insanlığa faydalı olması açısından uzun bir süredir denek olarak
beni kullanıp deney yapıyordum, çok acayip fedakar bir insanım evet.
bir insan
bir başkasıyla herhangi
bir iletişim kanalıyla iletişim kurmadan ne kadar süre yaşayabilir, bu süreç zarfında kişide ne gibi değişiklikler gözlenir, psikolojisi bundan nasıl etkilenir, bunları gün be gün gözlemleyerek not alıyorum. elde ettiğim sonuçlar benim açımdan tatmin edici oldu, yakında
isviçreli bilim adamlarının 'beynin yalan söyleyen kısmı keşfedildi'den başka bir araştırması daha olacak gazetelerin son sayfalarında.
deneyin hazırlık aşaması:
-denek öncelikle birkaç hafta içinde kendini soyutlayabildiği her ortamdan soyutlar; mesajlara büyük oranda cevap vermez, 'e bize gel', 'x'e gidelim mi beraber' çağrılarına kulak asmaz, ihtiyaç duymadıkça evden çıkmaz (deney ortamı kontrollü olmadığından ani misafir baskınları veya acil mesaj cevaplamaları bu sürenin birkaç hafta uzatılmasına neden olabilir).
-olağandışı hiçbir şey yokmuş havası yaratılır ki deney yarıda bırakılmak zorunda kalmasın.
gözlemler
birinci evre:
-başkalarıyla konuşamayan denek kendini yazmaya verdi. bilgisayarını ne zaman açsa karşısında beyaz bir ekranda yanıp sönen bir imleç buldu. kafasını dinliyor.
-mutlu gözüküyor.
ikinci evre:
-başkalarını görmeyen denek başkalarının problemleriyle yüzleşme sıkıntısından da kurtulmuş olmanın rehaveti içinde, adeta
hayatın anlamını keşfetmiş gibi tüm gün neşeli şarkılar dinleyip bilgisayar oyunları oynuyor.
-neşeli gözüküyor.
üçüncü evre:
-denek artık eskisi kadar çok gülmüyor. depresif şarkılar dinlenme oranlarında ciddi artış gözlendi. tüm gün daha depresif şarkılar arıyor, en sonunda evin ucra bir köşesinde
düş sokağı sakinleri'nin eski bir albümünü bulup duruldu.
-şaşkın gözüküyor.
dördüncü evre:
-denek saldırganlaşmaya başladı. kendisine '
nasılsın?' diye soran birine sanki küfür etmiş gibi ters ters bakıyor. yapması için bir şey istendiğinde cümle kuramıyor, adeta hırlıyor
*. telefonu çaldığında söyleyecek cümle bulamıyor, artık konuşmayı unutmaya başladı.
-kızgın gözüküyor.
beşinci evre:
-denek sakinleşti yine. şeker gibi bir haleti ruhiyeye büründü, biri yapması için bir şey istediğinde sorgulamadan yapıp tekrar odasına çekiliyor, 'nasılsın?' sorularına 'iyiyim' diyerek gülümsüyor. 'kimseye karışmayayım kimse de bana karışmasın' bundan sonraki hayat felsefesi oldu. gülümseyerek saf saf bakıyor etrafa, kendi kendine konuşuyor..
sonuç: yalnızlığa çok alışmadan bir çaresini bulup bitirmeniz sizin için daha iyi.