bu yalan yüzünden öss soru kitapçığıyla yeni yıla giren arkadaşlarım olmuştu dersanede, bütün sene ders çalışırız da kazanırız bir yerleri diye umuyorlardı.
aslında yalan da değilmiş pek, kazanamadılar, gene o seneleri ders çalışarak geçti diğer öss'ye kadar.
yeni yıla, bedaş ve iskinin yaptığı kontollü deneyde( sabahtan suyu kesilip denekler gözlemlenir, akşama ise elektirikler kesilip yeniden gözlem yapılır, verilen tepkiler not edilir) giren vatandaşlarımız için zor bir durumdur, tabi yalan olması onlar için bir sevinç kaynağıdır.
fazla detaya girmeden ele almak gerekir, şahsen ben her yıl euro sayarak giriyorum seneye...faydasını da gördüm. söz konusu önermeye inancı olan arkadaşlara tavsiye ederim.
kendini avutmak için mi uydurulmuştur,nedir bu mantık yani.tabi olaya bu açıdan bakınca yeni yılı kutlamakta saçmadır;yeni yılın sana ne getireceğini biliyor musun ki kutluyorsun?belki en berbat yılın olcak,ölüm yılın olcak falan.nedir bu kutlama yani?ama bunu düşünmez kutlarsın,"güzel geçecek..." dilekleriyle girersin,misal öss varsa önünde test çözerek ya da radiohead dinleyerek..girersin işte bir şekilde.öyle ya da böyle hiçbir şekilde girdiğin şekilde gitmez yalnız hayat!
her sene teorik olarak ortaya atılan, ama gerçekleşmeyecek olan saçma cümledir. bu gereksiz kavramdan dolayı, her yeni yıl zamanında illaki bir arkadaşım karşıma çıkar, "abi bu sene yeni yıla sevişerek gireceğim, bütün senem de sevişerek geçecek" der. ama sonucunda bir bok olmaz.
wondrousun bu konudaki hain planları neticesinde 4. nesil yazar olmak isteyen bir çok iyi kalpli masum arı yeni yıla çaylak olarak girmiştir, sonuçlarının neler olabileceği henüz bilinmemektedir.
(bkz: anne bak bu sözlük)
bu söz doğruysa,
artı "deliye her gün bayram" sözü doğruysa
yandığımızın resmidir. çok anormal bir yıl olacak. (hurafelere inananlar paniklemiştir şimdi, oh ne güzel.)
tuvalette insani ihtiyacımı giderirken mevzubahis yılın değiştiğini farkettiğimde "hassiktir bu yıl sıçtık" sözlerini sarfetmeme sebep olan sözler bütünü. peki o esnada yapmakta olduğum olaydan aldığım zevki bir damla azalttı mı, hayır...
bu hipotezin doğruluğu durumunda akıllara şu soru gelmektedir: peki kırmızı don giyersen tam onikide o yıl nasıl geçer ki? yani nasıl girersen öyle geçer. tamam bunu kabul ettim. sonra tam onikide kırmızı don giy. tamam bunu da kabul ettim de ikisini birleştirince ne elde edeceğimi birinin açıklaması gerekmez mi? yeni yıl, yılbaşı olayının bizim kültürümüze sonradan gelişinin belirginleştiği keskin çıkmazlardan biri daha işte. olamayınca olmuyor kardeşim...
her kim bu lafı uydurduysa, ya harika bir pazarlamacıydı, ya da tarihin gördüğü en sağlam kıçından sallayan kişiydi. bugüne dek yeni yıla, yalnızlıktan ağlayarak, daha saat oniki olmadan uyuyarak, tombala oynayarak, sevgilimle öpüşerek, arkadaşlarımla sarhoş olarak, evde ya da dışarda bir barda kutlayarak çeşitli ucube tarzlarda girmişliğim vardır. fakat hiçbirinde de girdiğim gibi çıkamadım. çıkış bambaşkaydı.. yalnız girdiysem, arkadaşlarımla çıktım o yıldan. sevgilimle öpüşerek girdiysem de yalnız çıktım. ve değişmeyen tek şey ise sarhoş oluşumdu. hepsinde de istisnasız değişmeyen tek şey sarhoş oluşum..
içkiye inanıyorum. sarhoş olmaya inanıyorum, bir de hayalkırıklığına. yine de değişime inanmıyorum işte, reddediyorum hala. değişim yok. değişmiyor hiçbir şey. daha da batıyoruz. içimizi, hayallerimiz yakan bir parfüm kokusu sarıyor sonra dört bir yanımızı, dünya alev içinde kalıyor.
merhaba 2008, senden öncekilere ne yaptığımı, başına neler geleceğini biliyorsun değil mi?! vaktin varken keyfini çıkar, birbirimizden nefret etmeye başlamak için henüz yeterli vaktimiz var. keyfini çıkar.