yeni başlayanlar için sözlük 

adana çık aradan

  1. öncelikle,

    (bkz: yeni başlayanlar için itü sözlük)
    (bkz: sözlük formatı)

    benim söyleyeceklerim ise daha gayriresmi olacak açıklamalardır.(o yüzden pek dikkate almayın, mevcut sözlük yazarları da ayar vermeye çalışmasınlar amk) uzun bir zamandır çeşitli sözlüklerde yaptığım ve yapıyor olduğum acizane bir sözlük yazarı olma konumumdan ötürü sözlük hakkında pek bilgisi olmayan gelecek nesillere birkaç kelam etme ve gözlemlerimi nakletme ihtiyacı duydum. tabi şöyle bir çelişki doğuyor tam bu esnada. sözlükten bihaber nesil nasıl benim yazdığım bu giriyi okuyacak? google'a girip "porno" "am-göt-meme" yazıp aratan kişilerin okuma şansı olmasına karşın yazılanları anlayabileceklerinden pek bir endişeliyim.

    öncelikli olarak sözlük kavramı nedir? bunun üzerinde duracağız. ehehe şaka len şaka. sokayım kavramına konseptine. sözlük işte, insanlar bildiklerini ama daha çok bilmedikleri hakkındaki yorumlarını yazıp birbirlerine laf sokma peşinde olan insanlar güruhudur. elbette herkes değildir amma velakin üstüne alınanı da görmedim henüz. neyse konu dağılmasın fazla.

    "sözlüğü sözlük yapan içindeki yazarlardır,
    gün olur devran döner seninki benden kara" demiş vakt-i zamanında şair. yani demek istemiş ki sözlük nedir merak ediyorsan önce sözlük yazarlarını tanıman gerekir. işte bu sebeple aşağıda çeşitlendireceğimiz sözlük yazarları sizlere birer ilham kaynağı olsun yavrucaklarım :

    1- eski sevgili yazarlığı => verem ettiler, kanser oldum aids'e yakalandım bunların yüzünden. günde en az 20 tane eski sevgili başlığı gören bir mazlum için normal aslında dediklerim. tamam anladık, hoşlaşmışsın. kendine göre sevmişsin aşk yaşamışsın. sen ona vermişsin o sana vermiş, sevgini. sonra ayrılmışsınız, eski sevgili olmuşsunuz. amuakoyim sanki ferhat gibi dağları deldin de aşkından, kıçıkırık bir aşk yaşamışsın. ne diye zorlarsın girileri, zorlama delinmez bu sözlük. (bkz: giri giriyom girmiyor aabeyy)

    2- seovi bedduacılığı => seri eksi oy veren ibne, yani kısaca seovi. sen bilmiyor olabilirsin ama böyle bir ipne yok. senin benim gibi bir yazar. görüşlerimize ters birşeyler yazdı diye hiç mi seri eksilemediniz aa benim canlarım. her yazar içinde bir seovi ruhu barındırır bu böyle biline. söz konusu kişiler ise yaptıklarını görmezden gelip "seovi bana kaydı", "sürekli eksileniyorum" gibi flashtv anahaber bültenimsi girilerle yakınanlardır. bırakın bu düz mantığı,(bkz: bu yazdığıma eksi veriyorsa kesin ibnedir) siktiredin statüyü felan, küfür de etmeyin amınakoyim.
    (bkz: beni beğeneni ben beğenmem, benim beğendiğim beni beğenmez)

    3- tepki çeken marjinal yazarlık => sözlükler bu tip yazarların eksikliğini hiçbir zaman hissetmez. her daim vardır, aşırı uçuk düşüncelerini yazanlar. reklam reklamdır, kötüsü iyisi olmaz. tanınmak istiyorsan, kalıcı olmak istiyorsan reklamını yapacaksın arkadaşım. sonra gelsin sazanlar, nikaltına üşüşen sazanlar." bunun gibi yazarlarla sözlükte olmaktan utanıyorum", "ne dediğinin farkında olmayan yazar", "seri bir şekilde eksileyeceğim yazar" diye tanımlamalar yaptıkça sazanlar, libidosu tavan yapar, marjinal yazar. (bkz: ouww yeeaaa)

    4- politik yazarlık => politik dediğime bakmayın. daha kendi sağını-solunu bilmeden sağ-sol kavgasına tutuşan tiplerdir bunlar. benim görüşüm senin görüşünü döver yazarlarıdır, aldanmayın. herkes kendi bildiğini okur, anlamsız tartışmalara girmeyin boşuna.

    5- gazete makalesini kopyala-yapıştır yapms yazarlığı => ne yapsak emeklerini ödeyemeyeceğimiz yazarlardır. sen kalk gazete makalesini hem kopyala hem yapıştır, zor iş valla. "bakın ben okudum çok beğendim, tam görüşlerime uygun. siz de okuyun faydalanın. ne de olsa aynı mantıktayız." demek ister aslında. spoiler içinde verir koca makaleyi, yorumunu da ekler hatta : " bugün yine gündeme ışık tutmuş, gündemi iyi çözümlemiş sayın bilmemne" diye. lan adamın işi o zaten, gündemi takip etmek diye para ödüyorlar adama. o yüzden gazete yazarı olmuş. okumak istesek gider gazeteyi alır okuruz, biz senin düşündüklerini öğrenmek istiyoruz halbuki. bırak kopyala-yapıştırı söyle düşüncelerini ki ne kadar sığ olduğun anlaşılsın. yapmayın böyle sakın.

    6- şarkı sözü yazarlığı => elbette beğenilerini paylaşmak güzel. ama bir şiir, şiir olduğu için güzel. bir şarkı da dinlenildiğinde şarkı olarak anlamını kazanır.ne bileyim şimdi şöyle bir şey olsa :

    "dam üstünde un eler
    tombul tombul memeler
    zalim oyy gelin zalım zalım
    tililili tilili " diye okuyunca halaya tutuşan var mı? yok. ancak dinleyince öyle bir ortamda hayal edebilirsin kendini. ayrıca şarkı sözünü merak eden mi var? bilemiyorum belki vardır. ama sözlerini anlamadığın şarkıyı dinleme zaten, git klasik müzik dinle daha iç açıcıdır.

    7, 8, 9 ... diye gider böyle. yazarları kategorize eden hıyar yazarlar diye bir güruh daha vardır ayrıca. dinci-laik, sağcı-solcu, komunist-faşist diye kategorilere bölmeye çalışır bu hıyarlar. hatta zevk alırlar, kategorize etmekten hoşnutturlar. işte benim bu yazıda amaçladığım şey ile bu hıyarların yaptıklarından ayrılıyor. benim amacım insanları kategorize etmek değildir. saydıklarımdan çoğunu yapmışımdır, hatta hepsini. amaç her yazarın da en azından bir kere yukarıda saydıklarımdan birisini veya birkaçını yaptığını bilmesidir.bilsinler ki kendilerini üstün görmesinler kimseden, insanları kategorize eden bu hıyarlara koz vermesinler.

    işte sevgili acemi yazar, değindiğim üzere sözlük demek birlikte hareket etmek demektir. aynı görüşte olmasalar bile insanların tepkisiz kalmamasını sağlamaktır. aynı beğeniye sahip kişilerle tanışmak, karşıt görüşlerin de var olduğunu bilmektir. kendi etrafındaki dünyanın ne kadar büyük olduğunu düşünürken senin gibi milyonlarca insanın da büyük dünyalara sahip olduğunu bilmektir. yaz ne olursan ol yaz.
    (hakiki tosun paşa benim, 22.05.2008 21:18)