"oturma imkanın varsa ayakta durma, yatma imkanın varsa oturma" felsefesini mutlaka benimsenmelidir bu olmazsa olmazlardandır.sonra sınava çalışmak için her zaman "daha çok var"dır bunu hiç bir zaman unutmayın yok bugün hava çok güzel bu havada evde oturulur mu gibi boş sözlere inanmayın evet bal gibide oturulur kendinize güvenin bu konularda çabuk su koymayın unutmayın ki siz geleceğin tembelisiniz
oturulan yerden kalkmadan önce yapılabilecek işler için fizibilite çalışması yapmak da önemli bir husustur. bu sayede bazı gereksiz yerinden kalkmaların önüne geçilebilmekte, ve de bir kalkışta birden fazla iş yapılarak bi dahaki kalkışların önüne daha kolay geçilebilmektedir.
tembellik anayasası
1. insanlar yorgun doğar ve dinlenmek için yaşarlar.
2. gündüz dinlen ki, gece rahat et.
3. yarın yapabileceğin işi bugün yapma.
4. dinlenen birini görürsen, otur ona yardım et.
5. oturman mümkünse ayakta durma.
6. çalışma isteği duyunca bir yere otur ve isteğinin geçmesini bekle.
7. çalışan birini görürsen ona acı.
8. çalışmak insanı yorar, tembellikten kimse ölmemiştir.
tembellik dediğimiz özellik kesinlikle doğuştan gelir, sonradan edinilemez. yani küçükken babanız "bi paket marlboro kap bakkaldan" dediğinde içinizden "fuck the system" deyip baygın bir halde yola çıkıyorsanız bundan sonraki hayatınızda buna benzer hayıflanmalar kaçınılmazdır.
tembel insanlar da kendi aralarında iki gruba ayrılırlar; tembel şirin misali paso götünü devirip yatanlar ve gamsız, kaygısız koy götüneciler.
ilk gruba dahil olanların metabolik faliyetleri kış uykusuna yatan bir ayınınkinden farksızdır. yatmak, yatmak ve yatmak isterler.. günde minimum 8+3 saat uyurlar. mütemadiyen yastıkları sarımtırak ve kütlesi saç yağından ötürü normalden yüzde 20 daha fazladır. yüskek bir ihtimalle sigara tiryakisidirler ve çay, kahve gibi diğer hafif etkili keyif verici maddelerden hoşlanırlar. ekseriyetle sabah uyanma sorunları yaşadıkları için uzun vadede devamsızlıktan kalma gibi bir problemle karşılaşmaları olasıdır. metabolik faliyetleri düşük hızda olduğu için göt büyümesi, göbek bombelenmesi gibi fiziksel, kas erimesi, düşük tansiyon, kalp fonksiyonu bozuklukları gibi dahili pek çok rahatsızlıkla karşı karşıya kalırlar. bu kategorideki insanlar iki ağaç arasına bağlanmış bir hamak gördüklerinde ağızlarından köpükler çıkmak suretiyle atak geçirirler, terlemeye titremeye başlarlar..
ikinci türdeki sikimden aşağıcıların ise fiziksel aktiviteleri normal bir insanınkiyle aynıdır. fakat zihinleri her daim karışık, ve doludur. işlerini aşırı ötelemelerinin sonucunda beyinlerinde sürekli bir kaos vardır. muhtemelen ertesi günkü sınava çalışamazlar, komidinlerinin üzerinde ödenmemiş zilyon tane fatura birikmiştir ve kayıt gibi önemli işlemlerini son güne bırakmalarından ötürü sürekli uzun kuyruklarda beklemeye mahkumdurlar. ayrıca kişileri ve kuruluşları, onların isteklerini önemsemezler bu yüzden piyasada yavşak olarak adlandırılırlar.
(y=yavşak kişi)
a: abi sende benim x kitabı vardı hani, onu yarın okula getiriver bi zahmet..
y: tamam hallederiz.
ertesi gün,
a: getirdin mi kitabı?
y: abi aceleyle çıktım evden yarın söz.
bi erte daha,
a: nerde lan kitap!!
y: ulan yaa! masanın üstüne koyduydum çıkarken çişim geldi tuvalete gittim bıdı bıdı...valla yarın bik bik
uykum geldi mna koim özür dilerim. ben kaçtım kendine iyi bak byeee..
gece ikide yat öğlen üçte kalk. arada bir kafanı camdan çıkarıp oksijen ihtiyacını gider, öyle vücudun tümünün dışarılara çıkmasına gerek yok, boşuna uğraşma, enerji kaybı. sonra günün diğer onbir saatini televizyon karşısında yan gelip yatarak geçirebilirsin, internet falan zor işler, bilgisayarı aç, mousea tıkla falan, cık, boşver. arada kitap falan okursun belki, gözlerini çok yorma ama. aa bak saat iki olmuş hadi yatağa, ya da gerek yok kapat televizyonu olduğun yerde uyumaya başla.