(bkz:
çin işkencesi)
ayrıca işyerinde ayakkabısız dolaşmaya sebebiyet veren, acınası durum.
ilk bir hafta ayaklarınızın şişmesine ve su toplamasına neden olan olay.
(sealth, 28.05.2007 16:01 ~ 16:02)
iki kmlik eve dönüş yolunu çıplak ayakla katetmenize neden olan olaydır.(bkz:
ben bugün bunu yaptım)
sizin de yeni ayakkabıya tekmeyi vurmanızla sonuçlanabilecek hadise.
ayakkabı ayağa vurdukça ağrısı başa vuran ve değişik yürüme stilleri
kurbağalama balıklama yengeçleme kelebekleme geliştirmemize yarayan manevi değeri çok büyük olan maddi yöndense bizi büyük zararlara uğratan
yenisini almak gibi hazin olay.
(newickk, 28.05.2007 16:06 ~ 18.07.2007 03:45)
hatrı sayılır, çok ünlü bir mağazadan çok severek aldığım ayakkabıyı iki hafta giymem ve deforme olması ile birlikte ayaklarımın arkasının haşat olması lakin benim karda olduğum olay. çünkü; yeni bir çift alacağım.
bileklerinizin arka kısmında hiç geçmeyecek kırmızı nasırlaşmış derinin bulunmasına sebep veren olay.bu yüzden açık ayakkabı,terlik bile giymezsiniz kimi zamanlar.
hele bi de alınan ayakkabı converse ise ve bu giyilen ilk converse ise o zaman kabus olup gece korkutacak derecede kötü bir durumdur ....
ayakkabı alışverişinin çarşı gezintisinin sonuna bırakılması gerektiğinin göstergesidir. önce ayak bi güzel şişmeli ki seçimi daha iyi yapasın.
bir yandan "ulen sikti ayağımı lanet ayakkabı, bir daha giyersem top olayım" diye düşündürürken, diğer yandan da "dünyanın parasını verdim bu ayakkabıya, biraz daha dayanayım,nasıl olsa alışırım" şeklinde düşündüren ve insanı bir iç çatışmaya iten olaydır.
yazın bayanların ayaklarında bant ve kan lekeleriyle dolaşmasına sebeptir.
yazın terlik giyilir arka fora verilir...
vuran ve su toplayan bölgelere yara bandı, bandaj, pamuk vb. malzemeler yapıştırılmaya çalışılsa da bunlar sinsi bir şekilde ayakkabıyı giydikten 5 dakika sonra düştüğünden dolayı ayakkabı açılana ya da ayak alışana kadar tam bir ızdırap olan durumdur. eğer bağcıklı bir ayakkabı alındıysa ve bağcıklar bir süre bağlanmadan kullanılırsa acıyı azaltma şansı oluyor kimi zamanlarda.
(xanax, 28.05.2007 17:16 ~ 27.06.2007 03:46)
şu masum, sevimli görünen babetlerin hiç de öyle olmadığının gerçeğe dönüşmüş halidir. alırken birkaç adıma atılır, rahat olup olmadığı anlaşılmaya çalışılır ama yetmez, kafi gelmez. o babet mutlaka topuklarınızın hemen üst kısmında yani ayak bileğinizin biraz aşağısında sızlamalara sebep olur. penguen gibi yürümeniz mümkündür. en yakın eczaneden yara bandı alınır fakat nafile. uzun sürer iyileşmesi, iz kalabilir. aynı şey açık, şeritli terlikimsi pabuçlar için de yaşanır. of dedirtir.
not: yeni ayakkabının ayağa vurması mı, ayağı vurması mı?
kep atma töreninde başıma gelmiş durumdur berbattır eve kendini zor atmaktır ayakkabıda beyaz olunca çıkardığında o kan lekesini görmektir sonra bir süre ayakkabı giyememektir o ayakkabıyı her giydiğinde acısını hatırlamaktır neyse ki artık ayakkabının tabanı yükseltilmiştir
insanın özürlü gibi yürümesine sebep olacak hadise.
(ceyus, 26.09.2008 14:48)
malum havalar ısındı falan giydik yeni aldığımız sandaletlerimizi ama sandalet de mi vurur be kardeşim, küçük parmağım büzüştü büzüştü, hurdaya çıktı valla.
hevesin kursakta kalmasına neden olur. severek aldığınız birsürü para saydığınız ayakkabıyı giymeye korkarsınız. ayakkabının vuran kısmını pamuğa damlattığınız bir miktar sirke ile silmeniz ayakkabının vurmasını önlermiş. geçen yaz denedim oldu hakkaten.
ayakkabının vurması muhtemel yerleri saptanıp önlem olaraktan yara bandı desteği yapılması gereken durum.
----------spoyler muhteşem değerli muhteşem bi bilgi spoyler heyecan falan filan----------
efendim bu ayakkbıların hakkından gelen yöntemi açıklıyorum. bizzat bilmem kaç çift ayakkbımda yapmışımdır ve sonuç her zaman süper olmuştur. buçuklu numara giyen biri olarak ayağıma göre bulamadığımdan ve yarım numero büyüğü de çok büyük geldiğinden hep yarım numara küçüğünü aldığım için, bu işte ustalaştım da diyebilirim.
efendim? ayakkabıcıya kalıba vermek mi? hayır hayır yanılıyorsun arıcık, onlar şehir efsanesi; işte sana gerçek çözüm!!!
(dikkat!!!! sandalet veya kumaş türü ayakkabılar için uygun bir yöntem değildir)
bir bezi sirkeyle bir güzel ıslatıyosun. evet sirkeyle, sıktığında damlayacak kadar bol sirkeyle hem de.. sonra fazlasını sıkıp o bezi ayakkabının içine tıkıyosun. evet tam anlamıyla tıkıyosun yani ayakkabının hacmini zorlayacak büyüklükte veya hacimde bir bez olmalı kullandığın kumaş.
aynı şeyi öteki çiftine de yapıyosun ve sonra ayakkabıları bir torbaya koyup bir gece buzdolabında bekletiyosun. tam bir gece...
sirke kokusunun çıkması için de ertesi gün balkonda birkaç saat havalanmaya bırakıyosun veeeeee işte pambık gibi yımışacık vurmayan yepisyeni ayakkabıların hazır!
deneyin inanamayacaksınız, daha iki hafta önce babetlerime yaptım zevklen ve huşu içinde giyiyorum nasırsız vurmasız acısız...
(bkz:
yazar zıplayarak uzaklaşır)
----------spoyler muhteşem değerli muhteşem bi bilgi spoyler heyecan falan filan----------
ayakkabının içine pudra dökülür, çok geçmeden ayak terler pudrayı emer..
ayakkabının vurduğu bölgeye yara bandı yapıştırılır, ayakkabı vura vura onu da sıyırır atar...
bir gece önceden ayakkabının içine sirkeli bez konur derisi yumuşasın diye, giydikten sonra takriben iki saat içinde ayakkabı eski haline dönüp vurmaya devam eder..
kaçarı yok o ayakkabı o ayağı vuracak kardeşim!
(konchuy, 05.06.2009 22:52 ~ 22:54)
basit bir çözümüde şudur;
bir adet ayakkabı tabanı alınır ,ayakkabının altına yerleştirilir ve o şekilde ayakkabı giyilir, topuk kısmı yukarda kalacağından ayak rahat bir şekle gelir.
yeni sevgili gibi bir şeydir bu durum aslında.
yeni sevgili de sinir hoplatır, huyunu suyunu bilmez, ilgi alanlarını bilmez ama öyle beğenirsin öyle heveslisindir ki görmezden gelirsin. zamanla ayağın yeni ayakkabıya, kendin de yeni sevgiliye alışırsın. ayakkabı ya ayağının şeklini alır rahatlar ya da vurduğu yerler nasır yapar artık vurmaz olur.
ama gel gör ki eski havası da kaçmıştır. ayağın şeklini alacağım diye tarak kısımları genişler, burnu hafiften açılır. yine de çok rahat diye giyilir bir müddet. taa ki yeni ve pırıl pırıl bir çiftle karşılaşıncaya kadar...
önce çok pahalı hacım diye türlü bahanelerle etrafında dolanırsın, zaten ben ayakkabımı seviyorum hem çok rahat ne gerek var sıkıntıya sokmaya güzel ayaklarımı dersin de sonra dayanamazsın işte.
gider alıverirsin bi anda yeni ayakkabıları.
sonrası aynı tas aynı hamam bi heves sen giyersin o vurur sonra o da aşınır falandır filandır...
bir .mdan g.tten tespitin daha sonuna geldik canlarım. dağılabilirsiniz.
ayakkabıları çıkarıp yalınayak gezme istediği uyandıran durumdur..
giyildiğinde rahatsızlık veren ayakkabının içerisine bir gecelik nemli bez tıkılmasıyla
önlenebilecek mevzu. mevsimden mevsime giyilen ayakkabına bunu yapmazsan
her sezon ya yeni ayakkabı almak gibi pratik bir çözüm geliştirirsin (afferim sana)
ya da
nasırlarınla mutlu yarınlara yelken açarsın.