karnı acıkanlara öneriler ise barlar sokağının reks tarafından değil de diğer tarafından çıkıp aşağı sallanırsanız hemen solda tek büfe vardır. yok o bile pahalı gelirse size rıhtımda bulunan dadaş pilav önerilir.
bahariyeden yukarı çıkarken sağda bir sürü cafe-restaurantın olduğu açlar sokağı olarak bilinen yerde karın doyurmak için uygun bir yerdir. yok aç değilim bir şeyler içeceğim derseniz açlar sokağından sonra yine solda burger kingin sokağına girersiniz. sağda kahverengiyi görürsünüz, devam ederseniz rexx çıkar karşınıza sola dönersiniz barlar sokağında biraz yürürseniz içmek için en güzel ortamlardan biri olan karini görürsünüz solda, kafa dinlemek isterseniz sakin ve huzurlu bir ortam olan masal evide hemen yanındadır. rexx sokağına girmez de devam ederseniz hemen solda marakeşi görürsünüz. eğer alışveriş yapacaksanız, bahariyeden çıkarken fddyi , çeşniyi geçtikten sonra opera pasajı vardır, bayanlara tavsiyem daha yukarı çıkıp *burger kingin sokağına sapmadan ilerlerseniz 4 katlı mango outleti görürsünüz solda pazar yeri gibi olur genelde ve çok ucuza bulabilirsiniz aradığınız şeyi, kotonda karşısındadır. salı günü gidildiyse kadıköye salı pazarı* da bakılması gereken ayrı bir yerdir.
yeni başlayanlar için kadıköy'ü öğrenmenin en güzel yanı boş boş dolanmaktır sokaklarında. her sokakta yeni bir mekan, yeni bir yaşam keşfedilir. başlayın rıhtımdan, önce güzelinden bir psikopat yiyin, cd lazımsa alın hemen oradan,** çıkın moda'ya doğru. boğayı gördünüz mü, tamam oradan dalın bahariye'ye, alışveriş yapmak isterseniz yapın oralarda, bir yemek de sayla mantıda yiyin, yavaş yavaş yürüyün moda taraflarına. ali usta'da bir dondurma yedikten sonra sahilde nargile keyfine başlayabilirsiniz.**
deniz otobüsüyle geldiyseniz boğa nerde boğa nerde diye aramayın. orda geniş bir yol var onu takip edip yukarı çıkınca boğa sizi bekliyor.
kızsanız yazıcıoğluna gitmeyin, kızla beraberseniz de gitmeyin. cd lazım mı diyenlere kulak asmayın. illa cd alacaksanız dükkana kendiniz gidin.
başta deniz otobüsü iskeleleri-yazıcıoğlu arası olmak üzere her yerde çingenelere ve tinercilere dikkat edin. yanınızda kız yokken kesinlikle musallat olmazlar. bunlardan birini gördüğünüzde kız arkadaşınızla ayrı yürüyün. yok musallat olduysa takmayın yürüyün, elini kolunu üzerinize değdirip cebinize sokmaya çalışırsa eline lank diye indirin bir tane sonra hızlı adımlarla; ama koşmadan uzaklaşın. tinerciler ise kafam iyi walla bıcaklarım diye tehdit ederler. bu durumda koşabilirsiniz veya ağzınız laf yapıyorsa param yok diyerek bulanık kafalarını iyice bulandırabilirsiniz. kavga etmeyi denemeyin vurunca hissetmiyor ipneler.
kalabalığa alışık değilseniz hiç uğramamanız gereken yer. her köşede bir seyyar satıcı veya selpak vs satan küçük bir çocuk göreceğiniz için aldırış etmeden yürümeniz yararınıza olacaktır, yok ben yardım edecem onlara diyorsanız siz bilirsiniz. biri gelir sigara ister diğeri gelir abi ona verdin bana da ver der. versen ayakkabınızı bedava boyamak ister sonra para ister. vermesen laf sokarlar sinir ederler. dilencileride belli yerlerde her gün görebileceğiniz bir şekildedir her gün aynı yerde aynı dilenciye rastlama olasılığınız yüksektir. özellikle yan kesicilere ve kapkaçcılara da dikkat etmekte fayda var, bunlar kalabalıktan yararlanıp sizi takip ederler ve uygun gördüğü yerde çantanızı, cep telefonunuzu alıp kaçarlar. üç ila dört kiş halindedirler. biri gelip önünüzde yürür ve arkasını kontrol ederken arkanızdan gelen arkadaşları da uygun anı beklemektedirler. yaşamamızın tesadüflere bağlı olmasına rağmen iyidir.
ayrıca sevgiliyle birlikteyken rıhtıma inilmemesi gerekir. adım başı ''abiiğ, ceylan gözlü ablama bi tanecik gül al beaa'' diye dolaşan kadınlar peşinizi bırakmaz bi de bunların çocuk verisyonları vardır daha da tehlikelilerdir. ellerinde üçbeş sakız pantolonunuza yapışırlar ve eğer sakızları almazsanız sizi üzerinize tükürmekle tehdit ederler. bunlardan kurtulsanız bile az ilerde ayakkabınızı boyamak isteyen biriyle karşılaşabilirsiniz. ve cebinizdeki tün parayla ayakkabınızı boyatırsınız. bu duruma itiraz etseniz bile birden çevrenizi boyacınıza benzer insanlar sarıverir, kadere inanmaya başlarsınız ve mecburen seve seve paranızı verirsiniz. özetle rıhtımdan sakınınız...
fener maçı olduğu günler mümkünse gitmeyin. hadi gittiniz diyelim, maç çıkışını atlatmaya bakın. artık arabalıysanız geç vakte kalın, barlar sokağı var oraya takılın. ne bileyim iett falan kullanacaksanız maç dağılmadan toz olmaya bakın. zaten deneme yanılmayla optimumu bulursunuz.
kadıköyün dörtbir yanını sarmış,tek büfenin yaklaşık 75 zinciriyle karşılaşıldığında dumura uğranabilecek hadiseler meydana gelir.mümkünse gitmeyin,paranız azsa ve tek büfenin ucuzluğuna,çeşitlerine kanıp da sakın ola da oraya girme hatasında bulunmayın.gidin bir simit sarayına,ne biliyim alın bi biskrem.martı etimsi anlam verilemeyen çapulcu mekanı tek büfeye adımınızı atmayın denilesidir.
öte yandan birbirinden güzel ve son derece sistematik çalışan,pek bir kültürlü-bilgili olan sahafları mutlaka gezin.
çatallı bıçaklı güzel bir yemek yemek istiyorsanız, coffee&shop, rea cafe, çinili, mozaik, mosquito, liman
eğlenmek istiyorsanız buddha bar
güzel müzikli cafe arıosanız, hakuna matata, budun
fast food tarzı yemek için mc ve burger dışında mantar, bay yengeç tavsiye edilir
içki içmek isteniyorsa, karin, masal evi, karga
küpe kolye vs ıvır zıvır süs eşyası güzel şeyler arıyorsanız kedi , 9
ayak üstü bişiler yemek istiyorsanız, benume, sakız büfe
nargile için eftalya
alışveriş yapacaksanız bahariye
... *