yorulmak   

adana çık aradan

  1. güçsüzleşmek, usanmak, bıkmak, yeter, yeni, geçmiş, gelecek, uyumak, gitmek, dinlenmek, spor kavramlarını aklıma getiren sözcük.
    (viola, 17.11.2004 09:06)
  2. kendini yapmakta olduğun şeye devam edemeyecek kadar çaresiz bitkin hissetmektir.hayattan yorulmak ise daha beter bir durumdur zannımca.
    (pudra, 19.11.2004 20:24)
  3. vücudunun her bir yanının ağırması.

    çalıştığın zaman yorulursun, alın teri döküyorsun demektir, güzeldir. çalıştığının hakkını alıyorsan, yorgunluğun önemsizdir.
    (gülümsün, 18.08.2005 15:56)
  4. devamlı tekrar eden bir duruma karşı verilen mucadelede bir süre sonra güçsüz hissetmek.
    fiziksel ve ruhsal (manevi) yorgunluk olarak 2 şekilde ele alınabilir.
    (synthesaurus, 13.01.2007 04:02)
  5. (bkz: yorulmak olmaz)
    (sulfur, 16.05.2007 22:21)
  6. çok fazla şey üstünüze geldiğinde dayanacak halinizin kalmaması.
    (nott, 25.10.2007 20:34)
  7. beyinde gerçekleşmesi vücudun diğer fiziksel bölgelerinde gerçekleşmesinden daha çok acı veren;yoran işi bıraktığınızda farkına vardığınız olgu.
    (krem karamel, 25.10.2007 23:07)
  8. çocuğunu seven bir anne düşünüyorum önce.
    çocuğu sokakta oynarken akşam ezanı okununca balkona çıkıp çocuğunu eve çağıran annelerden.
    çocuk da bu çağrıyı duyunca dudaklarını büküp gözleri yerde eve dönen çocuklardan. bütün çocuklardan yani.
    sonra istemesem de bu çocuğun büyüdüğünü düşünüyorum. sokakta oyun oynayamadığı yaşlara geldiğini, artık annesinin balkondan onu çağırmadığını. bütün büyümüş çocuklardan olduğunu yani.
    bu büyümüş çocuğun eski mahallesindeki (taşınmışlardır çünkü o büyürken kesin) eski evinin önünde durup annesine ''annecim, beni akşam ezanı okunmadan eve çağrır mısın lütfen?'' diye bağırdığını düşünüyorum sonra.
    yorulmak, bu istek olarak kalıyor kulaklarımda. annesi çocuğu eve çağırmıyor.
    (menfure, 06.10.2008 20:29 ~ 20:29)