hala anılarımda yad ettiğim asi kişilik. bütün sınıf fiskobirliğin dağıttığı fındıkları, annelerin hazırladığı kekleri pastaları börekleri yahut da bi yerlerden sıkıştırılmış meyvaları yerken, o girmişti içeri psişik adımlarla, demir yürek faruk, öğretmenin karşısına geçti ve histerik tebessümüyle "annemle çok tartıştık öğretmenim, sizce bu rus mu yoksa amerikan salatası mı" diye sordu. cevizli sucuk yiyordu bir yandan da.
gördüğüm ilk başkaldırı, ezber bozmaydı bu. sonrası gelecekti elbette. "çiçeklerden yemişten sarı saçlı bebekten daha çok severim seni ben" demedim ilk kez o sene öğretmenime. sabahları farklı bi şekilde ant içtim. kızına sulandım 4.sınıfta. suluboya takımını başkasının çantasına koyup, daha sonrada yakalamış gibi davranarak sözde hırsızlık yapan çocuğu kulağından ısırdım. demir yürek faruk bizden 2 yaş büyüktü. harbi çocuktu. ancak yıllar sonra sevgilisini elinden aldığımda ona karşı rüştümü ispatladığıma inanıp rahatlayabilmiştim.
büyüyünce ülkeye başbakan ya da maliye bakanı olması muhtemel çocuktur bu ülke başbakanı olupta oğlunu kızını amerikada okutan da gördü, oğlu için yumurta kdv siyle oynayan maliye bakanıda
"yerli malı haftasında
coca cola getiren çocuk" tan iyi bir iş yapmıştır.
(damned, 13.02.2007 15:54 ~ 15:54)
rus olupta türk okulunda okuyan çocuk.
üstüne bir de coca-cola getirirse ''soğuk savaş dönemi türkiye'sinin'' sembolü olacak çocuktur. colayla geğirip, ''rus salatası moskova'ya'' diye sloganlar atabilir. sadece coca cola, rus salatası ya da hurma getirenlerin yanı sıra; mis gibi bazlamayla, çoban salatası ve ayranla bir köşede boynu bükük duranlar da vardır.