kaygusuz abdal ve
müfettiş gibi oyunlardaki performansıyla akılda kalan izlenesi tiyatrocu.
babam ve oğlum'daki performansıyla adını duyuran, şimdilerde mavi gözlü dev filminde nazım hikmet'i canlandıracak oyuncu...boy olarak uymasa da yüz olarak müthiş benzemiş. kaldı ki, yetkin dikinciler öyle iyi oyuncu ki, hiç benzemeseydi bile eminim nazım olarak görünürdü seyirciye...
bu akşam taksim sahnesinde dünyanın ortasında bir yer adlı oyunda performansını izleyeceğim,beğendiğim oyuncu..
ve sonunda bu akşam izlediğim tapılası insan....oyunculuğu muhteşemdi bana göre,bütün gece boyunca bir adamın dikkati hiç mi dağılmaz diye gözlerinin içine baktım;ama adam o kadar girmiş ki rolün içine dalmış ki o kadar bir yere,gözü kaskatı kesilmişti ki sanki karakterinin yani emre beyin gururunu,ağırlığını,gücünü,korku saçan halini o kadar iyi veriyordu ki seyirciye gerçekten muhteşemdi benim için ve bir entry daha girmeye kesinlikle değerdi..
öyle-böyle değildir; "
babam ve oğlum" filmini "
film" yapan yüce insandır...
babam ve oğlum, mavi gözlü dev son olarak müfettiş adlı oyunda rol alan son zamanların en yetenekli oyuncularından. özellikle müfettişte işte bu karakter ancak bu kadar iyi oynanabilir dedirten güçlü oyunuyla göz dolduruken, kesinlikle diğer oyunculardan rol çalmayan, oyunu daha izlenebilir hale getirip, "tiyatro bir ekip çalışmasıdır" ı insanlara bir daha hatırlatan güzel insan.
telsim hat kullanan aktör.
eskiden
pera anadolu güzel sanatlar lisesinde diksiyon dersi vermiş şahane tiyatro adamıdır. ben kendisini ordan tanırım. harika birisidir, sinirleri çelik gibidir ( hiç kızmaz, kızdırılamaz ), tatlı dillidir ve güler yüzlüdür. ayrıca dersleri inanılmaz zevkli olurdu.
(bkz:
deli gibi özlemek)
harikulade bir diksiyona sahip, müthiş ses, iyi oyuncu.
mavi gözlü dev i çok başarılı bir film olarak bulmasam da - ki bu benim şahsi kanaatimdir- yetkin abimizin ses tonu yeter diyorum, başka da bir şey demiyorum.
allahın kesinlikle boş vaktine gelmiş, hem yetenek hem de dış görünüş açısından müthiş biridir.. yaklaşık 2 metrelik boyuyla yerdeki paltoyu takla atarak giyer
müfettiş te..hayran bırakır, gözlerine bakılması pek tavsiye edilmez, aşık olunma ihtimali vardır, dublaj kayıtları tekrar tekrar dinlenesidir, hastasıyımdır.
endamına edasına zaten vurulmuşken bir de tutup nazım hikmeti oynayıp bizi neden çifte kavurdu ki?
nasıl ki nuri alço kötü adamı oynamaya mahkumsa, o da iyilerden olmak zorundadır.
öyle bir ses tonu ve konuşması var ki dinleyeni hayran bırakıyor. mavi gözlü dev için son derece uygun bir oyuncuydu. bugünlerde ise eşref saati adlı dizide oynamaktadır.
15 ağustos 1969 istanbul doğumlu olan tiyatro sanatcısı,oyuncu kişidir..ilk olarak berna laçinle seni yaşatacağım dizisinde "reşat" karakteriyle tanıdığım,daha sonra üç kişilik aşk,gülizar gibi tv filmlerinde oynayan,misi ve gözyaşı çetesi dizileriyle ekranlara selam eden şimdilerde ise eşref saati dizisiyle "sarı eşref" karakteriyle seyretmeyi beklediğimiz yakışıklı aktör..
rol yeteneği tartışılmaz tiyatrocu. onu sevmeyenini görmedim.
her zaman, her durumda sakinliğini koruyan, sürekli kısık ve mükemmel bir ses tonuyla konuşan, tek kelimesiyle, en kral psikologtan daha etkili olabilen, ailesinden dolayı üstünde sözlerle anlatılmayacak bir asaleti taşıyan tiyatrocu.
kendisi sahnedeyken, salonda neler olup bittiğini anlayacak kadar zeki ve işinin ehlidir..
hayran olunası ender insanlardan.ulak filmi üstüne başlayan ve apayrı konulara bölünen eşsiz söyleşisinde ne kadar özel bir sanatçı olduğunu hissettirdi.bi de sonda okuduğu o tatlı şiiir için teşşekür ederiz.ya nasıl bi ses tonudur ki o öyle...
son ıstanbul beyi.
8 mayısta vizyona giricek olan "usta" filminde başrol oynamış, hayran olunası yetenekli oyuncu.
şahane bi' adamdır. severim, sayarım... bir... saydım. gördüğünüz gibi tektir vaziyetinde, farklı bi' yerdedir gözümde... (yağ-limon ateş düşürmecesine değil, yürek ferahlatmacasına)
lakin çok ters bi' zamanda, çok garip bi' şekilde, senelerce önce duydum ilk kez ismini. bi' rakı sofrasındaydık, gençtik... klasik; din, siyaset, karı üçlemesinden sanat konusuna geçmiştik. kısaca bayağı içmiştik, erkektik de üstelik, evet.
çocuklardan biri;
- abi yetkin dikincileri tanıyor musun?
şeklinde bi' soru yöneltti. yani düşünün ne sohbetler dönüyor. ama ben onu "yetkin dikiciler" olarak anlayıp; bu sıfat tamlamasını anlamlandırmaya çalışarak;
+ şimdi neyi dikmek? içki mi? nası olm? kastın sikse çok ayıp.
gibi mal bi' cevap verdim. yıllar geçti aramızda bu "kastın sikse" bedene büründü, ruhani lider gibi dolanmaya başladı. paralelinde yetkin abimiz de hedef kitleleri katladı, ünlendikçe ünlendi. grup elemanları da bu durumdan yararlanmak isteyerek abimize;
"çok ayıp"
caston seekse
şeklinde bi' mail yollamışlar. bana da gelip bunu kahkahalarla anlattılar. kaç zamandır düşünüyordum. kişilik, zart-zurt hukuku yüzünden de cesaret edemiyordum. sol frame'de de görünce, bu gece de mubarek gecedir diyerek(inşallah öyledir) bi' özür dileyeyim, aftan yararlanayım, olayı da anlatayım istedim. belki okumuş, yanlış anlamış, hatta üzülmüşsünüzdür, hayvanlık yani bi' şey değil. içime dert oldu.
kusura bakma abi.
(zoser, 27.03.2009 02:41)
eskişehir'de film çektiğini öğrendiğimde (bkz:
usta) neden ben de gitmiyorum dediğim ama kaçırdığımı da anladığım yetenek... merakla filmini bekliyoruz... ayrıca babam ve oğlumdaki o muhteşem performansıyla beni benden etmiştir. ha bi de
berna laçinle bi dizisi vardı orda mafya babasıydı ya da onun gibi bi'şey. ben ilk yetkin dikincileri bu diziyle öğrenmiştim ve sevmiştim, yeniden olsa da seyretsek... bi de geçen seneydi sanırım atvde perili, bilmem neli bi dizide oynadı ama o tutmadı, saçmaydı maçmaydı ama yetkin dikinciler içiçn seyrediyorduk ki bizz....
şiir okur gibi konuşan müthiş tiyatrocu, güzel adam.
*(leyl, 19.04.2009 12:55 ~ 12:56)
muhteşem bir adam. sanatıyla herkese gereken cevabı veriyor. icraat adamı, bazı kimseler gibi yaşamı ahkâm kesmekle sürüp gitmiyor. bir şeyleri kanıtlamak için değil, mesleğini sevdiği için olağanüstü bir emekle mesleğini icra ediyor. bir gün, bir güzel sohbetin ortasında bulsam kendimi. "anlat bilge adam, anlat güzel adam" desem, o anlatsa ben dinlesem, saatlerce dinlesem. o değil de, bu adamın sesini duyduktan sonra diğer erkek sesleri civciv sesi gibi geliyor bana, bunu n'asıl aşacağımı bilemiyorum. şimdi gidip bu samimi adama sarılmak istiyorum, arrivederci sözlük.