admira'nın paloma ve juanita gibi modelleri fiyat performans açısından uygundur. klavyesi rahat olduğundan pozisyonları ve tuşeyi rahatça kavrayabilir starterımız.
artık herkes gitar çaldığından kızların ilgisini çekmekte zorlanabilirsiniz.bu yüzden size gitarı farklı yöntemlerle çalmanızı tavsiye ederim.örneğin pena yerine tarak kullanın.mükemmel bir estetikle hem akor basar hem de sahilin sıcak rüzgarlarında bozulan saçınızı tararsınız.tabi gitarınızın içine kum kaçmamasına da dikkat edin.
yok ben illa ki başlamak istiyorum diyorsanız da yarıda bırakmayın. zira yazık oluyor canım gitarlara, kendilerini yalnız hissediyorlar. (bkz: empati) ne de olsa çok yakın dost oluyoruz, ayıp.
yine de gitardır sonuçta. benimki 5 yıldır hala millenium falcon'a dönüşmedi. 20 senedir çalanlar var, onlarınki de hala gitar. arada yenisini almışlar, onlar da hala gitar. yani demem şudur ki, "mandolinden başla daha iyi çalarsın" diyenlere kulak asmayın, direkt flüte başlayın.
sadece akdeniz akşamları, hotel california ve güllerin içinden'i çalabilen modelleri satılıyor tahtakale'de. onlardan alın. böylece eve gelen kızlar görsün diye salonda yere bıraktığınız gitarınızın üstüne balta arkadaşlarınızdan biri bastığı, ya da bir parti akşamı içine kusulduğu zaman fazla bir şey kaybetmemiş olursunuz.
ha yok "benim niyetim ciddi" diyorsanız, kapatın sözlüğü gidin içeride çalışın arkadaşım. ne demiş nejat yavaşoğulları; "bu gitarın altı teli var. günde altı saat çalışırsan sen de benim gibi çalarsın."
kumsaldan kız kaldırmak için bunu çalmaya başlıyorsanız, başlamayın! o ekol 1990'ların sonuna doğru bitti. sonra kumsal kumsal sırtınızda o koca gitarla gezer, telef olursunuz.
nerden mi biliyorum?
özenip te başlayacaksanız hiç başlamayın rezil olursunuz. rezil olmasanız bile bi gün karşınıza biri çıkar asturias'tan girer, guitar romance'dan çıkar o rezil eder sizi.
ama yıllarca rock müziğe gönül vermiş, dinleyip dinleyip coşmuş biri iseniz ve içinizde beliren dayanılmaz çalma isteğine artık gem vurmak istemiyorsanız yani kısacası içinizden geliyorsa başlayınız.
bunların dışında başka nedenlerle(hatun, popüler olma çabası gibi) gitara başlamak istiyorsanız, tabii ki siz bilirsiniz ama kusturan pop şarkıları ile etkileyebileceğinizi sandığınız kız profili size kıçıyla gülecektir. geri kalanı içinde gitar çalıp çalmamanız zaten bir şey değiştirmeyecektir, dekolte tişört + güneş gözlüğünü tavsiye ederim.
not: üniversiteye girmiş olmanız gitar çalmak zorunda olduğunuz anlamına gelmez.
hiç bişey bilmediğiniz halde guitar pro gibi programlara güvenip bu işe başlamayın. adam gibi ders alın. başladıkdan 1 hafta sonra, 'ulan benden bişey olmıcak' diyip gitarı bırakmayın. unutmayın çalışdığıı sürece çalınmıcak parça nerdeyse yoktur. bu yüzden umutsuzluğa kapılmayın.
üçbinbeşyüzyirmiyedi akor,nostaljik aşk şarkıları ve binyediyüzondokuz akor gibi kitaplardan öğrenmeye çalışmayın zira mantığını öğrendikten ve el becerisi geliştikten sonra o akorları kendiniz de çıkarabilirsiniz.her gitarcının kendine özgü çalış biçimi,tuşesi vardır.eğer bu işi gerçekten öğrenecekseniz sizin de bir çalış tarzınız olacak.ama üzülerek belirtmeliyim ki önce x gibi,y gibi çalmalısınız.yani taklit.
elleriniz soğukken gitar çalışmayın, bilek ve parmaklarda hasara neden olabilir. ayrıca elleriniz normal bir sıcaklıkta olsa da gitar çalışmadan önce kollarınızı serbest bırakın ve omuzlara aşağı doğru baskı uygulayın, ellere kan gidecektir. ayrıca yorgun bir gün geçirdiyseniz, özellikle elleriniz yorulmuşsa eve geldiğinizde ellerinize hafif sıcak suda 5 dakika masaj yapın faydasını görürsünüz.
klasik gitar çalacaklar için tırnak çok önemlidir ve özellikle başlangıçta çok sorun çıkarırlar. tırnakların yumuşak ve kırılgan olmasının birçok nedeni olabilir. özellikle magnezyum eksikliği ciddi biçimde etkiler. dışarıdan magnezyum alarak, bol meyve, süt ve süt ürünleri tüketerek ve törpülemelerinizi doğru yaparak tırnakları adam edebilirsiniz. tırnakları törpülerken harala gürele sağlı sollu törpülemeyin, sadece bir tarafa doğru törpüleyin, bu tırnakların hasar almasını önler. sağlaklar için sağ el a parmağı (yüzük parmağı) başlarda değil 10 sene sonra da problem çıkarabilir. kas yapısı nedeni ile serçe parmağı ile beraber çalıştığı için tırnak takılmaları olabiliyor. bu parmağın tırnağını diğerlerine göre biraz daha uzun bırakabilirsiniz.
özellikle klasik disiplinde çalacak arkadaşlar tutuş pozisyonunu kesinlikle bir hoca ile birlikte oturtmalılardır. tam olarak standartlaşmış bir tutuş şekli yoktur, bazı farklılıklar olabiliyor fakat hepsinde geçerli olan ellerin, belin, boynun ve omuzların serbest olmasıdır. vücutta bir kasılma olmamalıdır. özellikle sağ ve sol el bilekleri sanki gitar değilde kağıttan bir maketi tutar gibi narin olmalıdır. belli bölgelerdeki kasılmalar bir süre sonra ağrılara dönüşür ve istenmeyen sonuçlar ortaya çıkar.
abi jazzcılar kulaktan çalıyomuş, paco nota bilmiyormuş gibi söylemlere aldırmayın solfej dersi alın. sonrasında alacağınız armoni dersleri ile kendinizi ve müziğinizi geliştirebilirsiniz. bir süre sonra kendi tarzınız oluşacaktır. bir parçayı 1000 kişiye çaldırın 1000 tanesinin de farklı yorumu olacaktır. bu yüzden tonunuzu, gürlüğünüzü oluşturmaya çalışın. evet
çoğu iyi gitaristin ilk gitarı çok kötüymüş gibi sözlerle gaza gelip 30 ytl'lik gitarla çalışmayın. camps, yamaha gibi markaların giriş seviyesi gitarları sizi bir süre idare edecektir.
hocanın karşısında mutlaka ayak ayak üstüne atın ve sakız çiğneyin. ''yaa hocam bu arenas ne yani şimdi?'' cümlesini maksimum oranda yavşakça söyleyin. parmak numaralarına dikkat etmeyin, tutuş ve duruşu siklemeyin. apoyando çok gereksiz, tirando'da neden ses çıkmıyor? deyin. müzik falan dinlemeyin. 18 yy. dan beri belirli tutuş, duruş ve çalım standartları olan bu enstrumanın 15 günde evrim geçirmesini sağlayın ve lütfen derste cep telefonunuzu kapatmayın.
ciddi anlamda uğraşmak istiyorsanız bu naneyle, elektro gitar çalmak için çok paranın lazım olduğunu unutmayın... ki zaten müzik kendi başına pahalı bir uğraştır.