yorum yapmayan "yorumcu". efenim, adamın iki lafından biri lakovic faul yaptı, bilmemne topu dışarı attı, gülümser arkadaşı hayriye ye çok sinirlendi gibilerinden. arada bir de
kaan kural tarzı esprilerle süslemeye çalışıyor yorumlarını ki o daha fena: "sanırım abuziddin komşusunu tribünde gördü, o yüzden attı topu tribünlere, basketbol maçı mı golf maçı mı anlamadım,ehe ehe". tamam, tonton adam, gelsin misafirliğe göbeğine yatiyim, başımı okşasın filan da, basketbol maçı izliyoruz kardeşim, tavla maçı mı bu, bıt bıt bıt. tam takım çoşmuş, gümbür gümbür geliyor, alley- hoop lar, bloklar havada uçuşuyor; bu hala ,aheste aheste, "evet şu şuna pas attı, keşke yapmasaydı, ay niye yaptı ki, ayrıca cafer in 4 ribaundu var". tabi,
murat kosova filan da nazik adam, kesmiyor lafını. sen oraya bir
ismet badem koy, bak bakalım smaç vurulurken ribaunddan şundan bundan bahsedebiliyor mu?
ha son olarak yunanistan-slovenya maçındaki g.t oluşunu "inanılmaz mucize" filan diye kapatmaya çalışınca aklıma, fatih terim in liverpool- milan finalindeki yorumlarını getirdi. inanılmaz mucize, kabul de, sen de kahvede maç yorumlamıyorsun ki canım benim, biraz
murat didin ol, di mi ama.