türk pop müziğinin yıllardır vazgeçilmezi fakat son yıllarda yaratıcılıklarını kaybetmiş olan,en iyi şarkılarını önce her dem yeni albümünde,daha sonrada collection albümünde bir araya getiren,derya köroğlu önderliğindeki takdir-e şayan grup..
17 eylül 2004 de yedikule zindanlarında konser veren ve doğal olarak 'yedikule'yi finalde tekrar söyleyen sahnesininde başarılı olduğunu bizzat gördüğüm grup
liseme * zamanında * teşrif etmiş olup bizleri mest etmiş olan müzik grubu.solistleri derya köroğlu ile tanışmak ayrı bir heyecanlandırmıştı beni.tanışmaya çalışan başka bir arkadaşımız da aynen şu cümleleri sarfetmişti derya beye:
-derya abi, arabanızı gördüm gerçekten çok güzel.üstü açılanlardan falan.
-teşekkür ederim.
-yalnız arabanızda giderken saçlarınız uçuşmuyo mu? rahatsız olmuyo musunuz? (derya beyin bonus saçlarına bakarak ve sırıtarak söyledi bunları çocuk)
-savuruyorum işte çok güzel oluyo...(ve tabiki kendini tutamayarak gülmüştü adam.biz de utancımızdan yerin dibine girmiştik)
17 şubat 2005'de londra'da süper bir konser veren efsane grup, hoş eskilerden derya köroğlu dışında kimse yoktu ve londra'da yaşıyan eski grup üyelerinden zerrin atakan'ın süprizi ile nostalji yaşatan grup. evet eskilerden pek eser yoktu belki ama derya köroğlu gençlerden öyle bir grup kurmuştu ki eskileri pek aratmadılar...
konserde türklerden çok yabancıların cirit atmasıda ilginçti...
kaygısızlar, süper baba ve daha birçok dizi ve belgeselin müziklerine imza atmış, ama son dönemdeki yeni kadrosuyla az da olsa sıçmış ölümsüz grup.
1991'de selim atakan'ın 1997'de cengiz onural'ın ayrılması grubu bok yokuşuna sürüklemiştir. şimdilerde erkin hadimoğlu biraz kurtarıyor. 1990 senesinde tayfun duygulu adındaki insanı bile bünyesine almıştır bu grup.
derya köroğlu ise artık yaşlı bir insandır, katıldığı programlarda verdiği abuk demeçlerden anladığımız kadarıyla.
her şarkısında alıp götüren, yaptıkları akdeniz müziği sayesinde nedense yunanlıları bile insana bir hoş, bir şirin gösteren grup. her şiir onların notasında sanki yeniden doğuyor. ama eskileri biraz daha mı güzeldi diye düşündürmüyor değil. ya da '' kimdi giden, kimdi kalan, hep giden midir suçlu olan'' deyip biz kalanlarda mı bir yamukluk var diye düşünmek lazım.