hani böyle akar da gidersiniz ya bir şeyin peşinden.. başınıza bir şey gelir mi, kıçınızı kırar mısınız bilmeden, düşünmeden. kısrak gibi koşarsınız ya. işte o zamanlarda arkanızda, ötenizde, berinizde bir yerden bitiverir bu perimsiler..
"yapma ulen, dangıl, dağıtıcan kaseyi, kendine gel" derler.. o sakin ses bi' düşünmenize yol açar.. sonra o kan ter içindeki koşuşturmanın manasızlığını anlar da durursunuz..
açarsınız kapağı, anason kokusu dağılır dört bir yana, cızırtılı ..
ya da beceremez yuları tutmayı, siz yine dıgıdık dıgı.. olmaz işte o zaman.. bu da buraya yazılmaz zaten.
e ben de yazmadım zaten..