bazen uykusuzluğun verdiği şapşallıkla yatakta yorgan defalarca döndürülmesine rağmen uzun kenarın keşfedilemediği de olur. bu durum yataktan kalkmayı ve son ayarlamaları öyle yapmayı gerektirir. özellikle kışın soğuğunda hiç çekilmez.
ayaklar dışarda kalıyorsa tek hamlede ayaklar üzerinde döndürülür düzeltilir. aynı anda partner de işe bulaşırsa kesin keşmekeş olur o yorgan asla düzelmez, kavga bile çıkabilir.
amacı aslında ayak parmağına konan sivriyi etkisizleştirmek olan büyük colomb tarafından bir kaza üzerine keşfedilmiştir. bu fetihle, üşüyen ayak parmakları huzura ermiş, yalnızlıkla kıvranan ruhlar daha bir verimli yorganlarının altında ağlar olmuştur. colomb daha sonradan yine yanlışlıkla amerika kıtasını keşfetmiş olsa da, bu keşif yorganın uzun ucu kadar büyük bir şevk uyandırmamıştır tarihe. daha sonradan colomb yine yine yeniden yanlışlıkla altına kaçırmıştı.
uzun kış gecelerinde vücudun çarşaf üzerini ve yorganın iç tarafını ısıttığı halde, soğuk hava partiküllerinin göre hücum etmesiyle kişi gayri ihtiyarı hareketlenerek, yorganı vücuda adapte eder. gerçi insanın bu özelliği doğuştan 10 gelmektedir.
vücudu, kolları ve bacakları açarak x şekline soktuktan sonra, eller ve ayaklarla havada tutulan yorganın döndürülmesiyle * insanı rahata erdiren keşif