kampüsteki eski ve devasa bina u şeklindedir. bu u nun ortasındaki boşluk öyle büyüktür ki , bu boşluktaki ağaçlar nedeniyle u nun bir kolundan bakınca diğer kol görünmez. binaya diğer ikisine göre daha uzun olan kısmından girdiğinizde uzayıp giden kapılar, pencereler ve kubbe şeklindeki tavan garip bir perspektif hissi verir insana. duvarlar 1 metre kalınlığında olduğundan pencereler önünde önünde oturulacak yerler oluşmuştur. o binayı boyamaya çalışan amcalara acır insan...
kampüste yeni tamamlanan ve bu sene hizmete giren yabancı diller binası da görülmeye değer.
hafif metronun da bir durağı aynı zamanda.
askeri kışla olduğu dönemlerde komutanların bir jipi söktürüp içeride birleştirterek içinde jiple dolaştıkları rivayet edilen bir binaya sahip ytü kampüsüdür. hatta bahçedeki büyük kuyunun da topkapı'ya çıktığı rivayet edilirdi.
bunun dışında köpekerkil bir yerdir,bu kampüste köpeklerin (kinaye yok,bildiğiniz köpek) egemenliği vardır. çete halinde dolaşır,öğrencileri korkuturlar.
evime 5 dakika olmasına rağmen 1 saat uzaklıktaki yıldız kampüsüne tercih etmiyeceğim kışla formatındaki ytü eğitim binası. mühendisler ilk senelerini zorunlu olarak burada okurlar. bir nevi vatan borcudur. bazı öğrenciler davutpaşa kampüsünün varlığını kayıt olurken öğrenirler. "beşiktaş'da okıyacam alemlere akacam!" duygusu yerini yıkılmışlığa bırakır. böylece öğrenci şekle şemale sokulur ayağını denk alır. buraya gelmek için 3 vasıtayla aktarma yaparken, karda kışta eve dönme gayesiyle saatlerce otobüs beklerken ya da vahşi davutpaşa köpekleri tarafından kovalanırken hep aynı duygu oluşur yeni yetme öğrencinin kafasında "bir an önce mezun olmalıyım bu lanet olasıca yerden!" ya da "what the fuck is going on here?!"
(bkz:
ytüdeki zenciler)
bildiğim kadarıyla türkiyenin en uzun koridoruna sahip binasını içine bulunduran kampüs. hakikatten gidilip görülmesi gereken cok enteresan bi yapıdır. koridorlarında yazın hocaların çocuklarının bisiklete bindiği, paten neyin kaydığı söylenir.
içinde yabancı diller yüksekokulu, fen edebiyat fakültesi, eğitim fakültesi ve kimya metalurji fakültesini barındıran, insana nerdeyim ben dedirten kampüsümsü orman. ayrıyetten okula ulaşmakta pek güç bir iştir.
şöyleki :
eğer otobüs kullanıcaksanız okula zaten en az yarım saat uzaklıkta bi yerde oturuyorsunuz demektir oda trafik olmazsa ki trafik her daim sıkışıktır.o yol bi çiledir helede 75 e bindiyseniz vay halinize.
yok ben metroyla geliyorum derseniz sadece metroyla bitse iş iyi ama öle değildir. metrodan indikten sonra, önce 4 engel çıkar karşınıza 1.trafik ışığı 2.trafik ışığı 3.trafik ışığı 4.trafik ışığı. hadi sağ ve salim geçtiniz karşıya bu sefer iki seçeneğiniz vardır birbirinden beter. ya 800 metrelik bayırı yürüyerek çıkacaksınız yada bi vasıta gelir beni alır diye bi ümit bekliyeceksiniz.o yada bu şekilde okula vardınız diyelim artık geriye sadece o bitmek bilmez koridorları tüketip en dipteki soğuk sınıfa ulaşmak kaldı. bununda üstesinden geldiniz. çok azimlisiniz. şimdi hala istiyorsanız derse girebilirsiniz. ve bu sadece başlangıçtır bunun bide okuldan dönüşü var ki oraya hiç girmeyeyim. özetlersek meşakatli bi iştir davutpaşada öğrenci olmak.
(erb, 02.11.2005 22:37 ~ 22:45)
28o beşiktaş-
otogar otobüs hattı ile ulaşılabilen yer.
bir başbakanın (
adnan menderes) asılmasına kadar gidecek olan
27 mayıs 1960 müdahalesinin resmen başladığı kışlanın örgün eğitim yuvası halini almış şekli.
26 kasım 05 cumartesi günü yapılacak açılışla kız öğrenci yurduna sahip olacak kampüs.(bkz:
davutpaşa kız öğrenci yurdu) lakin şöle bişi var nerde bu yurt?
planlanan yapılar tamamlandıktan sonra turkiyenin en gusel kampusu olacak ytu yerleskesi. ikinci mahmudun yeniçerileri ortadan kaldırdıktan sonra muhammedin askerlerini barındırdığı kışla. kapısında antepli avni'nin bütün herşeyi özetlediği su dizeler yer alır:
mahmut han yeniçerileri kırdı, yok etti.
hamdolsun,kışla yaptı içerisine asker koydu.
genç bahtiyar ve yedi iklimin padişahı,
kalem ve kılıç sahibi, kaleler fetheden.
saltanatını merih yıldızı gibi aydınlatan padişah.
haklıyı, haksızı adaletle ayırmasını bilen hakim.
müşteri yılızı gibi parlak ve az gibi güzeldir.
bahtı açık, değeri yüksek zafer sancağına sahiptir.
bu yeni kışla mansure askerini sevindirdi.
yalan değil, havernak kasrı her yerini kıskanır.
peygamberin kutsal askerleri cenk etmeyi sever.
saflarında allah'a hasret görülür.
eline tüfeğini al islam askerleri
gel yiğit, daima harb talimleri yap.
allah askerlerini galip, düşmanını kahretsin.
güneş dünyayı aydınlattığı müddetçe.
davutpaşa semtine bu kışla emniyet sağladı.
mahmud-i adlı kışlayı büyük bina yaptı.
duyurdu ayni, hüner erbabının kulağına.
inşa tarihini noktaladı, harflerle her satırında açıkladı.
1826 antepli ayni
ulaşımın oldukça zor olduğu,allahın unuttuğu yere yapılan,kampüse girip dakikalarca servis veya otobüs bekledikten sonra yeter yahu deyip ormanın içindeki yolculuğunuza başladığınız esnada yanınızdan kapıları açık,kapasitesinin 5 katı kadar adamla dolu,içinden öğrenci fışkıran bi otobüs veya servis geçme ihtimali kuvvetli olan kampüsümsü..
spor salonunun yanına açık olimpik havuz yapılan kampüs. afedersiniz ama at sikindeki kelebek gibi durmuştur bu havuz davutpaşada.
yaz okulunda bir nevi "safari" yapılası yerdir davutpaşa kampüsü(iyimser yaklaşım).karşınıza dev solucanlar,yılanlar,akrepler,köpek,kedi,kurbağa,örümcekgiller çıkması olasıdır.tercih yaparken bunu da göz önünde bulundurun derim.ha ben tercihimi yaptım."safari"'yi severim.. onun için yaşasın davutpaşa kampüsü!
beni sanatsal çalışmalara iten kampüsüm.
kenesinden yılana, otuna ve bokuna
öğrenci feda karın tokluğuna
her koridoru bir boru
asla gelmez sonu
bir başkadır davutpaşa yolu
500es vazgeçilmez, aslında hiç sevilmez
başka çare olsa siksen binilmez
yıldıza bir gidersin
yeniden doğdum dersin
bir başkadır benim memleketim
laylaylay lay lay lay laylay.. (x2)
yılan cenneti.
içini araştırmaya kalktığımda karşıma ya orman ya da iş makinaları çıkan güzelim kampüs. fen edebiyat fakültesindeki koridoru bu dönem kaykayla geçmeyi planlıyorum artık, çünkü derslerim o uzun binanın iki ucunda.
bu aralar içindeki fen edebiyat fakültesinin girişinde (tam kapıdan girince) bir waffle tezgahı bulunduran kampüs.
artık içinde yüzme havuzu bulunduran kampüs. gittik, gördük havuz gayet iyi olmuş ama biz davutpaşa yerlileri kampüste böyle lükslere alışık olmadığımızdan baya bir garipsedik durumu. neyse yavaş yavaş alışacağız sanırım.
cevizlibağa giden tüm otobüslerin son durağı olan,her tarafı çöplük,bakımsız ama ilerde eğer değerlendirilirse çok güzel bir araziye sahip kampüs(ümsü)
oturacak bir bankı, yürüyecek yolu bile yokken tenis kortu, go-kart pisti ve havuzu bulunan kampüs.
diğer adları ''davupaşa safari''-''davutpaşa milliparkı''dır.kampüsümsü olarak adlandırılan yer.güzel bir yer olacağı kesindir;ancak kaçlı franksyonun göreceği belirsizdir.kampüsteki köpek ve kene popülasyonu dikkat çekicidir.bunun yanında yılan kertenkele gibi hayvaanlarda bolca görülür.yüzme havuzunda timsah yaşadığına inanılır.bayanların yazın uzayan otlar arasına saklanmış sap erkeklere dikkat etmesi gerekir çünkü national geographic'teki savana aslanlarından farksızdırlar,pusuya yatmış karşı cinsin dalgınlığını beklemektedirler.yemekaneye gidip yemekhaneden gelirken harcadığınız kalori yemekhanede aldığınız kaloriden daha fazladır.biyoloji ve inşaat mühendisliği böümleri uygulamalıdır ve çevre uygundur.ilk kez gören öğrencilerin şoka uğradığı en az 4 sene orada okuyacaklarını öğrendiklerinde ağlamamak için kendilerini zor tutukları kampüsümsüdür. (ne yazık bu hikayedeki kişi kurum ve yerlerin hepsi gerçektir.)
an itibariyle balçık, çamur ve soğuk. en kısa sürede geliş
500es ile sağlanır. yıldız kampüsüne imrenerek bakılır (bilhassa benim gibi yıldız'a bir durak mesafedeyseniz, ve bölümünüz davutpaşa'daysa)
* , ders arası eğlencesi
bataktır. cafe park'ın yemekleri güzeldir. tony'sin pizzası lezzetlidir. akademi cafe'de langırt oynanabilir. iyidir, güzeldir ama işte biraz uzaktır. okul içinde bir yerden bir yere gitmek işkencedir. bilhassa fen edebiyat fakültesi içinde bir yerden bir yere gitmek ayrı işkencedir. a koridorunun sonundan kimya bölümünün olduğu yere gitmeniz ortalama 15 dakikadır.
gelişme: artık ulaşım metrobüsle de çok rahat sağlanıyor zira cevizlibağdan shuttle var 10 dkda bir. beledeyinin yaptığı çevre düzenlemesiyle biraz daha düzeliyor kampüs, adam ediliyor, çimler falan var artık. kantinler de bisiklet kiralıyor kampüsün içinde bisikletle dolaşılabiliyor.
(zinzoline, 06.03.2009 11:07 ~ 28.05.2009 09:48)