|
|
- evinin kadını, çocuklarının anası olacak her genç kızın bilmesi gereken; bekar erkeklerin de mecburiyet* nedeniyle ucundan kıyısından bulaştıkları hayati önem taşıyan bir iştir. alım gücünü farklı mecralara kaydırmak isteyen, her gün her gün lüks lokantalara, yemek sepetlerine para akıtmak istemeyen delikanlı bir hışımla yemek yapma sporuna soyunur. menemen, makarna, pilav, hazır çorba gibi temel gıdalardan başlayarak gurmeliğe, yemek virtüözlüğüne doğru ilerler. eğer yemek yapmayı sevmişse dünya mutfağından çeşitli tarifler denemeye, kendi tariflerini geliştirmeye başlar. çeşitli kombinasyonlar dener, bu esnada iş kazaları geçirip gıda zehirlenmelerine kucak açar.
bu yoldaki en büyük yardımcısı muhakkak ki yemek tarifleri veren televizyon programlarıdır. buralarda uygulamalı olarak anlatılan tarifleri kapmaya hatta eşzamanlı olarak yapmaya çalışır. kısıtlı süreyi en etkin biçimde kullanmak isteyen bu programlarla aynı anda yemek yapabilmenin mümkün olmadığını da kısa sürede (5-10 dakika) farkeder. bu tip yemek tarifi veren programlar yararlı olmasına karşın hedef kitle nişangahına ev hanımlarını oturttuklarından kendisini geliştirmek isteyen genç bunları takip edemez ancak elinin altında internet gibi muazzam bir kaynak olduğundan çok da dert etmez.
ayrıca şunu belirtmekte yarar var ki yemek yapmaya yeni başlayan ve mühendislik eğitimi almış bir erkek için kepçe, bardak, arşın ve kulaçla verilen tarifler eziyettir. o ister ki tüm tarifler mililitreyle, gramla, santimle olsun; her şey formüle edilsin ve hataya yer bırakılmasın ama olmuyor işte. uzun bir araştırma safhasından sonra yoğun çabalar neticesinde üretildiği belli olan tortillaların üzerindeki sostan avuç avuç, topak topak tuz çıkması insanın genzini bağrını kavurup, hücreleri osmoza sürüklemesi hep bu sebepledir.
buraya kadar hep ortaya konulan çabadan söz ettik fakat işin bir de neticesi var, ortaya konulan bir ürün var. ne yazık ki kişinin yemek yapma hevesi, merakı yaptığı yemeğin niteliğine/lezzetine bir katkı sağlamıyor. eğer misafir konumundaysanız, emeğe saygı göstermekten başka da bir şansınız yok.
- hanım kızların dertlenmesini pek gerektirmeyen durum. yemek yapmak aslında keyiflidir. yaptığından zevk aldıkça çokda sevmeye başlanılır. sadece hanımlara değil beylerede iyi gelecektir. herkese kolay gelsin.
- (bkz: @323321)
- bir sanattır..
- annelerin iyice izlenmesini gerektirir.gerekirse elde bir defterle dolaşılıp püf noktalar not edilmelidir.hem kolay hem zevkli olduğu söylenir bu işlemin..yemek yapmayı bilmeyenlere tavsiye:sakın öğrenmeyin!
- (bkz: makarna)
(bkz: makarna delisi)
- nedense reklamlarda hep erkekler yemek yapmaya kalkınca mutfak birbirine giriyo, yumurta bile kıramıyolar, süt kutusunu, ketçabı açarken pırtlıyo, bişeyi keserken fışkırıyo efendime söyleyeyim daha aklınıza gelmeyecek türlü aksilik. yuh artık bi insan evladı bu kadar yerin dibine sokulmaz ki! gidin en lüks otellerin aşçılarına bakın hepisi erkek!
- etkin olmaktan uzak tamamen zaman kaybı bir olay. adam gibi yemeği yapıp bulaşığını yıkaması yapılan yemeğe bağlı olarak 2 saate kadar çıkabilir. oysa kuyu tadında bir mideye biçerdöver tadında bir ağıza sahipseniz tüketilmesi için geçen süre yemek çok sıcak da olsa 20 dakikayı geçmez. daha soğuk yenen yemeklerde ise 5 dakikaya inebilir. hele ki kendi kendinize yapıyorsanız uç durumlar haricinde(en ucuz yemeğe 15 ytl vermek zorunda olmanız gibi) hiç bulaşmamakta yarar vardır.
(bkz: yemek sepeti)
- hayatımda tam anlamıyla hiçbir baskı olmadan kendi rızamla ilk kez denediğim aktivite yalnız bir kes daha analmış oldum ki yemek yapmak bir yetenek işi ve ben yaratılırken bu yeteneğim eksik gönderilmişim
- türkiye'de yapamayan kızlara, avrupa'da ise yapamayan erkeklere kötü gözle bakılan hadise.
- evimizin aç genç kızı oturmaktadır. tabii canı hertürlü saçmalığı çeker çıkıp almaya üşenir ve sonunda -etraftaki erkek arkadaşların bile kek yapmayı becerebilmelerinin gazıyla- kendi kek yapmaya karar verir.
aşama 1:
azimli genç ellerini iyice yıkamış, saçlarını toplamış hatta önüne önlük takmış şekilde mutfağa kendini emine beder sanarak girer. şiiimdiii önce yumurtalar:
-(kendi kendine) lan hayvan gibi vurma yumurtaya nazikkce.
çıtt
yumurtaya bakılır tık yoktur çatlak bile hade bu da çok yumuşak oldu
çıtt
hala tık yok
çıt
-!! (asabiyet kontrol altına alınmaya çalışılır)
çatırttt
o sinirle elinde kalan yumurta kabukları da kaba atılır, komik bi görüntüdür, dışarda olması gereken kabuk kabın içinde yumurtanın içi ee şey heryerdedir. tabii önlük atılır, paşa paşa markete gidilir.
- sabır isteyen,en zor sanattır.
- bu yoldaki tecrübeyle kazanılan bir eylem için:
(bkz: yemek tarifi uydurmak)(mavio, 01.07.2007 19:08)
- annelerimiz tarafından erkeklerin kalbine giden yol olarak tanımlanan hadise.
- hele bir de pişirilen yemeğin tadı güzel olmuşsa hafiften bir gurur duyulur. normalde başkası yapsa bir tabak yenilecek yemekten, iki tabak yenilir. hoştur, emek ister.
- sevgiliye yapılıyorsa yemeğe kendini katmak, sevgiliyle yapılıyorsa yemeğe aşkı katmaktır. leziz bir sonuç ortaya çıkar. garantilidir.
(misuf, 22.07.2007 16:20)
- terapi gibi bir şeydir.bütün derdi tasayı kafadan atıp huzura ulaştırır insanı.
- hayal gücünüzü serbest bıraktığınız ölçüde keyifli hale gelem eylem.
- ya mükemmel yapmalısın yemeği ya da yapmamalısın.
- can sıkıntısından dolayı evde pineklediğin günlerde yapılabilinecek güzel ama sonunda alacağın kiloları hesaba katmazsan topaça dönebileceğin bir aktivite. zevklidir ama sabır ister.
- yeterli malzeme, kapkacak, ortam ve zaman varsa dünyanın en zevkli eylemi haline gelebilir.ayrıca terapi gibi de etkisi vardır.kız erkek herkes denemeli ve bu yönde kendini geliştirmelidir.kendi iyiliğiniz içindir. başkalarının yaptıklarınızı beğenmesi ise bonusudur.
- yemek yemekten daha az keyifli olan eylemdir.
- yaptıktan sonra yaşasın yemek yemek dedirten hadise fakat yemek kelimesini ikikere üst üste farklı anlamda kullanmak insanı kıl ediyor yahu
|