bir de bunu diyerek ayar verdiğini falan sananlar türedi.
sanırım kimin neyi ne zaman öğrendiğine dair ellerinde bir çizelge tutuyorlar. bir de baremi var, örneğin yeni öğrendiğin kelimeyi ilk bir ay cümle içinde kullanamıyorsun. sonradan da günde iki cümlede kullanma hakkın var. kelimeler karneyle, mütareke yılları, hayat zor.
bir de bunu diyerek aydın geçinen yazarlarımız türedi.
temel neden anlaşılmamanın işlerine gelmesi. o bir kesim insanın arasında kalsın insanlara ulaşmasın ki herkes öğrenmesin yoksa onların ne özelliği kalır? sonra da çıkıp türkçe'de kelime yok; felsefe kitaplarını, makaleleri çeviremiyoruz, türkçe çok kıt bir dil bakın ingilizcede şu kadar tane diye atar tutarlar. sen bu dilin gelişmesi için ne çaba verdin; bugün çok beğendiğin o fransızca'nın entellektüel kesimi dilleri felsefeye sanata uygun hale gelsin diye yüz yıl çalışmışlar; sen bu ülkenin yazarı, aydını, düşünürü türkçeye ne kattın? senin "anlaşılamıyorum ben"ini anlayan anlar. yeni bir kelime kullanmana gerek yok.
ayar veriyim derken ayar almak isteniyorsa her enteresan başlığın altına yazılması gereken cümledir. "anket lan bu"culardan sonra bir de bu cümleyle ayar vermek isteyciler türedi.
ilkokulda metin çalışmalarında anlamını öğrendiğimiz kelimeleri cümle içinde kullanmamız istenirdi
e elimizden geleni yapardık hani bizde yıldızlı pekiyi almak için demek o zamandan işlemişler içimize