balkan yarımadasının batısında yer almış olan ve daha sonra dağılan eski doğu bloku ülkesi. halkın çoğunluğu köken olarak slavdır. zira yugoslav kelime anlamı olarak da "güney slavları" demektir.
ünlü yugoslav iktisatçı branko horvat'ın "josip" adlı kitabındaki iddiasına göre ab, sloven ve hırvat liderlerle görüşmüştür. şayet sırbistan, bosna, karadağ ve kosova gibi fakir bölümleri olmasa ab'ye girebileceklerini belirtmiştir. birlikten ilk ayrılanlar da bu ikisi olmuşlardır.
tito zamanında birbiriyle kanlı bıçaklı olma potansiyeli olan milletler barış içinde yaşamıştır. aslında ırkçılığın yada ırka dayalı savaşların ne kadar gereksiz olduğunun , tepeden yönlendirildiğinin kanıtıdır yugoslavya. bir gün önce kapı komşusu olan birbirine yemeğe giden asla sen müslümansım ben hristiyanım, sen boşnaksın hırvatsın ben sırpım demeyen insanlar avrupanın göbeginde biribirinin bogazına yapışmış onbinlerce masum boşnak ve hırvat katledilmiştir sırplar tarafından. insan kendi kendine soruyor madem bu kadar düşmanlık vardı bu milletler arasında nasıl olduda yarım asır tek kurşun atmadan kardeşçe yaşadılar ya da madem bu insanlar yarım asırdır kardeşçe yaşıyordu kim ne yaptı da soykırımlar yaşandı. batı tarzı özgürleştirildiler desem ayrıca bugün yaşanan ırak örneğini sunsam herhalde biraz daha derin düşünür herkes bu konuyu.
osmanlının oraya yerleştirdiği felsefeyi tasfiye etmek için yüz yıla yakın bir süre uğraşan emperyalistlerin 90 lar itibariyle bu emellerine ulaşarak tarihe gömdüğü bir zamanların güzide devleti.
yaşadığım yerdir... herkes tito yu çok fazla özlemektedir... yakında kosovanın da ayrı bi devlet olmasıyla parçalanma son bulacaktır... zaten geriye pek fazla bişey kalmadı...
dr. halim çavuşoğlu'nun hakkında detaylı bilgilere erişmemizi sağladığı ülke...
oldurulan ve öldürülen
yugo - slavya
tarihsel miras “etnik” çekişme ve “kültürel” çeşitlilik tarafından karakterize edilen balkanlar’da, yugo-slav (güney-slav) nüfuslarının birlik hareketi, 19. yüzyıl başlarında ortaya çıktı. ilkin, osmanlı’ya isyan niteliğinde beliren hareket, zamanla güçlendi ve ı. dünya savaşı’ndan (1914-18) sonra zaferini kesinleştirdi. yugo-slav devleti; karadağ’ın sırbistan’a katılmasıyla oluşan “ilk” birliğe, avusturya-macaristan egemenliğinden kurtulan hırvatistan, slovenya ve bosna-hersek’in eklenmesiyle gerçek oldu.
1948'de stalinizm'i terk ederek yıkılışına kadar kendi sosyalizmini uygulayan ülke.. bu dönemde hem ekonomik yardım almak hem de olası bir sovyet istilasına karşı batıya yaklaşmıştı. bu yakınlık kütürünü de etkileyerek, diğer sosyalist devletlerin aksine, batı kültürünün etkisi altında kalmasına neden olmuştu.
1976 yılında avrupa futbol şampiyonası'na ev sahipliği yapmış ülke..
1992 yılındaki turnuvadan ise iç savaş nedeniyle çıkarılmış, yerine tatilden toplanan danimarka milli takımı turnuvaya dahil edilmiştir..
muhabbet arasında adını telaffuz eden yugo-zombileri duygulandıran, hatta kimsenin olmadığı kuytu köşelerde ağlatan, dış güçlerin dayattığı mikro etnik milliyetçilikten anası ağlamış ve hala ağlamaya devam eden, her karış toprağı parça pincik edilmiş, cebren ve hile ile bu güzelim vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş nostaljik ülke(m).
macaristan, çek cumhuriyeti, slovakya, polonya, beyaz rusya başta olmak üzere (bu devletlerin çoğunun refah seviyesi pek iyi olmasa da en azından avrupa birliği üyeleri ve hiçbir aktif politik çekişme ve istikrarsızlık içerisinde değiller) diğer komünist devletler gibi komünform a üye olmayıp sscb nin hegemonyasını taa ki yıkılışına kadar kabul etmeyip öte yandan her türlü yalakalığı yapmış (bkz: nam) ve şahsi fikrime göre politik bazda hata yapmış, çok güvendiği batı avrupa bloğundan çok ağır bir darbe yemiş, nüfusun önemli bir kısmını teşkil eden boşnaklara hiç bir şekilde değer vermeyip, devletin üst kademelerine kadar getirmeyerek, eğitim, sağlık, hukuk, mal mülk edinme gibi sosyal hizmetlerden gereği gibi yararlanmalarına engel olmuş, müslüman kimliğini taşıyan halkı sürekli ezip içten içten toplumda ikilik yaratmış ve bu takındığı tavır ile ileride doğacak olan sırp-hırvat militarizminin ve faşizminin tohumlarını atmış devlet. öyle ki sırbistan denen doğu bloğunun şımarık veledi kendisini bu devletin varisi olarak görmüştür.
boşnak kesim hâlâ nesini arıyor bu devletin ve tito zamanının hiç anlamıyorum? bugün bilge kral deyip yas tuttukları aliya izzetbegovic in hayatı tito zamanında hapislerde geçmiştir.
bir zamanlar taş gibi sporcuların çıktığı, (özellikle basketbol ve futbol alanında) benim de atalarımın memleketi olan eski bir ülke. şimdi 6 7 parçaya bölündü.
topraklarında doğmadım doğamadım bu ülkenin , doğanı bildim, tanıdım, yaşadım .. tek bildiğim acı, hep acı , yıllarca acı.. bitmeyen tükenmeyen acı..
bu acılar yaşanmasaydı doğucağım topraklar bu topraklar olucaktı yaşıcağım çocukluk bu ülkede geçicekti, aşık olucağım ilk erkek burada olucaktı.. uzağı yakını heryeri acı, gözyaşı, ayrılık, gurbet, ölüm, savaş bu kelimelerin hepsimi bir arada olur..
birçok farklı etnik topluluğu bünyesinde barındıran bir ülkeydi. bütün bu topluluklar titonun zekası ve karizması sayesinde yıllarca barış ve huzur içinde yaşayabildiler.
bağlantısızlar bloğunun en önemli ülkelerinden biriydi, belki de birincisiydi. yugoslavya modeli denen farklı bir sosyalizm anlayışıyla yönetildi. altı cumhuriyet (sırbistan, hırvatistan, slovenya, bosna hersek, makedonya, karadağ) iki özerk (voyvodina, kosova) bölgeden oluşmaktaydı.
avrupa'nın dördüncü büyük ordusuna sahipti.
tito'nun ölümünden kısa süre sonra siyasi ve ekonomik sıkıntılar başladı. ülkeyi birarada tutan tito artık yoktu ve hemen hemen bütün cumhuriyetlerde yönetime kafatasçılar geldi. bir bir bağımsızlıklarını ilan ettiler. slobodan miloseviç yönetimindeki sırbistan ülkeyi birarada tutmak bahanesiyle komşu cumhuriyetlere saldırdı ve kan gövdeyi götürdü. 14 mart 2002de imzalanan anlaşmayla varlığı resmen sona erdi. (bu anlaşma ocak 2003te yürürlüğe girmiştir).