insanı yer verdiğine vereceğine pişman eden olaydır. sanki sizin yer vermeye mecburiyetiniz varmış gibi kalktığınız yere oturduktan sonra hiç suratınıza bile bakmazlar bunu yapanlar. ne zaman böyle bir olay başıma gelse yer vermemeye and içerim ama genede biz insanlığımızı yapalım yer verelim.
yer verdiğim için azar işitmiş birisi olarak, (tamam, hödüklük ama) daha insancıl bulduğum harekettir. şöyle ki; tıklık tıklım dolu olan bir halk otobüsünde (halk otobüsü olduğunu özellikle söylüyorum çünkü genç olsanız bile, ayakta durabilmek normalden fazla çeviklik ister buralarda) ileride duran birisini gözüme kestirip yer vermek terbiyessizliğinde bulunmuş olan ben; yok efendim o yaşlı mıymış; ayrıca parmakla işaret edilir miymiş vs. gibi binbir türlü konuda fırça yiyerek olay yerinden uzaklaşmışımdır.
gayet mantıksız bir bakınız olsa da ileride doldurmak üzere; (bkz:
otobüsten inmeden önce 101. fırça darbesi)
"kalk! vazgeçtim, geri oturucam ben yerime!" denmelidir. "terbiyesiz!" de denebilir..
bir yerde yer veren kişinin bunu yani yer verdiği şahsın teşekkür etmesini düşünmesi bile belkide karşılık bekliyerek yapıldığı için kendisine bir eksi puan kazandırıyor. ama bu onun en büyük hakkı. çünkü toplumda belkide nadiren yaptığı güzelliklerden biri ve bunun takdir edilmesini beklemesi de normal. ama yeri alan kişi şu koca dünyada özellikle de bu kara kışta götümü koyacağım bir yer buldum diye düşünürken ona daha önceden oturularak ısıtılmış koltuğun verdiği mutluluk ona yetiyordur. yazdıklarım tam anlamı ile kışları için geçerlidir bu arada.
en kötüsü teşekkür etmediği gibi bir de muavine destek çıkıp evet lütfen sağlı sollu ilerleyiniz diyerek kendisine yer veren adamı da bu karmaşanın içine pis pis sırıtarak iten insan modeli.bi de bunların yandan çarklı bi gülüşleri vardır heran yeni bir pislik yaratmaya programlanmışlardır.
p.s.yaşanmıştır..
türk olduğumuzun ispatıdır.
(dlord, 04.11.2005 21:27)
bazı teyzelerimizin günlük temizlikleri gibi sıradan gördükleri bi şeydir.
heralde vericeğimiz için ne gerek vardır ölee..
(deadsoul, 27.02.2007 22:46 ~ 28.02.2007 19:38)
geri dönmediği zaman yardım duygusunun hiç bir anlamı olmadığını ispatlar ve insan denen varlığın her şeyi kendi tatmini için yaptığını kanıtlar bu olay.
(larv, 27.02.2007 22:50 ~ 22:51)
gençlerin yer verme zorunluluğunun olduğunu düşünen ve teşekküre gerek duymayan insanların sergilediği davranış. tabiki sağlığı bizden kötü durumdaki insanlara yer vermemiz gerekir, vermezsek rahatsız hissederiz kendimizi. bu durumu teşekkürle takas etmek yer veren kişinin kendini iyi hissetmesine ve yer verdiği kişiye içten içe küfür etmemesine olanak sağlar..
insanın içinden aduket çekme isteği getirten durum
yer verilen kişinin yeri veren kişi inecek diye kalktığını zannettiğinde ortaya çıkabilecek durumdur. ama kendisine yer verildiğini bilmesine rağmen teşekkür etmemesi de normal karşılanmalıdır. bu durum yer verilen şahsın kişiliğinden de kaynaklanıyor olabilir.
(bkz:
içe kapanıklık)
(lockman, 27.02.2007 23:57 ~ 23:59)
teşekkür beklenilerek yer verildiyse müstahaktır.
kişinin terbiyesizliğini gösterir hatta teşekkür etmediği gibi "kaç dakkadır dikiliyorum ayakta,yeni gördü!" diye azarlayanlar da vardır.
bir de yorgun bir öğrenciyi sözle taciz ederek kaldırıp,kaldırdığı öğrencinin yerine çocuğunu oturtanlar vardır ki nefret kusulası kişilerdir.
teyzedir o. hatta niye geç verdin diye sert sert bakanı da vardır.
teşekkür beklentisiyle bir iş yapıldığı için yakınılan şeydir. iyi ve doğru davranış, teşekkürle ilgilenmez, sadece o davranış doğru olduğu için öyle yapılır.
"herhalde kendisine günler ve geceler
verilmesini hak eden bir kişi,
sizden gelebilecek şeyleri de hak eder.
ve hayat okyanusundan içmeye hak kazanmış bir insan,
sizin küçük ırmağınızdan da bir bardak su alabilir.
ve siz kim oluyorsunuz da,
onların göğüslerini yırtarak,
gururlarını korunmasızca ortaya seriyor,
sonra da onların değerlerini örtüsüz
ve gururlarını utanmasız
olarak değerlendiriyorsunuz?
önce kendinizi vermeye hak kazanmış ve
verme olayında bir aracı olarak görün.
çünkü gerçekte herşeyi veren hayattır
ve siz kendinizi bir verici olarak belirlediğinizde,
sadece bir tanık olduğunuzu unutuyorsunuz."
halil cibran
yer verdikten sonra teşekkür etmedikleri gibi, yüzünüzde en ufak bir beklenti ifadesi belirirse, onların yüzünde de "verincen tabi piç" ifadesi belirir. yaşlı insan tribi de hiç çekilmez, aman...
(gakko, 14.07.2007 23:41 ~ 23:41)
kabalıktır.
(bkz:
çok ayıp)
yer verdiğiniz genç bebekli bayanın oturduktan on saniye sonra iki arka sıraya geçen annesine bebeğini verip koltuğa pişkin pişkin kurulmasından daha kötü değildir.
(bkz:
beyni otobüsün camlarına vurup dağıtma isteği)
(bkz:
yer vermeye tövbe etmek)
yaşlılara yer verildiğinde yüzünüzün içine bakarak öyle samimi teşekkür ederler ki, "boş yer bulmalıyım ! sonra o yeri yaşlılara vermeliyim!" gibi düşüncelerden bikaç saniye kurtulamazsınız.ama bazı genç kızlara bakıp sadece güzel olduğundan, belkide ayakta durmasını zerafetiyle bağdaştırmadığımızdan yer veririz.ancak teşekkür alamadığımız gibi, kimi zaman da yüzümüze bakmadan boşluğa doğru sadece kulaklarınızın algılayabileceği desibelde teşekkür edip hızlıca koltuğa oturabilirler.sanki orası zaten onun yeriymiş de biz 2 saattir işgal ediyormuşuz gibi...
(bkz:
kaltak)
yardım etmenin verdiği huzur ve tatmini bir anda alıp götüren bir durumdur. yer verilen yaşlı bir kişi ise çok fazla durulmaz üzerinde ama yanındakiyle çen çen konuşmaya sahip bir enerjiyi bulan hamile bir hemcinsiniz ya da kısır gününden gelen tombul bir teyze ise gerçekten kanına dokunur insanın.
bizim şımartmamız sonucu normal hale gelmiş hadise.
hatunların verdiğiniz yere bir oturuşu vardır ki allah! sanki kralice viktorya tahtına oturuyor, sanki orası onun hakkı, sen kalkıp vermedin. bi de teşekkür mü edecek?
kolundan tutup çekiştirerek 'kalk lan orospu göte bak hele sen siktir git ayakta dur ibne'! dedirticek durumdur
(shard, 23.02.2009 23:46)