sınıfına girer.
memelilerin ortak özelliklerinden biri salgı bezleri, tüyler ve kıllarının olmasıdır. insan ve yunustan ortak bir örnek verecek olursak, ikisinde de süt bezleri olduğunu görürüz. insanların vücudunun belli yerlerinde kıllar bulunur. yunusların ise vücutlarındaki kıllar ve tüyler, sudaki sürtünmeyi azaltmak için zamanla kaybolmuştur. sadece ağız çevresinde çok yakından bakıldığında görülebilen bıyıkları kalmıştır.
insan ve yunusun en önemli ortak noktası beyin yapısı ve büyüklüğüdür. 67.5 kg ağırlığındaki bir insanın beyni, 1. 450 kg'dır. 135 kg ağırlığında olan şişe burunlu bir yunusun beyni de 1.700 kg'dır. buna göre insan beyninin vücut ağırlığına oranı yüzde 2.1, yunusun ki ise yüzde 1.17 gibi yakın bir orandır. insan ve yunus beyninin dış tabakası değişik hücreler içeren altı kattan oluşmuştur.bu, fare ve maymunda dört kattır.
her yaştaki insan, kendisine masaj yapılmasından ve sırtının kaşınmasından hoşlanır. yunus da pürüzsüz cildini pürtüklü yüzeylere sürterek kaşınmaya çalışır. akvaryumlarda yaşayan yunusların bakıcılarına sırtlarını fırçalayarak kaşımaları için, adeta yalvardıkları gözlenmiştir.
hangi yaşta olursa olsun, insan zevkle oyun oynar. yaşa göre oyunlar farklılık gösterir. yunus da oyun oynamayı çok sever. bir deniz kabuğu ile saatlerce oynayabilir. çevresindeki insanları da oyunlarına eşlik etmeye çalışır. öyle ki, akvaryumlardaki bakıcılar, gösterilerin bir anda yunuslar tarafından yönlendirildiğini farketmişlerdir. yunuslar basketbol, beyzbol oynayabilir. çeember içinden atlayıp, kuyrukları üzerinde geri geri gidip, şarkı söyleyip, su balesi yapabilirler. insanlar da yunuslar da bazı balık çeşitlerini, karidesleri ve mürekkep balıklarını severek yer. öyle ki, yunuslar bu besinleri çiğnemeden yutarlar.
yunus da insan gibi yalnız yaşamaktan hoşlanmaz. sayıları sekiz ile yüz arasında değişen gruplar halinde yaşarlar.
insan, en çabuk öğrenen canlıdır. yunus da özellikle haz duyduğu davranışları yirmi kez hatta daha az tekrarla öğrenebilir. yunusun öğrenme hızı insana çok yakındır. öğrenme aşamasında yunusların birbirleriyle yardımlaştıkları gözlenmiştir. aynı zamanda çevrelerine karşı çok ilgili oldukları da bilinmektedir.
insana çok yakın ilgi duyan yunuslar gemilerin pruvalarındaki dalgaların yardımıyla su kayağı yaparlar. insan gibi solunum yapan yunus, akcigerlerine hava göndermek için başının üstündeki püskürtme deliğini kullanır.
dişi yunus doğum yapacağı zaman, gruptaki arkadaşları onun etrafını çevirip bekler. yavru yunus, doğar doğmaz annesi ilgilenmezse, teyze yunuslardan birinin yardımıyla yavru su yüzüne çıkarak ilk soluğunu alır. yavru yunus doğduğunda, anne yunus keskin komik dişleriyle göbek bağını koparır. yunusun da insan gibi göbek deliği vardır.
yavru, yunus topluluğunca büyük bir sevinçle karşılanır. diğer dişiler zaman zaman yavru ile ilgilenmeye devam ederler. grubun en yaşlı üyesi bile (yetişkin erkek) bir yavrunun oyun isteğine karşı koyamaz.
insan topluluklarında olduğu gibi bu canlılar arasında da bazılarının diğerlerine göre daha saygın ve önemli olduğu gözlenmiştir.
islığa benzer sesler çıkararak konuşan yunuslar, insanlar gibi duydukları sesin kime ait olduğunu hemen anlarlar. ve birbirlerinin konuşmalarını asla kesmezler.
ingiliz zoolog vincent truncatus, türü yunusların birbirleriyle karşılaştıkları zaman, aynı insanlarda olduğu gibi selamlaştıklarını saptamıştır. janik, bu tür yunusların en geç üç saniye içinde kendilerine verilen selama aynı şekilde yanıt verdiklerini gözlemleyip, sualtı mikrofonlarıyla kaydetmiştir.
çiftleşme dönemlerinin dışında birbirlerini kollar ve gözetirler. bir yardım çağrısı alır almaz, sıkıntıda olan arkadaşlarının yardımına koşarlar. bu, genellikle solunum ile ilgilidir. su yüzüne ulaşmasını sağladıkları yunus iyileşinceye kadar, yanından ayrılmazlar.
uçak şirketi ve hava kuvvetleri mühendislerinin aşağı california'da yaptıkları deneylerde yunus topluluklarının bir sorunla karşılaştıklarında en az iki kez öncü yunuslar göndererek bilgi topladıkları görülmüştür. bu bilgilere göre çözüm üretip, buna göre davrandıkları gözlemlenmiştir..
gay olanları da varmış,insan gibi zevk için seks yapan tek memeli hayvan imiş,başka erkekle ilişkiye girebilmek için kendi yavrularını bile öldürdükleri olurmuş..muş da muş.
ismi yunus emre olup da gençliğine kadar kendisine emre diye hitap edilmiş evlatların, gençlik yıllarında ortam yapma çabası ile gün ışığına çıkan isimleri. son yıllarda emre isminin sıkça karşımıza çıkması ve hatta aynı arkadaş grubunda birden fazla emre olması durumunun sıkça görülür olması, emrelere alternatif isimler bulunması gerekliliğini getirmiş, ismi özünde yunus emre olan emre'ler de yunus'a geçiş yapmayı tervih edebilir hale gelmişlerdir. zira, yunus, emre'den daha hoş bir isim olarak görülmesi daha olası bir isimdir diyebiliriz.
boğaz'da martıyız, marmara'da yunus * sloganına konu olmuş deniz memelisi.
marmara denizi'nde birkaç sene öncesine kadar bolca görülmekteyken artık tek tük rastlanır olmuştur.
çiğ süt emmiş olan insanoğlunun mezalimine maruz kalmış kendi dünyalarında insanoğlu ile dost olduğunu düşünen akıllı deniz memelileridir. ancak insanoğlu ile yakın bağlar kurmaya çalışıyor olmaları, onlara zorda kaldıklarında yol gösteriyor olmaları, vahşi deniz canlılarından koruyor olmaları ve bizlere karşı arkadaş canlısı olmaları çok da akıllı olmadıklarını gösteriyor.
http://www.glumbert.com/... ( yazarın notu: yunuslara yapılan türlü işkenceler var. kolay etkilenen yapınız varsa izlemeyin.)
yunuslar koca derya içinde olup da deryadan su içemezler. içme suyu ihtiyaçlarını yedikleri balıklardan karşılarlar. insandan farklı olarak bilinçli soluk alırlar, yani bu da yunusların hiçbir zaman bizler gibi uyumadığını her zaman beyinlerinin bir kısmının uykuda bile çalıştığını anlatır.
denizaltıların sonar sistemleri yunusların haberleşme ve çevrelerini tanımak için kullandıkları ses dalgalarından basit bir kopyadır. yunusların gönderdikleri ses dalgaları kilometrelerce ötedeki cisimlere çarpıp geri gelir. bu sayede o cismin uzaklığı, boyutları ve ağırlığından haberdar olur bu tatlı memeliler.
bu adı taşıyan, eski türk filmlerinde ve yedi karanfil albümünde karşımıza çıkan melodi. bora ayanoğlu bestesidir. bu eser bir zamanlar murat göğebakan'ın şefkatli kollarında söz buldu, pavyona düştü.
(bkz: ay yüzlüm)
muhtemelen adı yunus olan bir türk tarafından geliştirilen görsel programlama dili. şimdilik iddialı gözükmese de (ki bu istediğimiz bir şey) böyle girişimler beni umutlandırıyor, ya da umutlanmak istetiyor. adresi de vereyim tam olsun: http://sourceforge.net/...
atalarının karada yaşayan hayvanlar oldukları bilimadamları tarafından keşfedilmiştir. bunun kanıtı olarak da süzgeçlerindeki ayak parmak kemiklerine benzeyen kemikler ve embriyo sırasında gövdede kuyruk sokumunda çıkan küçük bir uzuv. daha sonra bu uzuv içeri çekilerek kaybolur.
zaman zaman gemilerle yarışacak kadar hızlı yüzen, son zamanlarda istanbul boğazı'nda da sıkça gördüğümüz, halkımızın yunus balığı diye tabir ettiği aslında memeli olan sevimli deniz canlısı.