age of empires ii'de heavy camel'la kombine edildiğinde düşmanınıza müthiş zarar ziyan verebilen tüfekli ünite. castle age'de barutlu silah kullanabilen tek ünitedir.
(bkz. janissary)
genç osman a tecavüz etmek suretiyle ölümüne sebebiyet vermiş,çoğunluğu eşcinsel,öküzlüğüne doyum olmayan high tower tipli osmanlı yarmalarıdır,şahsı muhteremleri aynı zamanda askerlik te yapar.
bilinenin aksine atalarımız olmayıp, ilk kurulduğu yıllarda hristiyan ailelerden vergi olarak alınan 7-14 yaş arası erkek çocuklardan ve savaş esirlerinden kurulmuş seçkin birliklerdir. seçilen kişiler sadece askeri alanda değil, dini ve (yetenekli olanlar) bilimsel alanda da sıkı bir eğitimden geçerdi. orduda da kayırılırlardı. o kadar ki müslüman olmayan aileler çocukları yeniçeri olarak seçildiğinde sevinirlermiş. osmanlının kazandığı çoğu zaferde büyük payı olan bir birliktir. zamanla torpil, kayırmaca gibi yollarla müslüman türkler de birliğe alınmaya başladı. ne olduysa bundan sonra oldu, yeniçeriler hakketikleri parayı almadıkları gerekçesiyle isyan çıkarmaya başladılar. 1826 da 2. mahmud tarafından kapatılıncaya (ve katledilinceye) kadar da pek çok hır gür çıkarıp 2. osman'ın ölümüne neden oldular. bugün yeniçerilerin tek kalıntısı sembolik mehter takımıdır.
ayrıca ilginç bir bilgi, yeniçerilerin sakal bırakması yasakmış, sadece bıyık bırakabilirlermiş.
savaşlara padişah'ın da katıldığı dönemlerde otağ'ını korumakla görevli olan, sonraki dönemlerde padişahlar savaş zamanlarında istanbulda oturmayı tercih ettikleri için atıl duruma düşen askeri sınıf. görevleri padişahı korumak iken kazan kaldırdıklarında işi kan dökmeye vardıran (maktullere bir kaç padişah da dahil) devşirme güruh. orta okulda cülus bahşişi için bunu yaptıkları söylenirdi ama bunun başka çıkarlardan kaynaklandığı yorumuna varmak güç değil. bektaşi tarikatına mensuplarmış.
(bkz: bu ne perhiz bu ne lahana turşusu)
sadece, gayrimüslim ailelerden vergi olarak alınmazlar, savaşlarda esir düşen askerler de yeniçeri ocağına bektaşileştirilmek suretiyle dahil edilirlemiş.çıktıkları seferlerde yerli halkın bacısına kızına sarksalar daha mı iyi" düşüncesiyle kendi aralarındaki oğlancı ilişkiler normal sayılırmış.
anadolu'da yayılmaya başlayan alevi-bektaşi kültürünün yavuz sultan selim'den sonra "devlet-i cihan"ın varlığını tehlikeye düşürdüğüne inanıldığından ve kendileri bektaşi olduğundan ortadan kaldırılan cengâverler. birden yok edilmeleri ülkenin sırtını yasladığı elit askerler olduğundan imkânsızdı; uzun ve sistemli bir çalışma sonucu yok edildiler. dediğimiz gibi bektaşiydiler. kendilerine has toplantıları (cem törenleri) vardı.
ortadan kaldırılmalarında isyanlarının da etkisi vardır elbette; ancak tarih bir türlü bu isyanların sebeplerini irdelemez.
2 hafta önce emrah ablak penguendeki köşesinde,bu ortaçağ modeli türk askerlerinden birkaç tanesini kafalarındaki uzun kukuletamsı şeylerinden çamaşır ipine mandallanmış olarak çizerek beni yerlere domaltmıştır.
kazan kaldırma lafının şu olaydan çıktığını (uzun zaman önce) okuduğum askerler :
bilindiği üzere yeniçeriler durmadan sorun çıkarmaktadırlar. bunların aşçıları pis mi pis biridir. sulu yemekten çıkardığı kepçeyi hoşafa daldırır, hoşafın üzerinde bir yağ tabakası bırakırmış. derken bu aşçı ölmüş, yerine genç, temiz bir aşçı geçmiş. yeniçeriler yemek için beklerken hoşaflarında bir değişiklik olduğunu farketmişler ve "hoşafumuzun yağu kesüldü" diye böğürerekten etrafa saldırıp kazan mazan ne varsa devirmişler.olay yeni aşçının ölümüyle bitmiş.**
yapılan seferlerde, hristiyan ailelerin çocukları alınır, eğitilir, tam bir savaş makinası haline gelir. ilk zamanlarında evlenme yasakları vardır. çok daha ilerleyen dönemlerde tam olarak emin olmamakla birlikte 40 yaşında, bu işten ayrıldıktan sonra evlenebiliyorlardı. bütün insansal duygulardan uzak yetiştirilen bu ordu, yabancı kaynakta anlatılana göre, savaşa giderken öyle büyük bir uğultu çıkartırmış ki, düşman askerleri daha karşılarına çıkmadan korkar hatta bir kısmı kaçarmış. ayrıca bu yeniçeriler, seferlere giderken kendi yiyeceklerini götürmek durumundalarmış. ilerleme de buna oranla daha yavaş oluyor. eğer yiyecekleri yanlarında fazla fazla götürülmezse, kendi topraklarındaki köylülerin hayvanlarını katlediyorlarmış. bir dönem osmanlı'da çok meşhur olan istanbul yangınlarını da zevk için çıkarttıkları kaynaklarda yer alır. hatta, şu tarih kitaplarında istanbul'un fethinde kente hiç zarar verilmediği efsanesi de bu yabancı kaynağa göre doğru değildir. dördüncü haçlı seferinden sonra yapılan en büyük yağma istanbul'un fethinden sonraki olduğu belirtilmiş. son olarak, yeniçerilerei her fetihten sonra belirli bir süre, fethettikleri yeri yağma etmelerine imkan tanınırmış. yabancı kaynaklara ne kadar güven olur, bilinmez. yazılan budur.
sanılanın aksine o kadar da kötü olmayan osmanlının çöküşüyle birlikte çöken askeri sistemdir. ve gene sanılanın aksine elit birlikler oldukları için ordunun temelini oluşturmazlar.
yani burdan anlaşılan odur ki osmanlıdaki savaşların başarısızlığının nedeni yeniçeriler değil bozulan devlet düzeniyle birlikte çöken tımar sistemidir.bunlar ise istanbulda yaşadıkları için istedikleri atı koşturabilmişlerdir ama gene diyorum yeniçeri değil osmanlıyı o hale getiren, o hale gelen osmanlının bir sonucudur yeniçerilerin sağda solda istediği atı koşturmasının nedeni.
osmanlının düşmana korku salan cengaver piyadelerine verilen ad. birçoğu devşirme olsa da hepsi devşirme yoluyla ocağa girmezlerdi. osmanlının başarısında en önemli rolleri oynarlarken, zaman zaman çıkardıkları iç isyanlar ile özellikle yeni tahta çıkan padişahlara bizimle iyi geçin mesajını da verebilmişlerdir.
herbir yeniçeri ortası (bkz: bölük) ayrı bir işaretle simgeleniyordu. bu işaretler o ortaya dahil yeniçerileri ellerinde veya vücutlarında bir dövmeyle belirleniyordu. osmanlıda ve islam kültüründe tamamen günah sayılan dövme yeniçerilerde sıradan ve olması gereken bir hadiseydi. yeniçeriler içki içer ve tam anlamıyla osmanlı islamı çerçevesinde bir hayat sürmezlerdi.
yeniçerilerin gücü sadece asker olmaları ve evlenip aile kuramamalarından ileri geliyordu. bu askerler savaşıp ölmek için vardı ve korkusuzca savaşabiliyorlardı, taki evlenebilmelerine izin çıkana kadar.
kanuni sultan süleyman dan sonra ortaya çıkartılan bu hak osmanlının piyadelerini zayıf düşüren en büyük unsurlardan biriydi zira evlenen yeniçeriler ailelerini düşünerek savaşa gitmişler hatta savaşmak istememişlerdir. zamanla üçayda bir verilen maaşları yetmez olmuştur daha çok isyanlar çıkartmışlar, hırsızlık ve serseriliğe başlamışlar ve sonunda sultan 2.mahmut tarafından ortadan kaldırılmışlardır.
necip fazıl'ın romanı.. mükemmel bir romandır ve çok etkilemiştir beni...genç osmana yapılanlar ve yeniçerilerin o dönemki kudurmuşlukları çok güzel anlatılır. içim dayanmadı hala (5 yılı aşkın bir süredir) son birkaç sayfasını okuyamadım...
doğu anadolu coğrafyasında şah ismail'in ordusunu günlerce aramanın verdiği bıkkınlıkla,yavuz sultan selim gibi sert mizaçlı ve de disiplinli bir padişah'ın otağına ok atmaları dikkatimi çeken askerlerdir bunlar;yavuz sultan selim de otağından çıkıp yeniçerilere karşı;
-''ben savaşmaya gidiyorum,tek başıma da olsa'' diye bir konuşma ve bunun fazlası bir nutuk ile yeniçerilerin gönlünü kazanmış ve tek bir yeniçeri asker dahi kalmamaksızın yavuz un arkasından savaşmaya gitmişlerdir.
yavuz sultan selim örneğinde ben de onlara şu sıfatı taktım;''padişahın nazlı çocukları''
yeni asker anlamına gelen osmanlı piyade askeri sınıfı.
bektaşi tarikatına mensupturlar. iyi midir kötü müdür şimdilik girmeden gülbanklarını sunalım.gülbankları şudur.
"allah allah eyvallah"
"baş üryan, sine püryan, kılıç al kan"
"bu meydanda nice başlar kesilir hiç olmaz soran"
"eyvallah, eyvallah"
"kahrımız, kılıcımız düşmana ziyan"
"kulluğumuz padişaha ayan"
"üçler, yediler, kırklar"
"gülbankı muhammedi, nurı nebi, keremi ali"
"pirimiz hünkarımız hacı bektaş veli"
"demine devranına hu diyelim"
"huuuuuuuuu"