arabayı alanın sesi sonuna kadar açıp daldığı ankara'nın gözde mekanlarından. zamanında dondurma saraylarının açılması ile başlayan popülaritesi bugün tavana vurmuş olup, insanların arabayla veya yayan bir yukarı bir aşağı gidip, gidip gelip piyasa yaptığı caddedir.
arjantin ve tunalı'yla birlikte ankaralı gençlerin şeytan üçgenini tamamlar,her ne kadar son zamanlarda bozulmaya başlasa da hala piyasaya buradan akılır,her ankaralının özel bir anısının olduğu yerdir..
ankara tikilerinin ibadet mekanı olmayan yerdir. 2 tane tiki görüldü diye tiki ibadethanesi yapmayın ayıptır. gerçek bir tiki ibadethanesi için arjantin caddesi örnek gösterilebilir mesela. ha diyeceksiniz hiç mi tiki yok. tabi ki var ama hiç bir zaman bir tunalı hilmi caddesi, bir arjantin olamaz.
ayrıca yakın bir zamanda cadde üzerinde düzenlemeye gidilmesi gündemdeymiş sanırım. araç trafiğine kapatılacak diye dedikodular var ki bu gerçekleşirse ankara'nın da bir istiklali olur artık.
milletin istanbul ile ankara'yı karşılaştırmaya ne hevesli olduğunun kanıtı. ya, bu cadde ankara'ya aittir, tikky filan da yoğunlaşmamıştır içinde. gayet güzel cafeleri ve mağazaları ile ünlü bir caddedir.
eskiden söyle bir turlamak,değişiklik olsun diye gezdigimiz mekandı.artık öyle bir yer değil.nerdeyse her sokak köşesinde bir dilenci grubu,işbank mango sırasında tüneyen abaza grup gibi oluşumlara sahip esk süksesi kalmamış mekan.
daracık bir sokakta sıkış tıkış dolaşan tiki insanlar ve sırf havamız olsun diye altında arabayla daracık sokağa girip müziğin sesini sonuna kadar açan tuhaf kendilerine eziyet etmeyi seven insanların mekanı. zira o trafikte arabalar 10 metreyi 15 dakikada gidebiliyor.bu eziyet değil de nedir. mecbur kalınmadığı sürece arabayla girilmemelidir. gerekirse yol yarım saat uzatmaktan kaçınılmamalıdır. çünkü o sokağa giren araç sokağın sonuna 45 dakika ile 1 saat arasında ancak ulaşır. eğer şanslıysa yarım saat. bu sırada beklerken cinnet geçirip arabada bulunan diğer insanları ya da daha güzeli yoldan geçen tiki insanları boğazlamak isteyebilirsiniz. bunun yerine yolu uzatmak ruhen ve bedenen sizi çok daha sağlıklı tutacaktır. psikolojiniz bozulmadan rahat rahat evinize ya da gideceğiniz yere gideceksinizdir.
artık eskisi kadar rağbet görmediğine inandığım, ankara nın piyasa mekanı. eskiler de
- akşam 7. caddedeydim dediğinizde sizee
- uuuu anlatsana
tarzı geyikler dönerdi. çok büyük bir cadde olmadığı için içine girdiğiniz trafik oldukça yoğun olur, ama üzülmeyin etrafa bakmaktan caddeyi kaç saatte geçtiğiniz umurunuzda bile olmayacaktır. içiniz açılır çıkasınız gelmez.
son yıllarda tikiler ve kıroların yoğunluğu biraz artmış olsa da onları sallamadan güzel mekanlardan birine oturup iyi ortam yapılabilecek bir yerdir.tiki yoğunluğu tunalı hilmi den az olsa da diğer sınıf için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.kızılay kırosundan sonra yeni bir isimlendirmeye neden olmuş cadde.
(bkz: yedinci cadde kırosu)
gitmeye değer mekanlardan bazıları:
(bkz: limanlı bahçe)
(bkz: tea house)
(bkz: starbucks)
(bkz: brothers)
(bkz: pampero)
sürekli arabada çalan müzik seslerinden şikayetçi olunduğu için buna bir çağre bulunan cadde ki bu çağre şudur: bir sivil polis caddenin ortasında telsizle arabanın müzik sesini açan yiğitlerin plakalarını caddenin sonundaki polise bildirir ve caddenin sonundaki polis bu yiğitleri durdurup ceza yazar. bu işlem bir süre uygulandı ve bu sesler kesildi. bunun dışında akşam yedinci caddenin çıkışından bahçeliye doğru inen yokuştan eşsiz bir anıtkabir manzarası görünürki herkese tavsiyemdir. en belirgin özelliklerinden biride pampero adlı barın önünde duran turuncu lamborcinisidir. tek eksiği olan starbucks cafe açılmış olup cadde muradına ermiştir.
ankara'nın bağdat caddesi olduğu söylenir. birşeyi birşeylere benzeterek tanımlamanın sıkıcı olduğu örneklerden biridir.elbet güzel kafeleri, marka mağazaları vardır ve fakat 7. cadde kendine hastır. ufaktır, başlar ve biter. samimidir - gerçi son zamanlarda arabayla atılan turların skor diye sayıldığı, hatta bu hareketin başlı başına bowling veya sinemaya gitmek benzeri "bu akşam da yedinci caddede tur mu atsak" gibi bir programa dönüştürüldüğünü kederle izledim. karşıya gazete almak için geçmeye kalktım ve dakikalarca durduğum metrekareye sabitlendim-
herşeye rağmen orası yedinci caddedir. çocukluk anılarıyla dolu ve şekerdir, orada oturmaya alışmış biri için evin son odası gibidir.
belli bir saatten sonra açık mekan bulunamayan ünlü cadde. türkiye üzerinde daha overrated bir cadde yoktur kanımca. bu kadar sosyalliği simgeleyen bir cadde üzerinde hiç mi adam gibi cafe bulunmaz, (hobby cafe'yi kulvar dışı tutuyorum) hiç mi adam gibi bar bulunmaz, neden bulunmaz bilmiyorum. ne maç izlemek için, ne güzel müzik dinleyebilmek için, ne canlı bir grup görmek için, ne de içmek için sakin, huzurlu bir mekan bulabilirsiniz. fiyat/performans oranı da gereksiz bir şekilde yüksektir, dediğim gibi sadece hobby'yi bunların dışında tutuyorum. en güzel tarafı sabahlarıdır bu caddenin, bahçelievler'in güzel insanları bu saatlerde görünür, keyifle yürürsünüz cadde boyunca gülümseyerek.
kiraladıkları lüks arabalarla tikycan erkek ve kızların sürekli geçtiği yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı ankara bahçelievlerin en tanınmış hatta celebrity mekanıdır. milli kütüphaneye giden herkesin en azından bir öğlen yemeği yerdir.
ankarada favori mekanlardandır ancak daha çok tikilere hitap eder..yine de gidilebilir..bir süre sonra kabak tadı verse de fütursuzca dolaşmak can sıkıntısını geçirebilir.eğer mağazalar,kafeler vb. sıkıntınıza bir çözüm getirmiyorsa tikiler tesbit edilerek estetikli burun miktarı sayılabilir..nispeten eğlencelidir.. tecrübeyle sabittir..önerilir..