hanım kızların dertlenmesini pek gerektirmeyen durum. yemek yapmak aslında keyiflidir. yaptığından zevk aldıkça çokda sevmeye başlanılır. sadece hanımlara değil beylerede iyi gelecektir. herkese kolay gelsin.
bir sanattır..
annelerin iyice izlenmesini gerektirir.gerekirse elde bir defterle dolaşılıp püf noktalar not edilmelidir.hem kolay hem zevkli olduğu söylenir bu işlemin..yemek yapmayı bilmeyenlere tavsiye:sakın öğrenmeyin!
nedense reklamlarda hep erkekler yemek yapmaya kalkınca mutfak birbirine giriyo, yumurta bile kıramıyolar, süt kutusunu, ketçabı açarken pırtlıyo, bişeyi keserken fışkırıyo efendime söyleyeyim daha aklınıza gelmeyecek türlü aksilik. yuh artık bi insan evladı bu kadar yerin dibine sokulmaz ki! gidin en lüks otellerin aşçılarına bakın hepisi erkek!
etkin olmaktan uzak tamamen zaman kaybı bir olay. adam gibi yemeği yapıp bulaşığını yıkaması yapılan yemeğe bağlı olarak 2 saate kadar çıkabilir. oysa kuyu tadında bir mideye biçerdöver tadında bir ağıza sahipseniz tüketilmesi için geçen süre yemek çok sıcak da olsa 20 dakikayı geçmez. daha soğuk yenen yemeklerde ise 5 dakikaya inebilir. hele ki kendi kendinize yapıyorsanız uç durumlar haricinde(en ucuz yemeğe 15 ytl vermek zorunda olmanız gibi) hiç bulaşmamakta yarar vardır.
(bkz:
yemek sepeti)
hayatımda tam anlamıyla hiçbir baskı olmadan kendi rızamla ilk kez denediğim aktivite yalnız bir kes daha analmış oldum ki yemek yapmak bir yetenek işi ve ben yaratılırken bu yeteneğim eksik gönderilmişim
türkiye'de yapamayan kızlara, avrupa'da ise yapamayan erkeklere kötü gözle bakılan hadise.
evimizin aç genç kızı oturmaktadır. tabii canı hertürlü saçmalığı çeker çıkıp almaya üşenir ve sonunda -etraftaki erkek arkadaşların bile kek yapmayı becerebilmelerinin gazıyla- kendi kek yapmaya karar verir.
aşama 1:
azimli genç ellerini iyice yıkamış, saçlarını toplamış hatta önüne önlük takmış şekilde mutfağa kendini emine beder sanarak girer. şiiimdiii önce yumurtalar:
-(kendi kendine) lan hayvan gibi vurma yumurtaya nazikkce.
çıtt
yumurtaya bakılır tık yoktur çatlak bile hade bu da çok yumuşak oldu
çıtt
hala tık yok
çıt
-!! (asabiyet kontrol altına alınmaya çalışılır)
çatırttt
o sinirle elinde kalan yumurta kabukları da kaba atılır, komik bi görüntüdür, dışarda olması gereken kabuk kabın içinde yumurtanın içi ee şey heryerdedir. tabii önlük atılır, paşa paşa markete gidilir.
sabır isteyen,en zor sanattır.
bu yoldaki tecrübeyle kazanılan bir eylem için:
(bkz:
yemek tarifi uydurmak)
(mavio, 01.07.2007 19:08)
annelerimiz tarafından erkeklerin kalbine giden yol olarak tanımlanan hadise.
hele bir de pişirilen yemeğin tadı güzel olmuşsa hafiften bir gurur duyulur. normalde başkası yapsa bir tabak yenilecek yemekten, iki tabak yenilir. hoştur, emek ister.
sevgiliye yapılıyorsa yemeğe kendini katmak, sevgiliyle yapılıyorsa yemeğe aşkı katmaktır. leziz bir sonuç ortaya çıkar. garantilidir.
(misuf, 22.07.2007 16:20)
terapi gibi bir şeydir.bütün derdi tasayı kafadan atıp huzura ulaştırır insanı.
hayal gücünüzü serbest bıraktığınız ölçüde keyifli hale gelem eylem.
ya mükemmel yapmalısın yemeği ya da yapmamalısın.
can sıkıntısından dolayı evde pineklediğin günlerde yapılabilinecek güzel ama sonunda alacağın kiloları hesaba katmazsan topaça dönebileceğin bir aktivite. zevklidir ama sabır ister.
yeterli malzeme, kapkacak, ortam ve zaman varsa dünyanın en zevkli eylemi haline gelebilir.ayrıca terapi gibi de etkisi vardır.kız erkek herkes denemeli ve bu yönde kendini geliştirmelidir.kendi iyiliğiniz içindir. başkalarının yaptıklarınızı beğenmesi ise bonusudur.
yemek yemekten daha az keyifli olan eylemdir.
yaptıktan sonra
yaşasın yemek yemek dedirten hadise fakat yemek kelimesini ikikere üst üste farklı anlamda kullanmak insanı kıl ediyor yahu
şüphesiz dünyanın en eğlenceli eylemidir. en zevkli yanı da yerken insanların "mmm süper olmuş ellerine sağlık" tepkileridir. herkese nasib olmaz bu tepkiyi duymak ama insana ayrı bir gurur verir. ayrıca kendi yaptığı yemeğin servisini yapmak insana nedense hiç zor gelmez. böbürlene böbürlene koyarsın tabağa yemeği ve de millet daha çok yesin diye en son ve de en az kendine alırsın. çünkü insanların senin yaptığın yemeği beğenerek yemesi seni daha mutlu eder, daha fazla doyurur.
müzik eşliğinde, ve '' şunu şu kadar koy, bundan az koy '' diyen birileri yoksa tepenizde hem rahatlatıcı hem de eğlenceli eylemdir. tabii aylardan ağustos değilse..
uzaktan göründüğü kadar korkutucu olmayan eylemdir.. bir de sonuç takdire şayansa insanda istikrara sebebebiyet verir..