yedi kapılı kırk oda   

adana çık aradan

  1. murathan munganın ekim 2007'de çıkardığı hikaye kitabı. kırk oda, üç aynalı kırk oda ve yedi kapılı kırk oda... kitapta yedi hikaye yer almakta. henüz okumamış olsam da biliyorum ki murathan mungan'ın hikayeleri onlar, hepsinde kullanılan dile hayranlık uyandıracak, elden bırakılamayacaktır bir süre. kapak tasarımı ile girdiğiniz her kitapevinde dikkatinizi muhakkak çekecektir.

    beğenerek izliyoruz kendilerini.
    (aglaures, 25.10.2007 00:30 ~ 17.11.2007 16:21)


  2. birinci kemer
    1. dumrul ile azrail
    2. kan kalesi
    ikinci kemer
    3. robinson ile cruose
    4. mavisakal
    üçüncü kemer
    5. hamler ile hitler
    6. wagner körfezi
    yer kapısı gök kapısı
    7. güvercin gömleği

    ekim 2007 tarihli basımı olan murathan mungan kitabı. kitap kapak resmi mehmet güleryüz tarafından yedi kapılı kırk oda için özel olarak yapılmış, oldukça iyi bir çalışma. kitapçı raflarında görüldüğünde hemen dikkati çekecek, ele alınacak ve büyüsüne kapılınacaktır.

    yedi ayrı hikaye. odalar, kilitler ve kapılar... hikayelerdeki karakterler özenle işlenmiş, nerden karşınıza çıktığını düşündüren ve bir tebessüm eşliğinde daha da çekecektir okuyanı hikayelerin içine.

    uzun uzun zaman ve aşk üzerinde durmuş murathan mungan. bir çok tanımlama yapmış bu kavramlar için, hangisinin daha uygun olduğunu anlamak istercesine, odaların kapılarını açmak için uygun kilidi ararcasına...

    velhasıl, ele alınıldığında bitmesin dedirtecek bir mungan kitabıdır. kelimeler hala dolanırken kafamda biliyorum ki tekrar rafından alacağımdır bir zaman sonra, belki biraz büyüyüp aşka ve zamana yeni tanımlamalar getireceğim başka bir vakitte...
    (aglaures, 17.11.2007 17:54)
  3. aşkın en sade ve yeterli tanımlarından birisini yapmıştır murathan mungan bu kitapta;

    "aşk, anası, babası, yari gibi sevmekti. onu sevmiş olan herkesin gözleriyle birden sevmekti. kör olana kadar onu herşeyiyle görmekti. onu, çocukluğunu, hatıralarını, alışkanlıklarını, sevgisizliğini, hoyratlığını, bencilliğini, kendine dönüklüğünü, zalimliğini, acımasızlığını, açık şiddetini, saklı şefkatini, ilgisizliğini, kayıtsızlığını, çaresizliğini, küçüklüğünü sevmekti. aşk, belki de hiçbir zaman sizi sevemeyeceğini bildiğiniz birini, hiçbir zaman geriye dönmeyeceğini bildiğiniz büyük fedakarlıklarla, öldüresiye bir umutla sevmekti..."
    (ayka, 13.08.2008 10:47)