ykk   

adana çık aradan

  1. fermuar, düğme ve cırtbant üreten bir firma.

    "little parts. big difference."*

    (bkz: http://www.ykk.com.tr/...)
    (dlord, 28.03.2006 19:42)


  2. terminlerinin uzunluğu nedeniyle insanı çıldırtan, kalitesiyle parmak ısırttıran, siparişe göre üretimde sınırları zorlayan bir tekstil yan sanayicisi
    (hariboo, 21.09.2006 22:41)
  3. belgeselde köprü içlerine kilometrelerce uzunlukta fermuar yaptıklarını duyunca şaşırdığım firma...
    (zeynepp, 05.03.2007 18:45)
  4. (bkz: yekitiya komünisten kurdistan)
    (bkz: yck)
    (atlantis, 03.04.2007 12:29 ~ 14:25)
  5. dünya pazarının %95'ine hakim olan japon fermuar üreticisi.
    (işin esprisi, 06.07.2007 01:32)
  6. güya brezilya'daki kahve bahçelerini almışmışlar,starbucks başta olmak üzere sermayaye kahve pazarlıyacaklarmış diye duydum.söyleyenlerin yalancısıyım
    (bkz: japonlar yapıyo agbi)
    (bilginsel, 05.08.2007 23:18)
  7. istisnasız herkesin evinde, hatta şuanda üstünde çeşit çeşit rengi, modeli bulunan marka.

    aslında o satın aldığımız markaların altında yatan marka.

    ben çok erotik bir tanışma yaşadım kendisiyle, ykk'yla yani;

    temöb’ün seminer programına göre ykk’dan biri gelip kurumsal çeviklik konusunda bir şeyler anlatacaktı. ilk temöb’ümden sonra seminer konuşmacılarını, kalınacak oteli, yenecek yemekleri araştırarak gitmeyi bırakmıştım. çünkü temöb demek senin için hazırlanmış bir sisteme güvenmek demekti. ykk’nın ne olduğunu hiç birimiz bilmiyorduk; herhangi bir kısaltma olabilirdi, büyük ihtimalle bir danışmanlık şirketiydi. bunları çok da düşünmedim açıkçası, daha çok yılda en fazla iki kere görüşebildiğim temöb'çü arkadaşlarımla ilgilenmeyi tercih ediyordum.

    seminer arasında çok genç ve çok yakışıklı, kendine çok güvenen, takım elbiseli bir adam ateş istedi bizim masadan, hemen uzattım çakmağımı, göz kırparak geri verdi eşşoğlusu. masadaki kızlar bayıldılar tabii. ama adam bana göz kırpmıştı, artık o benimdi. sigaralarımız bitince salona apar topar geri döndük, geç kalmıştık, bir de ne görelim, o ses;

    “bayanlar ateşiniz var mı”
    “evet, biz hepimiz ateşiz aslında”
    “ama bana göz kırptı”

    neyse yerimize geçtik, oturduk, bu arada o konuşmaya devam ediyordu. birden pantolon fermuarlarımızdan bahsetmeye başladı, o dedikçe fermuarım açılmaya başladı, o konuşuyor bütün fermuarlar açılıyordu. bütün salonun fermuarları bir olmuş, kapanıp tekrar açılıyordu. cııııırt cııııııııırt sesleriyle doldu salon. aşk kokuyordu her yan.

    o gün bu gündür o adamı, ykk'yı yani, pantolonumda hissederim. paltomla, ceketimle, çantamla, çizmemle, kalem kutumla bile anarım.

    o gün bu gündür fermuar diyip geçmem tanırım, pek bi sever, pek bi sayarım.
    (63, 19.10.2008 22:31 ~ 23.10.2008 00:36)