|
|
- sinemaların olmazsa olmaz unsurularından biridir. kapıdan girer girmez, biletinize yapışır sizi oturacağınız yere götürür. buyrun bilmemkaç koltuk atlayın oturun veya şu bayanın yanına oturacaksınız gibi cümleler sarf ettikten sonra, önce biletinizi size geri uzatır, ardından da boş olan diğer elini uzatıp bahşiş beklediğini anlamanıza neden olur. bazı sinemalarda koskocaman yer gösterimi ücretsizdir yazsa da örneğin süreyya sinemasının yıllardır değişmeyen yer göstericisi "bozuğum yok" lafından bile anlamaz, bahşişini alana kadar tepenizden ayrılmaz.
aslında yaptığı iş çok kolay ve gereksizdir. elinde kaçıncı sırada, kaçıncı koltukta oturacağı yazan herkes yerini bulabilir; fakat kendileri sanki çok zor bir şey yapmış, sanki biz kendisinden bize yer göstermesini istemişiz gibi, en büyük gelir kaynağı olan öğencilerden bile bahşiş alarak öğrenci adam bahşiş bırakmaz tezini çürütür.
- bunların iyice yüzsüz versiyonları bahşiş verene kadar başınızda dikildiği yetmezmiş gibi bir de "ücretimi rica ediyim!" türünden laflar ederler. hanım shotgunımı getir mırıltıları arasında cebinizden çıkardığınız bozuk paraları suratlarında "niye bu kadar beklettin. hazırlasana bozuğunu..." ifadesiyle kaparlar. bak gene sinirlendim akşam akşam.
- lise son yazında işsanat'ta aldığım görevdir, 350 kişinin son 10 saniyeye kadar dışarıda bekleyip 10 saniyede birden içeri dolşmaya çalışması sırasında sizin insanlara yetişmeniz için "hyperdrive"a ihtiyaç duyduğunuz , film başlamadan gözlerine kestirdikleri yere oturmak isteyen insanları uyarırken içinizden her tür çin işkencesi geçerken yüzünüzde 17. yüzyıl asaleti ve kibarlığı ile insanlarla konuşmak zorunda kaldığınız, ama beleş poster edinmek veya sinema makinesini çalıştırmayı öğrenmek istiyorsanız kaçırılmayacak bir fırsat olan çalışma alanı.
- sinemalardan yer göstererek para kazanmaya çalışan insanlardır.bunların bahşiş vermeyenlere ısrar etmeyen modelleri olduğu gibi "bozuk varsa alıyım" diyecek kadar yüzsüzleri de bulunur.belki de bu yüzsüzlükleri sinema salonlarını stadyum zannetmelerinden kaynaklanmaktadır,bilinmez.
- (bkz: taş attın da kolun mu yoruldu.)
- ö=öğrenci milleti, y=yer gösterici
y: buyrun 5. ve 6. sıralar
ö: teşekkür ederiiiiz (hafif tebessümle)
y: öhü (el açılır gözler havya dikilir)
ö: öğrenciyim abi ben kusura bakma (az biraz acındırıcı birasda alaycı bir ifadedir yüzdeki)
y: e bende çalışanım malum (..!)
ö: abi bi 5 milyon ver be, bak sen çalışıosun abi, kıza rezil olcam bak daha yemeğe gitces aabi, nolur pokunu yiyim abi (acındırıcı ifade)
y: tamam lan al al, bu mesleğin de ekmek yiyilcek yanı kalmadı be kardeşim gidiyorum ben!!!(geyik, 31.03.2005 22:56)
- yeni halk içi paranoya kaynağım. bazı sinemalarda (genelde çoklu salonlu) yer göstericiye bahşiş vermeye kalktığınızda adamın ters ters bakıp, küfredilmiş gibi bir edayla "biz almıyoruz bahşiş neyin!"(ki burda sanırım küfrediyor içinden) demesine ek olarak bazılarında da vermediğinizde "cimri, şerrrrrefsiz" bakışı yemeniz muhtemeldir.
her sinemaya girişte azar yemek üzere olan öğrenci gibi terlememe mi yanayım, bozuk parayı kız arkadaşıma kakalayıp bahşişi onun teklif etmesini sağlayacak kadar alçaldığıma mı yanayım bilemiyorum.
- daha öncelerden sinemayı bilip, oturma planına da hakim olan biri olarak, yer gösterici ile hiç ilgilenmeden direk biletimin üstünde yazan sıra numarasına göre bana ayrılmış olan koltuğuma doğru yol almışken; yol gösterici, önce bi kalır sonra emm kem küm yapıp, ardından yeri bilio musunuz? demeyi başarır. ben de evet teşekkür ederim der ve yerime geçerim. ardımdan diğer yol göstericiye abi harbiden biliyor, biz bu işi bırakalım deyip, gülüşürler. ben de filmin başlamasını beklerim, üstümde ufak da olsa hiç bir eksiklik olmadan.
- yer gösterici mi? bu mu koca adamlara verdiğimiz isim yani? sanki nihai mahali "bar" olan "tabure"ye "bar taburesi" diyip geçiştiriyomuşuzcasına, tencereye bile "evladiyelik" diyebilen bir millet olarak koca adama "yer gösterici" deyip geçişimiz sorgulanmıyor, tdk bir "çok oturgaçlı götürgeç"e harcadığı mesainin onda birini bu adamlara sarfetmiyor. sanki bok var son ütücü'ye "overlokçu" demişiz. bu gibi yabancı kontenjanlı kelimeleri, üstelik de son ütücülükle hiçbir alakası olmadığı halde, devşirip bir yerlere yamarken ikinci kez düşünmez, sırf son ütücülere yaranmışlık olsun diye böyle yaparsak löpçük gibi kalırız işte.
ben hayatım boyunca "yer gösterici" diye tabir ettiğiniz adamla gözgöze gelmedim. daha girişte 3-5 bir şey verip yerime geçmişimdir her daim; ama görüyorum ki adamla sohbet bile edenimiz var, üzerine düşünüp "lan karşı bakkala 'kola satıcısı' demiyorum" raddesine gelmemiş görüyorum ki. bunlar beni üzer. bu ayıbı derhal kapatmalıyız. pointer desem ayıp olur değil mi?
- (bkz: yer gösterici cezmi)
(bkz: grup vitamin)
|