"bu soğukta evden dışarı çıkılır mı muğağoyüm" isimli zirvede (yine bişeyleri yanlış mı hatırlıyorum nedir, allah allah*) tanıştığım, şahane muhabbetiyle kendini çok çabuk sevdirmiş olan yazar kişisi. eski sevgilim frozen sky* ile de pek bir iyi anlaşır bu arkadaş, bana da sürekli güvenimi sarsacak konuşmalar yaparak yaramı tekrardan açmakta üzerine yoktur. *
sevimli falan bir insandır kendisi, canayakın bir kişilik baya. yalvar yakar bir nickaltı girisi yazdı, karşılığını vermek lazım diye düşünüyorum. bi zirve daha yapalım yazın da tekrar geyik dönsün yahu olmuyor böyle, hem stajyer falan da gelir maaşını alıp, oradan taksime götürür bizi belki.*
cumartesi gecesi beyoğlu'nun muhtelif yerlerinde, muhtelif saatlerinde karşılaştığım yazardır kendisi. fakat yalnızca yanımdaki kozmikdalgayı görmüştür. bu yüzden maaşımı aldığım halde evilmaddoxtan gelen taksime götürme fikrini şimdilik askıya aldım diyebilirim.*
baştan sinirli geldiği imajı veren sonradan konuşkan olduğunu gösteren insandır. gerçi benim bulunduğum mekandan nedense insanlar pek konuşkan olmuyorlar, sebebini anlayamadım pek. bıcır bıcır yazarlar katagorisinde değerlendirmek gerekli bu arkadaşı, alkollü bir zirvede daha yüksek performans alınabilecei fikrine de sahibim.
çok şeker bir insan. sözümüz yok. sohbeti güzel. buraya kadar her şey güzel.
ama bu nedir abi. biri açıklasın lan bana.
sikko (10:31):
korku filmi çok gereksiz
yani benim gibi insanlara öyle
izleyemiyorum ki
filmi anlayamıyorum ki
gerilimi anlıyorum
gerilim filminin iyisi güzel oluyor
sikko (10:32):
ama son izlediğim gerilim de the happening'dir.
yer yer çoğu zaman (10:32):
ostin medikal ve sağlık hizmetleri a.ş.
sikko (10:32):
o kadar da boktan bir film görmedim
bayağı bir süredir internet ortamlarında göremediğim şahane kişi. bütün şirket işleri başına yıkıp ortalardan kaybolmuştu en son, kendisinin çalışmaktan cinnet geçirip herkesi doğradıktan sonra kasayı boşaltıp meksika ya kaçtığını tahmin ediyorum. kendisinden yakın zamanda haber almak ümidiyle yaşıyoruz, ne diyelim.
buradan sana sesleniyorum, bak meksika ya gittiysen çok kötü darılıcam haberin olsun. insan haber verir lan! *
o çok tatlı, çok iyi biri. kendi adına düzenlenen zirveye onu hiç tanımadan gittim ve hatta kendi zirvesine geç geldi bu arkadaş. ama daha sonra birbirimizi tanıdıkça çok sevdim ben onu, hatta koluma imzasını da attı ve en az 1 hafta yıkamıcam diye söz verdim kendisine * çok sevdim ben onu, istanbul'a gittiğim zaman kesin haberleşicem onunla. iyi ki tanımışım, umarım daha nice zirvelerde görüşürüz **
kendisine harem ağası demiştim, doğru da demişim. hatta artık kendisine öncü birlik de diyebilirim. önden salıyorum bunu böyle, saolsun benim için ayar yapıyor zemin hazırlıyor. mis gibi çiçek gibi. bu konuda danışmanlık şirketi açabilir aslında..
hmm.. evet..
bu gece elchupacabra7'yi isveç'e mastera uğurlama eğlencesinde karşılaştığım neşeli insan. karşılıklı antirifonstink figürlerle bol bol oynayıp kurt döktük. bir ara "sen benim nickimi hatırlamıyorsundur beaa" diye şekil yapıp hatırlaması üzerine güzel bir kapak da yedim kendisinden. üstelik kapağın üzerine el hareketini de çekti sağolsun*
ama dansı, beraber oynaması pek keyifliymiş, ben bu gece bunu gördüm...
kendisini her zaman 2 şişe sıcak avanos vadisi şarabı ile hatırlayacağım yazardır.gözünden çok nadiren çıkardığı karizma gözlükleri vardır bir de bunun.oturupda muhabbet edilebilecek soyu tükenmeye yakın kız türlerinin son örneklerinden biridir.sürekli lafını kestiğim için beni pek sevmez ama ben onu yine de severim.
kendisi iyi bir ev sahibesidir. öte yandan son zamanlarda kilosunun "top" olduğu zamanları geride bırakmış, yeni ve az hacimli günlere kucak açmıştır. bir de oyun moyun dedi bana, replik falan sundu ama daha çok yaptığı yemeklerle ilgilenmek gerek. tamam kızım tamam sen de bir gün büyük oyuncu olacaksın. yalnız kendine bak, hasta olacağına kimse ihtimal vermez.
edit: yemekler güzel ama doyurmadı beni hıh, alacağı olsun. kuş kadar ne o öyle.
gayet vefakar ve de hakikatli insan...
zira dün ikinci kez kendisine yapmış olduğum ilgisizlik ithamını çürütmüş bulunuyor kendisi. daha önce karşılıklı oynarken nickimi bile bilmemekle suçlamam üzerine kapağı bir yapıştırmıştı, dün de "yea sen benim adımı biliyorsun mu ki?" şeklinde ikinci kez aynı kanattan atak geliştirme gafletine düştüm kendisine karşı ve yine sonuç hüsran oldu benim için. üstelik aynı el hareketini bi daha çekme keyfini yaşattım durup dururken kendisine.
neyse, artık rüştünü ispat etti ve benimle ne kadar ilgili olduğunu artık biliyorum. vefalısın arkadaşım tamam daha da sataşmıyorum! artık kafalar rahat, şüpheye mahal yok... artık büyükada var, rakı var, balık var!
kesinlikle fedakar bir insan.. yoksa sadece 2 saat konuştuğu birine yardım etmek adına gecesini kimse yarıda bırakıp da taksimi terketmezdi.. sevgiler, saygılar efenim..