alevilik veya ortadoğu
şii inancında yedi ulu ozan, söyledikleri deyişler ile islam inancını halka anlatan ve yaşadıkları dönemden bugüne zakirler ve sözlü edebiyat ile ulaştıran kimi hükümdar-şair, kimi halktan bir çoğu
ehlibeyt soyundan gelen kişilere denir.
cemler'de dualardan ve kılınan namaz-niyazdan sonra okunan deyişlerin tamamına yakını bu ozanlara aittir. artık, bir kutsal miras niteliğinde kuşaktan kuşağa taşınır olan bu deyişlerin eşi görülmedik sanatsal yapısı ve 'ulu ozanlar'ın gerektiğinde ölümden çekinmemeleri onları halk nezdinde ulu kılmıştır. yedi ulular hakkında günümüzde yapılan sanatsal eserler daha çok
türkiye, eski
sscb,
azerbeycan,
suriye ve
iran'da yayımlanmaktadır. bu eserler
cemlerdeki dini gelenek dışında
sinema,
heykel,
resim gibi alanlarda yoğunlaşmıştır.
yedi ulu ozan;
fuzuli (16. yy.)
şah ismail hatayi (16. yy.)
kul himmet (16. yy.)
virani (16. yy.)
yemini (15. yy.)
seyyid nesimi (14. yy.)
pir sultan abdal (16. yy.) 'dır.
etimoloji
yedi ulu ozan tarihsel süreçte
islam,
alevilik,
12 imamlara bağlılık, dönemin siyasi sorunları hakkında halkı aydınlatan ve o dönem için önemli olan
arapça ve
farsça gibi dilleri de bilmelerine rağmen eserlerini halkın anlayacağı türkçe dilinde veren ozanlardır. inanışa göre hem alevi islam inancı uğruna verdikleri mücadele ve katlandıkları zulüm, hem de edebi eserlerindeki insanları cezbeden içerik nedeniyle kendilerinden sonra gelen tüm ozanları etkilemiş ve ardıllarında iz bırakmıştır. sayılan bu sebeplerin yanı sıra bir çoğunun
ehlibeyt soyundan gelmesi de bu ozanların bugüne yedi ulular olarak gelmesine yol açar.
kaynak: (bkz:
http://tr.wikipedia.org/...)
ukte